Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1894 E. , 2022/6041 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1894
Karar No : 2022/6041
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Cam Sanayi Anonim Şirketi (Eski Ünvanı: … Cam Sanayi Anonim Şirketi)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2019/4 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden tahakkuk eden katma değer vergisinin 556.446,11 TL’lik kısmının iptali ve yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından kırdırılan cam eşyaların emsal bedelinin takdir komisyonunca 1.052.341,97TL olarak belirlenmesi ve anılan kararda söz konusu cam eşyanın geri dönüşüm değerinin bulunduğunun belirtilmesi karşısında, söz konusu cam eşyaların ekonomik değerinin tamamen yok olmadığı ve kıymeti düşen mal olarak değerlendirilerek meydana gelen değer kaybının katma değer vergisinin de indiriminin kabulü gerektiğinden, davacı kurum tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen katma değer vergisi tahakkukunun 556.446,11TL’lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, Anayasanın 125. maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmü uyarınca mahrum kalınan tutarın faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline ve dava konusu tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/c maddesinde yer alan düzenleme ile sağlanmak istenen amacın, bir taraftan vergi güvenlik maddesi olarak bir takım muvazaalı yolları kapatarak malların katma değer vergisi sistemi dışına çıkarılmasının engellenmesi, diğer taraftan da söz konusu zayi olan malların yeniden ilave bir değer yaratmaması nedeniyle daha önceki aşamalarda mal bünyesine giren verginin indiriminin engellenerek hazineye intikal edecek vergilerin azalmasının engellenmesinin olduğu, davacı şirketin kendi isteği ile son kullanma tarihi geçtiği gerekçesiyle imha ettiği malların, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olan mallar kapsamında olmadığı sabit olduğundan, bu mallara ait katma değer vergisi indiriminin mümkün bulunmadığı halde indirim konusu yapan davacı şirket adına ihtirazi kaydı kabul edilmeyerek uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusu kabul edilerek, Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, zayi olmanın bir malın ekonomik değerinin tamamen yok olması anlamına geldiği, ancak bahsi geçen malların zayi olmadığı, ekonomik değerlerini kısmen kaybettikleri, bu durumda malın düşük bedelle veya zararına satışı mümkün olabileceğinden bu malların iktisabı nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirilebileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyize konu olayda, malın tamamen imha edilmediği, takdir komisyonunca belirlenen bir ekonomik değeri olduğu göz önüne alındığında, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “indirilemeyecek katma değer vergisi” başlıklı, 30. maddesinin (c) bendinde belirtilen “zayi olma” kavramıyla örtüşmediği ve kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.