Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4426 E. , 2022/3908 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4426
Karar No:2022/3908
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesine yönelik yerel radyo (R3) lisans başvurusu bulunan davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi gereğince ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinden bahisle yayın haklarının iptal edilerek yayıncı kütüğünden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve E:… sayılı işlemle bildirilen … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi gereğince ortağı ve temsile yetkili bulunduğu şirketin 3 defa genel kurul toplantılarını icra etmediği, icra etmiş olduğu hâlde sicile bildirmediği sebebiyle ticaret sicilinden kaydının 03/09/2013 tarihinde re’sen terkin edildiği ve bu durumun … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, şirketin ihyası için 27/10/2015 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla), Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine açılan davada, … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile, “Tüm dosya kapsamından davacının sahibi olduğu … Radyo ve Radyo 39’un faaliyetlerine devam ettiği anlaşıldığından, şirketin ihyası davası açılmasında hukuki yarar bulunduğunun kabulü ile davanın kabulüne ve … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin ihyasına” karar verildiği, söz konusu karar üzerine davacının Lüleburgaz Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce 01/06/2017 tarihinde 2442 ticaret sicili no’suna kaydedildiği; bu durumda davacı şirketin söz konusu ihya kararı ile yayın hakları yönünden yeniden hukuki varlık kazandığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinden bahisle yayın haklarının iptal edilerek yayıncı kütüğünden çıkarılmasına ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Türk ticaret hukukunda oldukça sık başvurulan bir işlem olan ek tasfiyenin mülga 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda ihya kavramı ile tanımlandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında “ihya” kavramı muhafaza edilmekle beraber “ek tasfiye” terimi karşılığında kullanıldığı, işbu dava konusu ihya (ek tasfiye) işlemini düzenleyen Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinin gerekçesinde, “Ek tasfiye kararı geçici bir tedbir kararıdır. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemekte, alınması ihmâl edilmiş tedbirler alınmaya çalışılmaktadır. Yapılması ihmâl edilmiş tasfiye işlemlerinin yapılmasını takiben, şirket yine sona erdirilecektir.” açıklamasının yer aldığı, dolayısıyla kuruluşun ihyası ile yayıncılık hakkının yeniden kazanılacağı yönünde verilen kararın hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.