Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/994 E. 2022/3038 K. 31.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/994 E.  ,  2022/3038 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/994
Karar No : 2022/3038

TEMYİZ EDEN (DAVAC : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/299, K:2020/4383 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 300.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/299 , K:2020/4383 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, terör örgütüne üyelik suçundan ceza yargılamasının …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı esasına kayden devam etmekte olduğunun görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”ndan, davacı tarafından … GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt içinde aktif görevler üstlendiğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin HSK Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararına karşılık olarak 300.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine gelince;
Davacı vekilinin davanın 300.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkin kısmından feragat etmiş olması nedeniyle davanın anılan kısmının konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, devletin darbe teşebbüsü nedeniyle ilan ettiği olağanüstü halin sivillere uygulanamayacağı, olağanüstü halin kaldırılmasından sonra etki doğuracak, süreklilik arz edecek, nihai sonuç doğuracak tedbirlerin alınamayacağı, dava konusu meslekten çıkarma işleminin nihai olması ve sürekli sonuç doğurması nedeniyle olağanüstü hal kapsamında alınacak bir tedbir olmadığı, 667 sayılı KHK’nın Anayasa’nın 121/2-3. maddelerine açıkça aykırı olduğu ve bu nedenle HSYK tarafından alınan kararın yetki aşımı sebebiyle Anayasa’ya ve kanuna açıkça aykırı olduğu, HSYK Genel Kurulunca soruşturma yapılmaksızın ve savunma alınmaksızın doğrudan meslekten ihraç kararı verilmesinin Anayasa’ya ve kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği ve aynı zamanda AİHS’in 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlali olduğu, meslekten çıkarma gibi sonuçları çok ağır olan bir yaptırımdan önce en temel hak olan savunma alınmadan doğrudan meslekten çıkarma cezası verilmesinin yasaya aykırı olduğu, aynı zamanda AİHS’in 6/3(b) maddesinin de ihlal edildiği, meslekten çıkarma kararının gerekçesinde isminin yer almadığı ve hangi eylemi nedeniyle örgütle iltisak veya irtibatının ne şekilde olduğunun belirtilmediği, kendisi ile ilgili olmayan soruşturma ve kovuşturmalardan bahsedildiği ancak kendisiyle hiçbir ilişkinin kurulmadığı ve tek bir somut fiil isnat edilmediği, bu nedenle hakkında verilen kararın gerekçesiz, sebepsiz ve soyut olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kendisine KHK ile ömür boyu kamu hizmetinden yasaklılık cezası verildiği, daha önce yasalarda olmayan bir cezanın KHK ile ihdas edilmesinin suç ve cezanın kanuniliği ilkesini öngören Anayasa’nın 38/1. maddesine ve AİHS’in 7/1. maddesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin amacının kamu yararı olmadığı, HSYK’nın kendisine muhalif olduğunu düşündüğü hakim ve savcıları tasfiye etmek olduğu, kendisinin özel alanı ve özel hayatının ihlal edilerek rızası alınmadan bilgi toplandığı, bunun açıkça AİHS’in 8. maddesine aykırılık teşkil ettiği, meslekten ihraç edilmesi nedeniyle kendisinin ve ailesinin geçimi için gerekli olan maaş ve diğer sosyal haklardan mahrum bırakıldığı için AİHS’in 1 numaralı protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” kısmının “Davacıya İlişkin Süreç” bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve anılan Mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin E:…sayılı esası üzerinden yargılamanın devam ettiği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ”kavuşan, bitişen, birleşen”, irtibatlı kavramını ise ”bağlantılı” olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ”silahlı terör örgütüne üye olmak” isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmemektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/10/2020 tarih ve E:2017/299, K:2020/4383 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. 31/10/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.