Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1516 E. 2022/3031 K. 31.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1516 E.  ,  2022/3031 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1516
Karar No : 2022/3031

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 10/01/2022 tarih ve E:2021/4899, K:2022/181 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaza yapı ruhsatı verilmesi nedeniyle, davacıdan hizmet bedeli istenilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü 2017 Yılı Birim Fiyat Listesinin 1349 maddesi (bu madde dahil) ile 1395. maddesi (bu madde dahil) arasındaki maddelerin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/01/2021 tarih ve E:2020/3017, K:2021/131 sayılı bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 10/01/2022 tarih ve E:2021/4899, K:2022/181 sayılı kararıyla;
Kamu idarelerinin, ilgili kanunlar gereğince yürütmek zorunda oldukları ve asli görevleri arasında yer alan kamu hizmeti niteliğindeki faaliyetlerini, ya bedelsiz, ya da Anayasa’nın 73. maddesi uyarınca; muafiyet, istisna ve oranlarının ilgili kanunda açıkça gösterilmesi kaydıyla belli bir miktar harç alarak yürütmeleri gerektiği,
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Görevler” başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 97. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan; “……. başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek.” şeklindeki düzenlemelerde geçen “yetkili idareler” ifadesinden, anılan hizmeti asli görevi olarak yapması gereken idarelerin anlaşılması gerektiği,
Yapı ruhsatı verilmesine ilişkin işlemlerin ise, 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince belediyelerin asli görevleri arasında sayıldığı,
O halde, yapı ruhsatı verilmesine ilişkin hizmetin, asli görevleri arasında olan belediyeler tarafından sunulması halinde, anılan hizmetin, ya bedelsiz, ya da ilgili kanunda muafiyet, istisna ve oranlarının açıkça gösterilmesi kaydıyla belli bir miktar harç alınarak yürütülebileceği,
Anılan hizmetin, kendisinin asli görevi olan ilgili idare tarafından yerine getirilmemesi durumunda ise, yine kanunla verilen yetkiye dayanılarak alınacak bir bedel karşılığında diğer idare/idareler tarafından yerine getirilebileceği; ancak, bu durumda, anılan hizmeti yerine getiren diğer idarenin, yerine getirdiği bu hizmet nedeniyle bir maliyete katlanacağından, bunun bedelsiz ya da harca tabi olarak yapılmasının beklenmeyeceği,
Bu durumda, ilgili belediyenin asli görevleri arasında bulunan yapı ruhsatı verme görevinin, bu idare tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle, bedeli mukabilinde davalı idare tarafından yerine getirilmesinde ve bu bedelin, Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünce yayınlanan 2017 Birim Fiyat Listesinde düzenlemesinde, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, “bedeli mukabilinde” ifadesindeki bedelin, belirli kriterleri sağlaması gerektiği halde buna uyulmayarak fahiş oranda bedel belirlendiği, 2017 yılı Birim Fiyat Listesinin 1389. maddesine uygun olarak işlem tesis edilmediği, davalı tarafından yayımlanan 09/01/2012 tarih ve 327/67 sayılı Genelge’ye, yine davalı tarafça aykırı hareket edildiği, bu yönüyle, fahiş oranda bedel belirlemeye yol açan maddenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/01/2021 tarih ve E:2020/3017, K:2021/131 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 10/01/2022 tarih ve E:2021/4899, K:2022/181 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 31/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.