Danıştay Kararı 8. Daire 2020/7451 E. 2022/6048 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7451 E.  ,  2022/6048 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/7451

Karar No : 2022/6048

DAVACI : …

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan TC Vatandaşları” konulu yazısının (a),(b),(c),(d) ve (e) maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :

Dava konusu işlemin ilgili ülkede bulunmaksızın uzaktan eğitim sistemi ile yurtdışındaki bir lisede eğitim görerek Türkiye’deki üniversitelere kaydı yapılan öğrencilerin kayıtlarının silinmesi konusunu düzenlediği, yurtdışından öğrenci kabulüne ilişkin esaslar çerçevesinde kayıt yaptırabilmek için ortaöğretimin tamamını yurtdışındaki bir eğitim kurumunda tamamlamanın gerektiği, mevzuatta eğitimim yüzyüze olmasına ilişkin bir kuralın yer almadığı, üniversiteye kayıt yaptırdığı ve bu kaydın mevcut düzenlemelere uygun olduğu, dava konusu işlemin geriye dönük bir uygulama getirdiği, kazanılmış hakkının ihlal edileceği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 45/f maddesi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esasların B. başlığı altında yer alan A/4-b maddesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliği ilgili maddeleri uyarınca T.C. uyruklu öğrencilerin orta öğrenimini yurt dışında tamamlamaları ve ülkemizde denklik belgesi almaları koşuluyla yurt dışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanarak yurt dışından aldıkları lise diplomalarıyla yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırabilme haklarının olduğu, düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :

Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu’nca FETÖ Terör Örgütü’nün Türkiye’de ortaöğretimini tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ortaöğretimlerini yurtdışında tamamlamış gibi belge düzenleyerek İl Milli Eğitim Müdürlükleri’nden denklik belgesi aldıkları ve bu öğrencilerin yabancı öğrenci kontenjanı ile Türkiye’deki üniversitelerin Tıp, Hukuk, Eczacılık, Eğitim vb. Fakültelerine yerleştirildikleri iddiası üzerine yapılan incelemede, yurtdışında okuduğu iddia edilen öğrencilerin MEB e-Okul Yönetimi Bilgi Sistemi’nde de kayıtlarına ulaşıldığının, bu öğrencilerin aynı zamanda Türkiye’de de ortaöğretim kayıtlarının olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, TC vatandaşı olmasına rağmen yurtdışından öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak üzere yurtdışında bulunmaksızın alınan lise diplomalarıyla yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırıldığına ilişkin şikayetler üzerine 04/11/2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında ilgili kararın alındığı, yurtdışından kabul esasları çerçevesinde yükseköğretime kayıt yaptıran öğrencilerin YKS’ye girmediği, YKS ile girilmesi zor olan bölümlere bu şekilde daha kolay yerleşebildikleri, mezun olduklarında tüm öğrencilerin aynı haklara sahip oldukları, yurtdışında örgün eğitim ile diploma alanlar hakkında dava konusu düzenlemede bir hüküm bulunmadığı, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddine, kısmen ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : Dava; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli ve … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan TC Vatandaşları” konulu düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 2. Maddesinde; “Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milleti’nin bütün fertlerini,

1-Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;

Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.” şeklinde açıklanmış, yine aynı Kanunun 26. maddesinde, Ortaöğretim; ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinin tümünü kapsayan, öğretim olarak tanımlanmıştır.

Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi Ülkemizde ortaöğretim, ilköğretim üzerine görülen zorunlu ve belli istinisnalar dışında yurtiçinde alınması gereken bir eğitimdir.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemle, yurtdışındaki ilgili ülkede bulunmaksızın uzaktan eğitim sistemi ile bir lisede eğitim görerek Türkiye’deki üniversitelere kaydı yapılan öğrencilerin kayıtlarının silinmesi konusunun düzenlediği, davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 45/f maddesi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esasların B başlığı altında yer alan A/4-b maddesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca T.C. uyruklu öğrencilerin orta öğrenimini yurt dışında tamamlamaları ve ülkemizde denklik belgesi almaları koşuluyla yurt dışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanarak yurtdışından aldıkları lise diplomalarıyla yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırabilme haklarının olduğu, ortaöğretimin tamamını yurtdışındaki bir eğitim kurumundan tamamlamanın yettiği, mevzuatta eğitimim yüzyüze olmasına ilişkin bir kuralın yer almadığı, üniversiteye kayıt yaptırdığı ve bu kaydın mevcut düzenlemelere uygun olduğu, dava konusu işlemin geriye dönük bir uygulama getirdiği, bu haliyle kazanılmış hakkının ihlal edileceği, düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı iddia edilerek görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu düzenlemenin sadece (a), (d) ve (e) bölümlerinin davacının durumuyla ilgili olması nedeniyle inceleme bu maddelerle sınırlı olarak yapılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme” başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup,

(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı;

(b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği belirtildikten sonra,

(f) bendinde, “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır.” hükmüne yer verilmiş, bu hükme dayanılarak çıkartılan; Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar’ın 2-(c) maddesinde ise; “2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6287 sayılı Kanunla değişik 45/f maddesi ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar uyarınca yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma imkanı bulunan, Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca Doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığı’ndan Türk vatandaşlığından çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden adaylar, Türk vatandaşlığını kaybedenlere talepleri halinde verilen mavi kart sahibi olduğunu belgeleyen adaylar ile 01/02/2013 tarihinden önce yurtdışında ortaöğretime devam ederek ortaöğretiminin (lise) son üç yılını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayan veya lise eğitimlerinin tamamını yurt dışındaki liselerde (KKTC liseleri hariç) gören uyruğundan biri T.C olan çift uyruklu ve T.C uyruğunda bulunan adayların üniversitelerce belirlenen kriterler çerçevesinde yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurabilme uygulamasının devamı,.. düzenlenmiştir.

Bütün bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve yurtiçinde ikamet eden birinin, yurtdışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışından uzaktan eğitim yoluyla aldığı lise diplomasıyla YKS’ye girmeden, YKS ile girilmesi zor olan bölümlere daha kolay yerleşebilme hakkı olduğu sonucuna ulaşmaya olanak bulunmamaktadır. Bunun aksine bir yorumun Kanunun kapsamının genişletilmesi ve bir yükseköğretim programına yerleştirilme konusunda diğer öğrencilerle fırsat eşitsizliği yaratma sonucunu doğuracağı açıktır.

Bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasına ve yurtdışında bulunmamasına rağmen sırf yurtdışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışında bir ortaöğretim kurumundan uzaktan eğitim modeliyle alınan diploma üzerine ve YKS’ye girmeden herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleştirme işlemi yapılamayacağından, dava konusu düzenlemenin (a), (d) ve (e) bölümlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin; (a), (d) ve (e) bölümlerinin iptali isteminin esastan, diğer bölümlerinin iptali isteminin ise menfaat yokluğu sebebiyle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü.

MADDİ OLAY :

Davacı, 2011-2013 eğitim öğretim yılında Rusya Federasyonu Moskova Devlet Bütçe Eğitim Kurumu’nda bulunan 1883 numaralı Butovo okulundan uzaktan eğitim ile lise diploması almıştır. İlgili diplomaya 13/06/2020 tarihinde denklik almıştır. Bu denklik belgesi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar uyarınca 2020-2021 eğitim yılı için Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırmıştır.

Davacı tarafından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları” konulu yazısının (a), (b), (c), (d) ve (e) maddelerinin iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:

USUL YÖNÜNDEN:

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları” konulu yazısının (b) ve (c) maddelerinin incelenmesi;

Yazının (b) maddesinde “Yurtdışındaki bir liseden örgün eğitim yoluyla alınan diplomalar bağlamında ise, pasaport veya emniyet kayıtlarından diplomanın alındığı ülkeye giriş ve çıkışlarının kontrol edilmesi, ilgili ülkede kalınan sürenin lise eğitiminin örgün yolla alındığını desteklememesi halinde bu diplomalar ile de yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesindeki başvurularına işlem yapılmaması,” , (c) maddesinde “İlgili ülkede bulunmaksızın uzaktan öğretim sistemi ile yurtdışındaki bir lisede eğitim görerek yurtdışında üniversite eğitimine başlamış olmaları halinde ise Yükseköğretim Kurumlarında Ön Lisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlararası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili yılın Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzlarında yayımlanan Yurt Dışındaki Yükseköğretim Kurumlarından Yurt İçindeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçiş İşlemlerine ilişkin şartların aranması,” düzenlemesine yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır.

Yukarıda aktarılan hükme göre, iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığı yeterli bulunmaktadır. Başka bir deyişle, İdare Hukuku’nun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla menfaat bağı olan herkes bu idari işlemin iptalini isteyebilecektir.

Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştay’ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması sadece davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yaratmaktadır.

Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlenmektedir.

Somut olayda; 2011-2013 eğitim öğretim yılında Rusya Federasyonu Moskova Devlet Bütçe Eğitim Kurumu’nda bulunan 1883 numaralı Butovo okulundan uzaktan eğitim ile lise diploması alarak diplomasına denklik belgesi alan ve Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar uyarınca 2020-2021 eğitim yılı için Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptıran davacı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları” konulu yazısının (b) ve (c) maddeleri arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından, anılan düzenlemenin (b) ve (c) maddeleri yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

ESAS YÖNÜNDEN:

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder.

Anayasanın 124. maddesi gereği idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapması da gerekmektedir. Bu sayede; hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliği korunmakla birlikte, idari istikrar da sağlanmaktadır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun’un 14 maddesi ile değişik “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme” başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup,

(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği,

(f) bendinde, “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır.” hükmü yer almıştır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları” konulu yazısında; a.Yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurtdışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri, d.Halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri T.C olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması, e.Yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiğinin bildirilmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2547 sayılı Kanun’un 45. maddesinin yukarıda yer verilen hükmü ile verilen yetki çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısı ile kabul edilen Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan TC Vatandaşları konulu yazının (a) maddesinde yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurtdışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri, (d) maddesinde halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri T.C olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması, (e) maddesinde yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiği belirtilmiş, bu düzenleme 06/11/2020 tarih ve 71226 sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirilmiştir.

Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar’ın “Başvuracak Adaylar” başlıklı 4-b maddesinde, “01/02/2013 tarihinden sonra yurt dışında ortaöğretime başlayan adayların yurt dışından kabul kontenjanlarına ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) başvuru yapabilecekleri” düzenlenmiştir.

Yurtdışında bulunarak lise eğitimini yurtdışında tamamlayan TC uyruklu vatandaşların almadıkları bir eğitim sistemine ilişkin sorulardan oluşan sınavlarda düşük başarı elde etmeleri beklendiğinden bu öğrencilerin dezavantajının azaltılması, ülke farklılığından kaynaklanan eğitim farklılığı ve yükseköğretime girişte entegrasyonun sağlanması amacıyla ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlayan TC uyruklu öğrencilere, yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma hakkı tanınmıştır.

Dava konusu düzenlemenin kapsadığı öğrenci grubunun, bu düzenleme vasıtasıyla yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile tercih edilen programa yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşları gibi yükseköğretim kurumları sınavına girerek bir programa yerleştirilmelerinin de mümkün olduğu, Yurtdışından Öğrenci Kabulü kontenjanlarından yararlanarak yerleştirildikleri bölümden mezun olmaları durumunda ilgili programlara ÖSYS’ye girerek yerleşen ve mezun olan öğrenciler ile aynı haklara sahip olacakları, bu haliyle bir yükseköğretim programına yerleşme konusunda diğer öğrencilere göre çift imkana sahip oldukları açıktır.

Belirtilen koşullarda bulunmamasına rağmen Türkiye’de yaşayan bir çok adayın YKS ile yerleşmeleri zor olan programlarda eğitim görmek amacıyla bazı ülkelerde uzaktan eğitim yoluyla eğitim veren liselerden diploma alarak üniversitelere yabancı öğrenci statüsünde başvurma yoluna gidildiği ile ilgili şikayetler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve …,… sayılı raporunda, “Yurtdışı lise mezuniyetine bağlı olarak denklik belgesi alan 450 öğrenciden 419’unun denklik belgesini yürürlükteki mevzuata aykırı olarak aldığı, Türkiye’de bir liseden mezun olmalarına karşılık yurtdışındaki bir ortaöğretim kurumundan örgün veya uzaktan eğitim kapsamında diploma aldıkları, yurtdışında lise eğitimi aldıklarını belirttikleri tarihlerde yurtdışına hiç çıkmadıkları veya yurtdışında bulundukları tarihlerle yurtdışı eğitim tarihlerinin uyuşmadığının belirtildiği, bu kapsamda yurtdışı öğrenci kontenjanından yükseköğretim programlarına yapılan kayıt işlemlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun’un 47/f bendi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar’a aykırı olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısı ile, 04/11/2020 tarihli yazının uygulamasında, covid 19 pandemisinin başlangıcından itibaren pandeminin devam ettiği süreçte Türkiye’de bulundukları sürenin ilgili ülkeye giriş çıkış kontrollerinde dikkate alınmaması gerektiği belirtilmiştir. Bu şekilde, öğrencilerin pandemiden kaynaklanan dezavantajı engellenmiş, yurtdışında bulunma imkanı olmadan yurtdışından diploma alan öğrencilerin, alınan diplomalar ile yükseköğretim programlarına kayıt olma hakları korunmuştur.

Bu itibarla, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları” konulu yazısının (a), (d) ve (e) maddeleri yönünden DAVANIN REDDİNE,

2. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarihli … sayılı ”Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları” konulu yazısının (b) ve (c) maddeleri yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,

3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere,

27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.