Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/4467 E. , 2022/6063 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4467
Karar No : 2022/6063
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın Büyükşehir Belediyesince düzenlenen … tarih ve … cilt nolu ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; amme alacağı niteliği yasa koyucunun iradesiyle belirlenen alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa hükümleri uyarınca cebren tahsil ve takibi mümkün olup, uyuşmazlığın konusu kira bedelinin 6183 sayılı yasanın birinci maddesi kapsamında bir amme alacağı kabul edilmesi ve bu kapsamda cebren tahsil ve takibi mümkün olmadığından, anılan alacağın tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, davacıdan talep edilen meblağın doğrudan davacının kiracılık sıfatından kaynaklanan bir kira alacağı olmadığı, davacının Kuşadası otogarında yer alan yazıhanelerden tahsil ettiği kira bedelleri olduğu, bu tahsilatın kendileri adına yapıldığı, Kuşadası otogarını işletmek ve işlettirmek yetkisinin kendilerine ait olduğu, işletilmesinden doğan gelir ve alacakların da kendilerine ait olduğu, bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrine konu borcun gayrimenkul kira alacağı olarak gösterildiği, kira ilişkisi ve kira alacakları, akitten doğan ve özel hukuk ilişkisi kapsamında kalan borçlardan olduğu bu nedenle 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilinin mümkün olmadığı, davalı idareye herhangi bir kira borcunun bulunmadığı gibi kira ilişkisinin de söz konusu olmadığı, otogar işletmeciliğinin kapsamının otogara giriş ve çıkışların kontrolü ile giriş ve çıkışlara ait ücret tahsilatının davalı belediyece yapılmasını kapsadığı, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin gerekçeli reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Büyükşehir Belediyesi tarafından davacı … Belediyesi adına düzenlenen … tarih ve cilt:… sayılı gayrimenkul kiraları konulu 811.589,74-TL tutarındaki ödeme emrinin; hukuka aykırı olduğu bahse konu ödeme emriyle tahsili istenilen alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında cebren tahsiline gidilebilecek bir alacak olmadığı, alacağın özel hukuk hükümleri kapsamında olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, işlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından; davalı idareye ödeme emri içeriğinde belirtildiği şekliyle herhangi bir kira borcunun bulunmadığı, otogar işletmeciliğinin kapsamının otogara giriş ve çıkışların kontrolü ile giriş ve çıkışlara ait ücret tahsilatının davalı belediyece yapılmasını kapsadığı iddia edilmekle birlikte, davalı tarafından; davacıdan talep edilen meblağın doğrudan doğruya davacının kiracılık sıfatından kaynaklanan bir kira alacağı olmadığı, talep edilen alacağın davacının Kuşadası otogarında yer alan yazıhanelerden tahsil ettiği kira bedelleri olduğu, bu tahsilatın davacı tarafından davalı adına yapıldığı, davacı ile davalı veya davalı ile otogardaki yazıhanelerin kiracıları arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Kuşadası otogarını işletmek ve işlettirmenin kendi görev ve yetkisinde olduğu, dolayısıyla otogarın işletilmesinden doğan gelir ve alacaklarında yasa gereği kendilerine ait olduğu savunulmaktadır.
Dosyadaki bilgi belgelerle ile taraf beyanlarından söz konusu davada uyuşmazlığın, Kuşadası otogarındaki yazıhanelerin kiralarının kime ait olacağına ilişkin olduğu, davalı tarafından otogardaki yazıhanelerin kiracıları ile kendileri arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığı ancak yasa gereği gelirlerin kendilerine ait olduğu, davacı belediyenin sebepsiz zenginleştiği savunulmaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı belirtildiği, dosya içeriğinden haksız iktisap iddiasıyla dava konusu işlemin tesis edildiği görüldüğünden, 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bu durumda; Mahkeme kararında ve karara yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine,
4. Kesin olarak, 27/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.