Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1749 E. , 2022/5182 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1749
Karar No : 2022/5182
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :… Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti.
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan ve … Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., … İnş. Gıda San. Ltd. Şti. iş ortaklığı uhdesinde kalan “Kayabaşı 19.Bölge 1009 Adet Konut, 3 Adet Ticaret Merkezi, Alt yapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İnşaatı İşi” ile “Kayabaşı … Ada … ve … Parsellerde Yer Alan 544 Adet Konut İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ne ilişkin asansör tescil ücreti, avan proje tasdik ücreti, cins değişikliği ücreti, hafriyat harcı, imar durumu ücreti, inşaat harcı, kot kesit ücreti, kat irtifak harcı/ücreti, mahallen tetkik ücreti, proje tasdik harcı, proje tescil ücreti, ruhsat tabela ve arşivleme gideri, teknik eleman ücreti, yapı kullanma (iskan) harcı/ücreti adı altında tahsil edilen toplam 678.783,55-TL’nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket tarafından, dava konusu inşaat işlerine ilişkin ödenen toplam 678.783,55-TL tutarındaki harç ve ücretlerin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine bakılan davanın açıldığı;775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 31. maddesinde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının bu Kanundaki hizmetlerde kullanılmak üzere özel mülkiyetteki arazi ve arsaları, bunlar içinde yapı veya sair her hangi bir tesis bulunduğu takdirde bu yapının ve tesislerin sahipleri ile anlaşarak satın alabileceği veya kamulaştırabileceği, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının ve bu Başkanlığın izni ile belediyelerin, gecekonduların ıslah, tasfiye ve önlenmesi maksadıyla halk konutları, nüve konutlar ve geçici olarak kullanılacak misafir konutları inşasına yetkili olduğu, 33. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine dayanılarak yapılan ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma, alım, satım, kira, geri alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve terkini, ıslah, değişiklik, onarım, inşa ve ikmal gibi her türlü işlemlerin, sözleşmelerin, beyannamelerin ve benzerlerinin, tasarruf bonosundan ve her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu düzenlemesinin yapıldığı,2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesinde, Belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları, Belediye’ye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi olduğunun hükme bağlandığı,2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun Ek 9. maddesinin 2. fıkrasında ise; Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü alt yapı ve üst yapı inşaatlarıyla ilgili olarak, Belediye Gelirleri Kanunu’nun Ek 6. maddesinde yer alan bina inşaat harcı ve 84. maddesinin (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan çeşitli harçların, Kanundaki tarifesinde belirtilen en az tutarlar üzerinden alınacağı, bu harçların dışında her ne ad altında olursa olsun hizmet karşılığı olsa dahi başkaca bir ücret veya bedelin alınamayacağının hüküm altına alındığı, atıf yapılan 2464 sayılı Kanun’un 84. maddesinin 1 ve 2 numaralı bentlerinde de, kayıt ve suret harçları ile imarla igili olan ilk parselasyon harcı, ifraz ve tevhid harcı, plan ve proje tasdik harcı, zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı ve yapı kullanma izni harcına yer verildiği; mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 30/07/1966 tarih ve 12362 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve bu tarihten itibaren anılan Kanun’un 33. maddesinde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun ise 17/03/1984 tarih ve 18344 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yukarıda anılan Ek. 9. maddesinin 2. fıkrasının ise, 04/05/2006 tarih ve 261158 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 5491 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Toplu Konut Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesiyle eklendiği dikkate alındığında, niteliği itibarıyla her ikisi de özel kanun olan 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’na göre sonraki tarihte yürürlüğe girmiş olması, ayrıca, 2985 sayılı Kanun’da, 775 sayılı Kanun hükümlerinin saklı olduğu yönünde de bir hükmün mevcut olmaması karşısında, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, gecekondu önleme bölgesinde olsun ya da olmasın, yapılacak veya yaptırılacak her türlü alt yapı ve üst yapı inşaatlarıyla ilgili 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun Ek 9. maddesi uyarınca ve Kanun’da belirtilen şekilde olmak üzere bina inşaat harcı, kayıt ve suret harçları ile imarla igili olan ilk parselasyon harcı, ifraz ve tevhid harcı, plan ve proje tasdik harcı, zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı ve yapı kullanma izni harcı dışında herhangi bir ücret ve harcın alınamayacağı sonucuna varıldığı; bu durumda, dava konusu alanlar gecekondu önleme bölgesi ilan edilmiş olsa dahi, uyuşmazlık konusu olayda uygulanması gerekli olan 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun Ek-9 maddesinin 2. fıkrası uyarınca, kanundaki tarifesinde belirtilen en az tutarda alınmak üzere, bina inşaat harcı, kayıt ve suret harçları ile imarla igili olan ilk parselasyon harcı, ifraz ve tevhid harcı, plan ve proje tasdik harcı, zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı ve yapı kullanma izni harcı dışında davacıdan herhangi bir ücret ve harcın alınmaması gerektiğinden dava konusu işlemin hafriyat harcı, inşaat harcı, plan proje tasdik harcı ve yapı kullanma izin harcına isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin fazlaya ilişkin kısmında ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 118. maddesinin 2. fıkrasında ”açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınması” olarak tanımlanan “mükellefiyette hata” durumu mevcut olduğundan hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin; hafriyat harcı, inşaat harcı, plan proje tasdik harcı ve yapı kullanma izin harcına ilişkin kısımları haricindeki harç ve ücretler bakımından kısmen iptaline, bu harç ve ücretler bakımından fazladan tahsil edilen tutarın yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine; hafriyat harcı, inşaat harcı, plan proje tasdik harcı ve yapı kullanma izin harcına ilişkin kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu, davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların, kararın kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davacının istinaf başvurusuna gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. ve 118/3. maddeleri uyarınca vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının mevzuda hata olduğu, dava konusu faaliyetin istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 33. maddesi,2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesi ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun Ek 9/2.maddesinin birlikte değerlendirilmesiyle; harç adı altında tahsil edilen tutarlara ilişkin olarak, dava konusu yapım işinin yapıldığı bölgedeki aynı ada, farklı parsellere ilişkin olarak düzenlenen Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısından, bu bölgenin 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca gecekondu önleme bölgesi olarak ilan edildiği, ayrıca taraflar arasında da bu hususta ihtilaf bulunmadığı, üstlenilen işin konusunun, bu bölgenin dönüşümü ile ilgili olarak altı yapı ve çevre düzenlemesine ilişkin olup, gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi amacına hizmet ettiği, bu nedenle 775 sayılı Kanun’daki muafiyet hükümlerine tabi olduğu sonucuna ulaşıldığı; ücret adı altında tahsil edilen tutarlara ilişkin olarak, belediyelerce ücret tahsil edilebilmesi için ilgililerin talebi üzerine bir hizmet verilmesinin gerekli olduğu, olayda ise davalı idare tarafından isteğe bağlı olarak gerçekleştirilen bir hizmetin varlığına ilişkin bir iddia ve/veya bilgi-belge ortaya konulmadığı, kaldı ki 2985 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesi uyarınca Kanun’da belirtilen harçlar dışında diğer tüm harç ve ücretlerden muaf olan davacı şirketten ücret de tahsil edilemeyeceği, ayrıca, istinafa konu mahkeme kararında, gecekondu önleme bölgesinde yapılan inşaat işinden dolayı Gecekondu Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olunduğu gözetilmeksizin, Toplu Konut Kanunu’nun daha yeni tarihli özel Kanun olduğundan bahisle uyuşmazlıkta 2985 sayılı Kanun’un uygulanmasının ”Eşitlik” ilkesine dolayısıyla gözetilmesi gereken ”Verginin Yasallığı” ilkesine uygun düşmediği; bu durumda, dava konusu iş nedeniyle yapılan işlem ve sözleşmelerin Gecekondu Kanunu’nun 33. maddesi gereğince her türlü harçtan müstesna olması, istisnaya dair hususun yoruma yer bırakmayacak şekilde kurala bağlanması ve ayrıca ücretler yönünden yasal dayanağı olmaksızın yapılan tahsilatların da hukuka aykırı olması karşısında, harç ve ücret adı altında davacıdan yapılan tahsilatlarda vergilendirme hatası olduğu, dava konusu harç ve ücretlerin iadesine yönelik olarak yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin diğer kısımlar yönünden de iptaline, dava konusu edilen toplam 678.783,55-TL tutarın yasal faizi ile iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu tutarların 2985 sayılı Kanun uyarınca tahsil edildiği, dava konusu yapım işlerinin altyapı ve çevre düzenlemesine ilişkin olduğu,bu sebeple uyuşmazlıkta,775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 33.maddesinde yer alan istisna hükmünün uygulanamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan ve … Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., … İnş. Gıda San. Ltd. Şti. iş ortaklığı uhdesinde kalan “Kayabaşı 19.Bölge 1009 Adet Konut, 3 Adet Ticaret Merkezi, Alt yapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İnşaatı İşi” ile “Kayabaşı … Ada … ve … Parsellerde Yer Alan 544 Adet Konut İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ne ilişkin asansör tescil ücreti, avan proje tasdik ücreti, cins değişikliği ücreti, hafriyat harcı, imar durumu ücreti, inşaat harcı, kot kesit ücreti, kat irtifak harcı/ücreti, mahallen tetkik ücreti, proje tasdik harcı, proje tescil ücreti, ruhsat tabela ve arşivleme gideri, teknik eleman ücreti, yapı kullanma (iskan) harcı/ücreti adı altında tahsil edilen toplam 678.783,55-TL’nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73. maddesinin 3. fıkrasında, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” 4. fıkrasında, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir” hükmü bulunmaktadır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “İdare Mahkemelerinin görevleri” başlıklı 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki: İptal davalarını, tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği, “Vergi Mahkemelerinin görevleri” başlıklı 6. maddesinde; vergi mahkemelerinin genel bütçeye ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konularda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin davaları, çözümleyeceği belirtilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesinde, belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları, belediyeye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi olduğu düzenlenmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinde de, büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek, büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinin f bendinde; Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak tarifeleri belirlemek belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2576 sayılı Kanunda yer alan idari yargı düzeni içindeki görev ayrımına ait düzenlemelere göre idare mahkemeleri idari yargı düzeninde genel görevli mahkemeler olarak kabul edilmiş, vergi mahkemeleri ise yalnızca, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konulardaki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümlemekle görevli kılınmıştır. Dolayısıyla 2576 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sınırları gösterilen ve vergi mahkemelerinin bu görev alanı dışında kalan idari davaların görüm ve çözümünde idare mahkemeleri görevlidir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73. maddesi ile verginin yasallığı ilkesi benimsenerek, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla koyulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı belirtilerek, verginin yasallığı ilkesi ile keyfi ve takdiri uygulamaları önleyecek ilkelerin kanunda yer alması zorunluluğu getirilmiş, bireylerin temel hak ve hürriyetleri devlete karşı korunmuştur. Bu kapsamda vergide yasallık ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın, verginin konusunun, matrahının ve oranının kanun ile belirlenmesini gerektirmektedir. Ayrıca, verginin yasallığı ilkesi, verginin yanında, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükleri de kapsamaktadır.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, özel görevli olan vergi mahkemeleri belediyelere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konulardaki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümlemekle görevli olduğundan ve verginin yasallığı ilkesi uyarınca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin sadece kanunla koyulabileceği, değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği göz önüne alındığında, öncelikle, davalı belediye tarafından belediye meclisince çıkartılan tarife esas alınarak tahakkuk ettirilen ücretin hukuki niteliğinin değerlendirilmesi suretiyle davanın çözümünde görevli mahkeme belirlenmelidir.
Dava konusu ücret, 2464 sayılı Kanun’un 97. maddesi ile belediyelere verilen yetkiye istinaden harç ve katılma payı yapılmayan konularda ilgililerin isteği üzerine belediyelerce sunulacak her türlü hizmetin karşılığı olup, belediye meclisince belirlenen tarife uyarınca alındığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, Anayasanın 73. maddesinde yer alan verginin yasallığı ilkesi uyarınca “ücret” in vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm olarak nitelendirilemeyeceği, aksi durumda, belediye meclislerine verilen yetkinin “ücret” adı altında vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm tarifesi belirleme yetkisi olacağı, Anayasa’nın 87. maddesi uyarınca, kanun koyma, değiştirme ve kaldırma görev ve yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olduğu ve yasama yetkisinin devredilmeyeceği, ayrıca, bir verginin kanunla konulmuş sayılabilmesi için yalnızca konusunun kanunla belirlenmesinin yeterli olmadığı, verginin konusundan başka matrahı, oranı veya miktarı, indirimleri, istisna ve muafiyetleri, tarh, tahakkuk ve tahsil usulleri ile yaptırımları, zaman aşımı vb. konuların da kanunla düzenlenmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, belediye meclisi kararları ile çıkarılan tarifeler ile ilgili kişilere sunulan hizmetler karşılığında alınan ücretlerin, vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, 2464 sayılı Kanun’un 97. maddesinin, Anayasa’nın 73. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine verilen ve 14/05/2011 tarih ve 27934 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 26/01/2011 tarih ve E:2009/42, K:2011/26 sayılı kararında, itiraza konu kuralda, belediyelere, 2464 sayılı Kanun’da harç veya katılma payı konusu yapılmamış olan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edilecek olan hizmetler için, belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alma yetkisi verildiği, kural uyarınca, belediyeler tarafından yapılacak bir hizmetin ücret konusu yapılabilmesi için, o hizmetin harç veya katılım payına konu edilmemiş olması ve hizmetten yararlanacak kişilerin bizzat belediyeden bu hizmetin yapılmasını talep etmiş olmaları gerektiği, kuralın verdiği yetki çerçevesinde belediye meclislerince ücret tarifesine konu edilebilecek hizmetlerin, kişilerin tamamen kendi isteklerine ve tercihlerine bağlı olarak yararlanacakları hizmetler olduğu, verginin kanuniliği ilkesinin, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyecek sınırlamaların yasada yer almasını gerektirdiği ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yasa ile yapılmasını zorunlu kıldığı, buna göre vergide, yükümlü, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil, uygulanacak yaptırımlar ve zamanaşımı gibi konuların yasayla düzenlenmesinin zorunlu olduğu belirtilerek, itiraz konusu kuralla belediye meclislerine verilenin, “ücret” adı altında vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm tarifesi belirleme yetkisi değil, ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri hizmetlerin karşılığı olarak ücret tarifesi belirleme yetkisi olduğu, belediyelere tekel olarak verilmemiş, kişilerin isteği üzerine sunulan hizmetler için bir tarifeye dayalı olarak istenilen “ücret”in vergi, resim, harç ve benzeri mali yüküm olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle 97. maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.
Yine, Anayasa Mahkemesi’nin 2015/10008 Başvuru Numaralı 04/04/2019 tarihli kararında, 26/01/2011 tarih ve E:2009/42, K:2011/26 sayılı karar alıntılanarak, 2464 sayılı Kanun’un 97. maddesi ile belediye meclislerine verilen ücret adı altında vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm tarifesi belirleme yetkisi değil ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri hizmetlerin karşılığı olarak ücret tarifesi belirleme yetkisi olduğu, belediyelere tekel olarak verilmemiş, kişilerin isteği üzerine sunulan hizmetler için bir tarifeye dayalı olarak istenilen ücretin vergi, resim, harç ve benzeri mali yüküm olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, ücret tarifesini düzenleme yetkisinin 5393 sayılı Kanun’un 18. maddesinin (f) bendine göre belediye meclislerine ait bulunduğu, 2464 sayılı Kanun’da harç ve harcamalara katılma payı dışında ilgililerin isteği üzerine ücret karşılığı olarak belediyeler tarafından yapılacak işlerin tek tek sayılmadığı, ücret karşılığı belediyelerce yapılacak işlerin belirlenmesi noktasında belediye meclislerine Anayasa ve kanunların çizdiği sınırlar içinde kalmak kaydıyla geniş takdir yetkisi tanındığı vurgulanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, dava konusu inşaat işlerine ilişkin asansör tescil ücreti, avan proje tasdik ücreti, cins değişikliği ücreti, hafriyat harcı, imar durumu ücreti, inşaat harcı, kot kesit ücreti, kat irtifak harcı/ücreti, mahallen tetkik ücreti, proje tasdik harcı, proje tescil ücreti, ruhsat tabela ve arşivleme gideri, teknik eleman ücreti, yapı kullanma (iskan) harcı/ücreti adı altında tahsil edilen toplam 678.783,55-TL’nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle işbu davanın açıldığı ve Vergi Mahkemesince davanın kısmen kabulü,kısmen reddi yolunda verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesince davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin diğer kısımlar yönünden de iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Daha önceki Dairemiz kararlarında, vergi mahkemelerinde açılan davalarda, ücretin vergi mahkemelerinin görev alanına girdiği kabul edilerek esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmak suretiyle kararlar verilmiş ise de, Dairemizin tüm üyelerinin katılımıyla yapılan 02/12/2020 tarihli toplantıda bu konuda içtihat değişikliğine gidilmiş olup, özel görevli olan vergi mahkemelerinin sadece Kanun’da sayılan uyuşmazlık türlerini çözmekle görevli olduğu göz önüne alındığında, 2464 sayılı Kanun’un 97. maddesine dayanılarak davalı belediye meclis kararı ile belirlenen tarife uyarınca talep edilen ücretin, vergi mahkemelerinin görev alanına giren vergi, resim ve harç ile benzeri mali bir yükümlülük olmadığı, bu sebeple de dava konusu işlemin iadesi istenilen ücrete ilişkin kısmının genel görevli yargı merci olan idare mahkemesinin görev alanına girdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı tarafından, iadesi istenilen tutarların asansör tescil ücreti, avan proje tasdik ücreti, cins değişikliği ücreti, hafriyat harcı, imar durumu ücreti, inşaat harcı, kot kesit ücreti, kat irtifak harcı/ücreti, mahallen tetkik ücreti, proje tasdik harcı, proje tescil ücreti, ruhsat tabela ve arşivleme gideri, teknik eleman ücreti, yapı kullanma (iskan) harcı/ücretine ilişkin olduğu, 2576 sayılı Kanun’un 5. ve 6. maddeleri gereğince dava konusu işlemin; harçlara ilişkin kısmının görüm ve çözüm yerinin vergi mahkemesi, ücretlere ilişkin kısmının görüm ve çözüm yerinin ise idare mahkemesi olması sebebiyle, bu konuda değerlendirme yapılmadan verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.