Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2230 E. 2022/5190 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2230 E.  ,  2022/5190 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2230
Karar No : 2022/5190

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı kooperatif tarafından, Ankara ili, Çankaya İlçesi, … (… ) Mahallesi’nde bulunan taşınmazlarına ilişkin 2014-2018 yılları için adına tahakkuk ettirilen emlak vergileri için ödenen toplam 11.734.612,80-TL tutarın, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca iadesi ve anılan Kanun maddesi gereğince bahse konu taşınmazlar için 31/12/2022 tarihine kadar tarafına vergi muafiyeti tanınması istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davalı idare tarafından, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22. maddesinde yer verilen, bina ve arazi vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu kanuna eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hükmü uyarınca, 6360 sayılı Kanunla getirilen kısmi muafiyetin mevcut olayda mümkün olmadığı iddia edilmişse de; 06/12/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre özel bir kanun olduğu, hukukun genel prensiplerinden olan, genel kanun ile özel kanunun çatışması durumunda özel kanunun dikkate alınacağı hususunun (Lex specialis derogat legi generali) birlikte değerlendirilmesinden, davacının taşınmazlarının bulunduğu Beytepe’nin 6360 sayılı Kanun gereği mahalle statüsüne geçtiği ve yine aynı Kanun gereği bu durumdaki yerlerde, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisinin 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dahil) alınmayacağı açıkça belirtildiğinden, dava konusu işlem ile ödenen 2014 ilâ 2018 yıllarına ait emlak vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, ödenen tutarın, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6360 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrası ile getirilen muafiyetin geçiş hükmü niteliğinde olduğu, halihazırda emlak vergisi mükellefi olmayan ve köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasından sonra emlak vergisi mükellefi haline gelecek olanları kapsadığı, söz konusu Kanun hükmünün, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalleyi içine alır bir şekilde muafiyet getirmediği, davacının, 6360 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce de emlak vergisi mükellefiyetinin bulunduğu, 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinin 17/07/2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının, 31/12/2022 tarihine kadar tarafına vergi muafiyeti tanınması istemine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı kooperatif tarafından, Ankara ili, Çankaya İlçesi, …(… ) Mahallesi’nde bulunan taşınmazlarına ilişkin 2014-2018 yılları için adına tahakkuk ettirilen emlak vergileri için ödenen toplam 11.734.612,80-TL tutarın, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca iadesi ve anılan Kanun maddesi gereğince bahse konu taşınmazlar için 31/12/2022 tarihine kadar tarafına vergi muafiyeti tanınması istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanan Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacı kooperatif tarafından ödenen 2014 ilâ 2018 yıllarına ait emlak vergilerine ilişkin ödenen tutarın, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesi talebinin reddine dair kısmının iptaline ve anılan tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Temyize konu kararın, dava konusu işlemin; 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası gereğince davaya konu taşınmazlar için 31/12/2022 tarihine kadar taraflarına vergi muafiyeti tanınması talebinin reddine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14/3-d maddesinde; dilekçelerin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15/1-b maddesinde ise; 14’üncü maddenin 3/d bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği hükmü yer almaktadır.
İptal davasına konu olabilecek idari işlemlerin, idarenin kamu kudretine dayanarak, yetkili organları tarafından sonuçlandırdığı kesin ve uygulanabilir ve bu haliyle kişilerin menfaatlerini etkileyebilecek nitelikte ve idarece kendiliğinden ya da istem üzerine tesis edilen işlemler olduğu idare hukukunun yerleşmiş ilkelerindendir. Gerçektende öğreti ve uygulamada, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptal davası açılabileceği belirtilerek, iptal davasının konusunun bir idari işlem olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla iptal davası açılabilmesi için ilk koşul ortada bir idari işlemin bulunmasıdır.
Öte yandan, vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe tesis edilen işlemler veya yine aleyhe bir durum oluşturan her çeşit düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemlerdir.
Dava konusu işlemin, davaya konu taşınmazlar için 31/12/2022 tarihine kadar taraflarına vergi muafiyeti tanınması yönündeki talebinin reddine dair kısmının iptali istemi yönünden; davacının geleceğe yönelik olarak yaptığı bu talebe ilişkin olarak dava konusu edilebilecek bir idari işlemin varlığından söz edilemeyeceği gibi, Mahkemece idarenin yerine geçmek suretiyle işlem tesis edilemeyeceği de dikkate alındığında, bu kısım yönünden işin esasının incelenmesi mümkün olmayıp davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan İstinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin, taşınmazlar için 31/12/2022 tarihine kadar tarafına vergi muafiyeti tanınması talebinin reddine dair kısmı yönünden BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.