Danıştay Kararı 3. Daire 2019/2734 E. 2022/4075 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/2734 E.  ,  2022/4075 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2734
Karar No : 2022/4075

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, kanuni temsilcisi olduğu … Üretim İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı davacı adına düzenlenen … tarih ve … ile … nolu ödeme emirlerine karşı açılan davanın, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği; … takip numaralı ödeme emrine karşı ise dava açılmadığı dikkate alındığında usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emirlerine rağmen alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kamu alacağının öncelikle şirketten tahsil edilemediğinin ortaya konulması gerektiği, şirket adına kayıtlı araçların olduğu, kendisinin kanuni temsilci olmadığı dönemde şirketin kanuni temsilcisine yapılan tebligatlardan haberdar olmadığı ve bu tebligatlar üzerine dava açılmamasından dolayı sorumlu tutulamayacağı, alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu kararın, dava konusu haczin, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun hüküm fıkrasının onanması; 3 takip numaralı ödeme emri içeriğinin, davacının kanuni temsilci olmadığı dönemde şirket müdürü olan …’ye yapılan defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen şirketin yasal defter ve belgelerinin incelemeye sunulmaması nedeniyle yapılan tarhiyata ilişkin olduğunun anlaşıldığı olayda, kamu alacağının doğmasında kusuru olmayan davacının söz konusu alacağın ödenmesinden de sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu haczin, … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının hukuka aykırı düştüğü düşüncesiyle temyiz isteminin bu yönden kabulü ile belirtilen kısma ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, kanuni temsilcisi olduğu … Isı Sistemleri Üretim İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesabına haciz uygulanmıştır.
Dava konusu haczin dayanağı olan … tarih ve … takip numaralı ödeme emrine karşı dava açılmamış, … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerine karşı açılan dava ise … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Belirtilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay Üçüncü Dairesinin 28/06/2021 tarih ve E:2018/494, K:2021/3413 sayılı kararıyla, dava konusu haczin dayanağı olan 08/06/2016 tarih ve … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve .. takip numaralı ödeme emrinin şirketin bilinen adresi dışında farklı bir adreste 18/03/2015 tarihinde şirket müdürü … imzasına tebliğ edilmesinin 213 sayılı Kanun’un 94. maddesindeki usule uygun olduğundan ve kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle … tarih ve … takip numaralı ödeme emri yönünden bozulmuş, … takip numaralı ödeme emri yönünden ise temyiz istemi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle reddedilmiştir.
Söz konusu bozma hükmü üzerine anılan Vergi Dava Dairesince ilk kararda ısrar edilerek … takip numaralı ödeme emri yönünden istinaf başvurusu reddedilmiş, bu karara karşı kanun yoluna başvurulmadığından karar kesinleşmiş olup anılan ödeme emrine konu alacağın, davacının kanuni temsilci olmadığı dönemde şirket müdürü olan …’ye defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen şirketin yasal defter ve belgelerinin incelemeye sunulmaması nedeniyle yapılan tarhiyata ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanun’un 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin, … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı haciz yoluyla takip edilebilmesi için öncelikle kanuni temsilci tarafından vergisel ödevlerin yerine getirilmemesinden kaynaklanarak usulüne uygun biçimde asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun şekilde tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasından sonra kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun biçimde tebliğ edilip söz konusu borçtan haberdar edildikten sonra uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşmiş bulunmasına rağmen ödenmemiş olması icap eder.
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, haczin dayanaklarından olan … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emrine karşı açılan davanın reddine ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın, Danıştay Üçüncü Dairesinin 28/06/2021 tarih ve E:2018/494, K:2021/3413 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen gerekçeyle … takip numaralı ödeme emri yönünden bozulması üzerine Vergi Dava Dairesince ilk kararda ısrar edilmiş ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmamış ise de bu durum, ödeme emrine muhatap olan davacının maddi hukuk bakımından da borçlu kabul edilmesine yeterli olmamalıdır. Bu nedenle hakkında borçlu sıfatıyla işlem yapılmasını gerektiren objektif düzenlemede aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tahsilatın diğer bir aşaması olan haciz aşamasında değerlendirilmesine engel bulunmadığından hacze karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmış olup … takip numaralı ödeme emrine konu alacağın davacının vergisel ödevini yerine getirmemesinden doğan borç olmadığı bir başka ifadeyle kamu alacağının doğmasında kusuru olmayan davacının söz konusu alacağın ödenmesinden de sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşıldığından Vergi Mahkemesince, yazılı gerekçeyle verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın, dava konusu haczin … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrası yönünden bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin, … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; dava konusu haczin, … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … TL maktu harç alınmasına, 27/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin … takip numaralı ödeme emrine dair hüküm fıkrası yönünden de reddi ve değinilen hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.