Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4633 E. , 2022/5134 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4633
Karar No : 2022/5134
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, davalı idareden çevre temizlik hizmeti almadığından bahisle 2018 ve devam eden yıllarda şirket adına çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması yönündeki talebinin reddi ile davacı adına 2017 yılı için 115.271,00-TL ve 2018 yılı için 131.121,00-TL çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya çevre temizlik hizmetinin verilip verilmediğinin tespiti amacıyla yapılan 04/04/2019 tarihli ara kararda davalı idareye, dava konusu çevre temizlik vergisine konu binaların bulunduğu alanda hangi çevre temizlik hizmetlerinin yapıldığı sorularak, 2017 ve 2018 yılları için yapılan hizmetlere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, olup, davalı idare dilekçesi ve eki belgelerde sorulan hususlarda herhangi bir cevap verilmediği, davacı şirketin çevre temizlik hizmetlerini Körfez … A.Ş. ile imzaladığı protokole istaneden ücretli olarak yaptırdığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmadığı ve davacının uyuşmazlık konusu 2017 ve 2018 yılında çevre temizlik hizmetinden yararlanmadığı sabit olduğundan, davacı şirketin 2018 yılında şirket adına çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması yönündeki talebinin reddi ile yeni düzenleme ile davacı adına 2017 yılı için 115.271,00TL ve 2018 yılı için 131.121,00TL çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarihli … sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacı şirketin devam eden yıllarda şirket adına çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması yönündeki talebinin reddine ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davacının geleceğe yönelik olarak yaptığı bu talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden dava konusu edilebilecek bir idari işlem olmaması nedeniyle, dava konusu işlemin bu kısmının iptali isteminin esasının incelenmesi mümkün olmayıp 2577 sayılı Yasanın 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine; dava konusu işlemin davacı şirketin 2018 yılında şirket adına çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması yönündeki talebinin reddi ile davacı adına 2017 yılı için 115.271,00TL ve 2018 yılı için 131.121,00TL çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmesine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin davacı şirketin devam eden yıllarda şirket adına çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması yönündeki talebinin reddine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkin kısmı yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 12/01/2018 tarihli başvurusu üzerine yapılan incelemede atıklarını arıtma ve geri kazanım ünitesi olduğunun tespit edilerek çevre temizlik beyanlarının yeniden düzenlendiği, Bakanlar Kurulunun 13/12/2015 tarih ve 2005/9817 sayılı kararname ekinin 4. maddesinde atıklarını arıtma ve imha tesisi bulunan binaların çevre temizlik vergisinin nasıl tahakkuk edeceğinin belirtildiği, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararına istinaden yapılan düzenleme ile mükellefin çevre temizlik vergisi tahakkukunun 2017 yılı için 115.271,00-TL ve 2018 yılı için 131.121,00-TL olarak gerçekleştirildiği ve bu tutarların 2017 yılı için tahsil olunan 273.200,00-TL’den mahsup edildiği, kalan tutarın 2018 yılı emlak vergisinden mahsup edildiği, davacının işyerinin vergiye tabi olmayan binalar kapsamına girmediği, her ne kadar, davacı taraf, atık su geri kazanım ünitesi olduğudan bahisle çevre temizlik hizmetlerinden faydalanmadığını iddia etmişse de bu durumun sadece verginin iki alt gruptan tahakkuk ettirilmesinin nedeni olduğu, muafiyet nedeni olmadığı zaten iki alt gruptan vergi tahakkuku yapıldığı ayrıca, davacı tarafın temizlik hizmetlerini … şirketinden aldığı iddiasına yönelik yapılan araştırmada davacının böyle bir hizmeti almaya devam etmediğinin anlaşıldığı, davacı şirketin işyeri, diğer şekilde kullanılan bina ve tesisleri belediye sınırları içinde, şehir merkezinde yer aldığından ve çevre temizlik hizmetlerinden yararlandığından, herhangi bir muafiyet de söz konusu olmadığından, iki alt gruptan vergi tahakkuku yapılmasının hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının, davalı idareden çevre temizlik hizmeti almadığından bahisle 2018 ve devam eden yıllarda şirket adına çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması yönündeki talebinin reddi ile davacı adına 2017 yılı için 115.271,00-TL ve 2018 yılı için 131.121,00-TL çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmesine ilişkin 27/02/2018 tarih ve 1773 sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 8. maddesinde “Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.” hükmü yer almaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Çevre temizlik vergisi” başlıklı mükerrer 44. maddesinin 1’inci fıkrasında; “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine tabi olacağı” hükmü, 8’inci fıkrasında ise; “İş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi, belediyelerce binaların tarifedeki derecelere intibak ettirilmesi üzerine her yılın Ocak ayında yıllık tutarı itibarıyla tahakkuk etmiş sayılır. Tahakkuk eden vergi, bir defaya mahsus olmak üzere, belediyelerin ilan mahallerinde bir ay süreyle topluca ilan edilir. İş yeri ve diğer şekilde kullanılan binalarla ilgili olarak tahakkuk eden bu vergi, her yıl, emlak vergisinin taksit sürelerinde ödenir.” hükmü yer almaktadır.
30 Seri Nolu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği’nde; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44. maddesinin birinci fıkrasında geçen, “Çevre temizlik hizmetinden”, bu madde kapsamındaki konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalarda yeme, içme, kullanma, büro ve benzeri faaliyetler sonucu veya park ve piknik alanları gibi yerlerde oluşan ve çevrenin kirlenmesine neden olan her türlü çevresel atıkların, çevre ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin önlenmesi için düzenli bir şekilde toplanması, taşınması, geri kazanılması, düzenli depolanması ve bertarafı suretiyle çevreye ve insan sağlığına zararsız hale getirilmesi ve bu suretle ekonomiye katkı sağlama işlemlerinin tümünün veya birkaçının anlaşılması gerektiği, maddenin üçüncü fıkrasına göre verginin mükellefinin, her ne sıfatla ve ne şekilde olursa olsun binaları kullanan gerçek ve tüzel kişiler olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının, davacı şirkete ait işyeri, diğer şekilde kullanılan binaların, temizlik işlerini kendi imkanları ve ücreti karşılığında dışarıdan hizmet alarak yaptırmakta olduğu, davalı belediyeden hiçbir temizlik hizmeti alınmadığı 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44. maddesi gereği belediye çevre temizlik hizmetlerinden yararlananlardan çevre temizlik vergisi alınması gerektiği belirtilerek 2018 ve devam eden yıllarda davacı şirkete çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmaması hususunda 12/01/2018 tarihli başvurusu üzerine, davalı belediyece, 2005/9817 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesine istinaden, davacı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait çevre temizlik beyanlarının yeniden düzenlendiği, bu düzenleme ile 2017 yılı için 115.271,00-TL ve 2018 yılı için 131.121,00-TL çevre temizlik vergisi tahakkukunun gerçekleştirildiği, bu tutarların 2017 yılında çevre temizlik vergisi olarak tahsil edilen 273.200,00-TL’den mahsup edildiği, 26.808,00-TL kalan tutarın 2018 yılı emlak vergisinden mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesine göre, mükellefiyet vergi kanunları ile belirlenir ve vergi kanunları ile kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel sözleşmeler ile değiştirilemez. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44. maddesinin 1’inci fıkrasında; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine tabi olacağı düzenlenmiştir. Bir taşınmazın çevre temizlik vergisine konu olabilmesi için belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanması gerekmekte olup her ne kadar davacı şirketin çevre temizlik hizmetlerini … Belediyesi-… A.Ş. ile imzaladığı protokole istaneden ücretli olarak yaptırdığı ve davacı şirketin üretim faaliyeti sonucu ortaya çıkan katı atıkların belediyenin tesislerine … A.Ş. tarafından toplanıp taşındığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılsa da, belediye tarafından, Kanunda sayılan çevre temizlik hizmeti niteliğindeki hizmetlerden bir kısmı olan tesisteki katı atıkların geri kazanılması, depolanması, bertaraf edilmesi suretiyle çevreye ve insan sağlığına zararsız hale getirilmesi ve bu suretle ekonomiye katkı sağlama işlemlerinin gerçekleştiriliyor olması karşısında; davacının özel sözleşme ile temizlik hizmeti alıyor olması, çevre temizlik hizmetinden yararlanmadığı sonucunu doğurmadığı gibi, Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca da özel sözleşmeler yoluyla mükellefiyetin veya vergi sorumluluğunun değiştirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda; davacı adına tahakkuk ettirilen çevre temizlik vergisi tutarlarına ilişkin olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, Vergi Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.