Danıştay Kararı 2. Daire 2021/17239 E. 2022/5416 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/17239 E.  ,  2022/5416 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/17239
Karar No : 2022/5416

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Borsası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara İli, … İlçesi, … Mahallesinde bulunan … ada … nolu taşınmazda yer alan … nolu depo alanı için 19/02/2009-14/08/2012 tarihleri arası dönem için 385.542,41 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin … Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığının … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine dair … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Onyedinci Dairesinin 13/11/2015 günlü, E:2015/9984, K:2015/4887 sayılı bozma kararı üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davalı idarece 19/02/2009-14/08/2012 tarihleri arasındaki dönem için belirlenen 385.542,41-TL ecrimisil bedelinin mevzuata uygun hesaplanmadığı bilirkişi raporu ile ortaya konulduğundan, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işgalin sabit olduğu ve belirlenen ecrimisil bedelinde mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, … Mahallesinde bulunan … ada … nolu taşınmazda yer alan … nolu depo alanı için ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin … Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığının … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerlendirme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin 1. fıkrasında, “Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir” hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, “Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir” düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun’un 51. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 12/02/2004-11/02/2007 tarihleri arasında 3 yıllık süre için davacıya kiraya verildiği, Emniyet Genel Müdürlüğünün ihtiyacı nedeniyle Maliye Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile anılan taşınmazın 2 yıl süre ile anılan kamu idaresine ön tahsisinin uygun görüldüğü, akabinde davacıya hitaben … tarih ve … sayılı yazı ile taşınmazın tahliye edilmesinin istenildiği, davacının taşınmazı tahliye etmeyerek kullanmaya devam etmesi sonucu, fuzuli şagil olduğu dönem için davacıdan ecrimisil istenilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının kira sözleşmesinin devam ettiğinin tespiti amacıyla açtığı davada; … Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:… K:… sayılı kararıyla, davacı ile idare arasındaki kira ilişkisinin devam ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mezkur kararın Yargıtay … Hukuk Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile, kamu idarelerinin 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin kira süresinin bitimi ile yasal olarak sona erdiği, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasındaki kira ilişkisi sona erdiğinden davacı kiracının haksız işgalci (fuzuli şagil) durumunda olduğu, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacının kira ilişkisinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararına uyulmak suretiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, mahkeme kararının temyiz edilmeyerek 20/12/2013 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 14/08/2012 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, Danıştay Onuncu Dairesinin 24/10/2019 günlü, E:2016/4764, K:2019/7118 sayılı, açıklamalı olarak davacının karar düzeltme isteminin reddine dair kararında; “…davacı ile davalı idare arasındaki kira ilişkisinin, kira sözleşmesinin süresinin bittiği 12/02/2007 tarihinde sona erdiği ve bu tarih itibarıyla davacının işgale konu taşınmazı fuzuli şagil olarak kullandığı açık olup, Mahkemece yeniden yapılacak yargılamada bedel tespiti araştırmasının yapılması gerektiği, işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, idarece tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin … tarih ve … sayılı kira sözleşmesindeki bedel ile ve ayrıca aynı taşınmazın 12/02/2007-18/02/2009 tarihleri arasında işgal edildiğinden bahisle davacı adına tahakkuk ettirilen … tarih ve … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali talebiyle açılan ve Dairelerinde temyiz incelemesi aynı gün yapılan E:… sayılı dosyadaki bedel ile birlikte değerlendirilerek anılan bedeller ile uyumlu olup olmadığı ve davacının fahişlik iddiasında bulunduğu da göz önüne alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerektiğinin kuşkusuz olduğu…” açıklamasına yer verilmesine ve İdare Mahkemesince anılan karara uyulmak suretiyle karar verildiği belirtilmesine rağmen, yeniden yapılan inceleme sonucunda bu hususlara riayet edilmeksizin temyize konu kararın verildiği görülmektedir.
Her ne kadar İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 01/03/2021 günlü Bilirkişi Raporunda; taşınmazın semti ve mevkii, emsallerinin alım ve satım rayiçleri, evsafı, yüzey ölçümü, bölgedeki konumu, getirebileceği gelir, imar durumu, belediye ve alt yapı hizmetlerinden yararlanma durumu, değerine tesir edecek tüm objektif unsurlar ve etkenler ile günün koşulları da dikkate alındığında taşınmazın m2 rayiç değerinin Ocak 2007 ayı itibariyle 808,90 TL ve ecrimisil bedelinin ise bu bedelin % 5’i oranında olup, işgal edilen 1732 m2’lik alana göre 19/02/2009-14/08/2012 tarihleri arasındaki dönem için ecrisimisil bedelinin 314.281,57 TL olacağı belirtilmiş ise de; idare tarafından 20/08/2011 günlü, 28031 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 336 Sıra No’lu Milli Emlak Genel Tebliği’nde yer alan ticari alanlar için emlak vergi değeri esas alınarak ecrimisil hesaplaması yapılmadığı gibi, anılan bilirkişi raporunda, Ankara ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … nolu parselde yer alan benzer nitelikli taşınmaz kira bedelleri ile bunlara yönelik yargı kararlarının detaylı olarak değerlendirilmediği, yine Mahkemece; dava konusu … nolu depo alanına ilişkin önceki dönem kesinleşmiş yargı kararlarının incelenmediği, davalı idare tarafından ecrimisil bedeli belirlenirken esas alınan emsalden daha düşük bir bedel belirlenmesinin nedenlerinin açıkça ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim dava konusu taşınmazın 12/02/2007-18/02/2009 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacı şirketten 173.926,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesinin 24/10/2019 günlü, E:2016/15569, K:2019/7116 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar, Dairemizin (aynı günlü heyet toplantısında) 27/10/2022 günlü, E:2022/920, K:2022/5415 sayılı kararıyla onanmıştır.
Bu itibarla, Danıştay Onuncu Dairesinin 24/10/2019 tarihli, davacının karar düzeltme isteminin açıklamalı olarak reddi yolundaki kararı dikkate alınarak ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerekirken, dava konusu işlemlerin tümüyle iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:…. sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.