Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/2099 E. , 2022/9058 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/2099
Karar No : 2022/9058
TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALI) … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığının …tarihli, …sayılı oluru ile onaylanan İstanbul İli, Pendik İlçesi, Yat Limanı, Balıkçı Barınağı ve Kıyı Düzenlemesi 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerine ait açıklama raporunda bölgenin trafiği ve otopark dağılımı açısından ulaşım altyapısındaki dengenin ne olacağı hususunun bilimsel, nesnel, teknik gerekçe ve tespitlere dayandırılmadığı, bölge trafiği ve otopark dağılımı açısından dengelerin ne olacağı hususunun açıkça ortaya konulmadığı, çevre sakinleri ve kullanıcıların katılımının gözardı edildiği, kamu yararı açısından çevresel etkilerinin tam olarak belirtilmediği, dolayısıyla plan değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden mevzuata uygun olmadığı, sahil boyunca “kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı” işleviyle toplumun eşit ve serbest kullanımına açık kıyı düzenlemelerini içeren kullanım kararlarının getirildiği, bunun çevresel etki ve sosyal donatı açısından olumlu olduğu, nazım imar planı değişikliği ile getirilen “yat limanı (marina)” ve “kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı” işlevlerinin 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı kararları ile uyumlu olduğu, ancak “fuar alanı” işlevinin bahsi geçen üst ölçekli plan kararları ile uyumlu olmadığı, uygulama imar planı değişikliğiyle getirilen “yer üstü otopark’’ işlevinin nazım imar planında yer almadığı, bunun da planlama teknikleri açısından uygun olmadığı, Kıyı Kanununun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinin kıyı alanı yetersizliği söz konusu olduğu zaman bazı işlevlerin yerine getirilmesi için “doldurma ve kurutma işlemi yapılarak arazi kazanmaya yönelik” bir madde olduğu, uygulama imar planı değişikliğinin “özel hükümler” başlığı altında bu maddenin eksik ve yanlış yorumlandığı, bu itibarla dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; imar planlarının geneline yönelik açılan davada idare mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporun planların genelini değerlendirmede eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle yeniden mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen “fuar alanı” işlevinin üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığı, söz konusu işlevin içeriğinin açıklanmadığı, yat limanında yoğunluk artışına sebep olacak şekilde plan notu getirildiği, plan gösterimi tekniklerine aykırı planlama yapıldığı, “park ve açık alan ağırlıklı kullanım (P.A.K)”ın belirsiz olduğu, planlanan bölgenin bir kısmında kamunun kıyıya erişiminin güçleştirildiği, kıyı mevzuatına aykırı yapılaşma koşulu getirildiği, dava konusu plan değişikliği gerekçelerinin plan açıklama raporunda açıklanmadığı, bu itibarla dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptali yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; dava konusu imar planı değişikliklerinin askıya çıkartılan planlara yapılan itirazlar üzerine sınırlı sayıda plan paftası üzerinde gerçekleştirildikleri, oysa temyize konu kararda askıya çıkartılan planların geneli üzerinden değerlendirme yapıldığının görüldüğü, imar planı değişiklikleri ile getirilen “fuar alanı” işlevinin Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde ifadesini bulan fuar alanı niteliğinde olduğu, söz konusu fuar alanının genel kullanıma yönelik büyük ölçekli bir fuar alanı olmadığı, bu nedenle de üst ölçekli çevre düzeni planında yer almadığı, bu itibarla imar planı değişikliklerinin “fuar alanı” işlevine ilişkin kısımlarının üst ölçekli plana aykırı olduğundan bahsedilemeyeceği, mevzuat değişikliği nedeniyle “bodrum katlar yapı yüksekliği ve emsale dahildir.” ibaresinin plan notların çıkartılmasından yola çıkılarak imar planı değişiklikleri ile yoğunluk artışı getirildiği değerlendirmesinin yanlış olduğu, “park ve açık alan ağırlık alanlar” kullanımı içeriğinin plan notlarıyla detaylı olarak düzenlendiği, dolayısıyla söz konusu kullanım bakımından herhangi bir belirsizliğin söz konusu olmadığı, imar planı değişiklikleri ile Pendik sınırları içerisindeki sahil boyunca toplumun eşit ve serbest kullanımına açık kıyı düzenlemelerini içeren kullanım kararlarının öngörüldüğü, imar planı değişiklikleri ile öngörülen yapılaşma koşullarının kıyı mevzuatına uygun olduğu, dava konusu imar planı değişikliklerinin kök planlara yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda oluştukları ve bu değişikliklerin plan açıklama raporunda herhangi bir değişiklik gerektirmemesi nedeniyle sadece paftalara işlendikleri, sonuç olarak dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun oldukları ileri sürülmektedir.
Pendik Belediye Başkanlığı tarafından; imar planı değişiklikleri ile Pendik Yat Limanı için öngörülen plan kararlarının kıyı mevzuatına aykırılık teşkil etmediği, Balıkçı Barınağının bu kullanıma uygun olmayan bir yerde tasarlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yat limanı statüsünü haiz mevcut Pendik Marina için herhangi bir genişletme projesinin söz konusu olmadığı, bu doğrultudaki tespit ve beyanların gerçeği yansıtmadığı, faaliyet konusu gereği kıyıdan başka yerde kurulması mümkün olmayan balıkçı barınağı inşa edilmek suretiyle kıyının vatandaşın kullanımına kapatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacılar tarafından dava konusu imar planı değişikliklerinin kök planları durumundaki Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 18/07/2014 tarihli işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle açılan davanın … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedildiği, sonuç olarak dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun oldukları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan dava konusu imar planı değişikliklerinin salt İstanbul İli sınırları içerisinde yer alan bir alana ilişkin olmaları nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan davacıların bu sıfatlarına dayanarak bu plan değişikliklerinin iptali istemiyle dava açamayacakları, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki usule ilişkin karşı oyuyla birlikte işin esasına geçilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADİ OLAY:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının …tarihli, …sayılı oluru ile İstanbul İli, Pendik İlçesi, Yat Limanı, Balıkçı Barınağı ve Kıyı Düzenlemesi 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri onaylanmış, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyada bulunan bilirkişi raporlarında; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadıklarının değerlendirilmesi için açık, somut ve kendi içerisinde tutarlı, bilimsel ve teknik açıdan yeterli açıklamaların bulunmadığı görülmüştür.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadıkları ortaya konulduktan sonra uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bilirkişilerce yapılacak incelemede, özellikle dava dilekçesinde dile getirilen iddiaların tek tek ele alınması, dava konusu imar planı değişikliklerinin askıya çıkartılan asıl planlara yapılan itirazlar üzerine sınırlı sayıda pafta üzerinde yapılan düzenlemeler sonucunda ortaya çıktığı hususlarının göz önünde bulundurulması ve sonuç olarak imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadıkları konusunda açık, somut, kendi içerisinde tutarlı, bilimsel ve teknik açıdan yeterli değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde usulde oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.