Danıştay Kararı 9. Daire 2020/1546 E. 2022/5270 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/1546 E.  ,  2022/5270 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1546
Karar No : 2022/5270

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … İnş. Turz. San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI)… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:.. sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin, konut yapı kooperatifine yaptığı inşaat taahhüt işleriyle ilgili olarak hak edişler karşılığı faturalarda %1 oranında katma değer vergisi hesaplaması gerekirken sehven %18 oranında katma değer vergisi hesaplandığından 4.336.703,00-TL katma değer vergisinin iadesi talebinin gereğinin, başvuru tarihinden yirmi üç ay sonra gerçekleştirilmesi neticesinde mahrum kalınan tutara en düşük banka kredisi faizi uygulanmak suretiyle hesaplanan 1.839.364,43-TL’nin ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin yanlışlığın düzeltilmesi ve fazladan ödenen tutarın iadesi talebiyle 24/10/2016 tarihinde davalı idareye başvurduğu, iadenin yapılabilmesi için gerekli tespitlerin yapılması amacıyla davacının incelemeye alındığı, yapılan sınırlı inceleme neticesinde … tarih ve …,.. ve … sayılı vergi inceleme raporlarının tanzim edildiği, raporlar neticesinde 2018 yılının Eylül ayında iadenin gerçekleştiği, dolayısıyla davacıya geç ödeme yapıldığı anlaşıldığından geç ödemeden dolayı davacı şirketin zararının karşılanabilmesi için faiz ödenmesi gerektiği, davacı tarafından en düşük banka kredisi faizi oranında faiz ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise de, bu hususta genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen yasal faiz oranının uygulanması ve fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklandığı hususu ihtilafsız olduğundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca düzeltmeye dair müracaat tarihi ile iade tarihi arasında geçen süre için faiz uygulanarak davacıya ödenmesi, istemin yasal faiz oranını aşan kısmının ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, iade edilen tutara, başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararında, davacı şirketin iade alacağı için faize hükmedilmesinde yasal isabetsizlik bulunmadığı; ancak Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesindeki, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte mükellefe red ve iade edileceği yolundaki açık hüküm uyarınca, iade hususundaki müracaat tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faize hükmedilmesi gerektiği, olaya uygulanma kabiliyeti bulunmayan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre yasal faize hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, tecil faizi oranını aşan istem yönünden ise davanın reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının yasal faize ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen verginin iadesi konusunda davalı idareye müracaat tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faize hükmedilmesine, davacının tecil faizi oranını aşan istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararı lehe verilmiş olsa da talebin tam olarak karşılanmadığı, … Vergi Mahkemesinin E:… K:… sayılı kararında gecikme zammına hükmedildiği, devletle birey çıkarları arasındaki adil dengenin, mükellefe iade edilecek vergilere, devletin kendi alacaklarına uyguladığı gecikme zammı oranının uygulanması suretiyle kurulmasının hukuk devletinin gereği olduğu ileri sürülerek, banka kredisi faizi kapsamında yüklenilen 1.839.364,43-TL’ye, bu talep kabul edilmeyecekse gecikme zammı oranında faize hükmedilmesi için kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Katma değer vergisi sisteminde iadelerin yapılması için mükellefler tarafından beyan edilmesinin yeterli olmadığı, koşullara uyulması veya gerektiğinde inceleme raporunun hazırlanması gerektiği, öte yandan faiz ödenmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bu bakımdan kabul anlamına gelmemekle birlikte 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanması gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması ise, yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.