Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5787 E. , 2022/5216 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5787
Karar No : 2022/5216
TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVACI) … Otomotiv Petrol Ürünleri Kimya Gıda
Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği ve ithal etmiş olduğu Heavy Alk Benzen adlı malı belgesiz olarak sattığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tarhiyatın, sahte fatura düzenleme faaliyetinden elde edilen komisyon gelirine ilişkin kısmının incelenmesinden; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile atıfta bulunulan … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu’nda yer alan tespitlere göre davacının komisyon geliri elde ettiği yönünde bir tespitte bulunulmadığı, sahte fatura düzenlemedeki amacın, vergi kaçırma organizasyonu kapsamında ilişkili olunan firmalara haksız özel tüketim vergisi iadesi alınması, yapılan usulsüzlükleri peçelemek ve özel tüketim vergisi kaçaklığına zemin hazırlamak olduğu sonucuna varıldığından davacının 2016 yılında komisyon geliri elde ettiğinden bahisle tarh edilen cezalı kurumlar vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı, tarhiyatın ithal edilen Heavy Alk Benzen adlı malın satışından elde edilen kâra ilişkin kısmının incelenmesinden ise; aynı raporda yer alan, davacı şirketin de aralarında bulunduğu ve madeni yağ imalatı ve ticareti konularında faaliyet gösteren bir kısım mükellefin karşılıklı olarak sürekli birbirlerine fatura düzenledikleri, söz konusu firmaların ithal ettikleri madeni yağların, yurt içinden temin edilen birtakım madeni yağ ve katık maddelerle birlikte üretime tabi tutulup yeni bir ürün elde edildiğinin iddia edildiği, ancak, söz konusu üretim faaliyetlerine ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü, İstanbul Laboratuvar Müdürlüğü ile EPDK tarafından olumsuz görüş bildirildiği, genel itibarıyla üretim formülasyonlarında yer alan hammade/katkı maddesi ve miktarlarıyla üretildiği iddia edilen ürünlerin üretilemeyeceğinin belirtildiği, organizasyon dahilinde olduğu ileri sürülen firmaların kapasite raporlarındaki üretim formülleri ile fiili üretim formülerinin farklı olduğu, farklılaştırılan ve sürekli değişkenlik gösteren imalat formüllerinin teknik icaplara uygun olmadığı, imalatta kullanılan yüksek ÖTV’li mal GTİP’lerinin tevkifat uygulamasına bağlı olarak değiştirilmesinin gerçek olmayan (kaydi) imalat iddiasını desteklediği, kaldı ki özel tüketim vergisi yüksek katıkların üretimde kullanılmasının olağan bir uygulama olmadığı gibi teknik ve ticari icaplara da uygun olmadığı, organizasyon dahilinde olduğu iddia edilen şirketlerin ithal etmiş oldukları mallar sebebiyle ödemeleri gereken özel tüketim vergilerinin uzun bir imalat zinciri oluşturulması sonucunda indirim ve iade mekanizmasının kullanılması suretiyle ödenmediği ve Maliye idaresinden alacaklı konuma gelindiği hususları ile davacı şirketin üretim faaliyetlerine ilişkin olarak … Ticaret Odası tarafından muhtelif tarihlerde düzenlenen fiili tüketim belgelerinde, üretimin TOBB Kapasite Raporları Kriterlerine ve davacıya ait kapasite raporlarına aykırılık teşkil ettiğinin, elektrik enerjisinin üretime göre düşük olduğunun, ürünün tanker bazında dökme satılmasının kriterlere aykırı olduğunun, kullanılan hammaddenin nihai ürün vasfında olduğunun, üretimin kuşku uyandırdığının belirtildiği, imalat zincirindeki bir firmanın ürettiğini iddia ettiği ürünün, yine imalat zincirindeki firmalar tarafından birden çok kez üretime tabi tutulup yeniden aynı firmaya satılmasının ve bu suretle imalat döngüsünün devam etmesinin, yapılan diğer tespitler ve anılan firmaların ortaklık yapıları dikkate alındığında kabul edilebilir olmadığı ve bu hususlara ilişkin olarak gerek inceleme gerekse de dava safhasında makul bir izahatta bulunulamadığı dikkate alındığında ithal edilen emtianın imalatta kullanılmayıp doğrudan satıldığının kabulüyle davacının düzenlediği faturalara göre karlılık oranının %15 olarak belirlenmesi suretiyle yapılan cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, cezalı tarhiyatın sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Vergi müfettişinin organizasyon iddialarının varsayıma dayalı olduğunu ve hazırladığı raporda iddiasını ispatlayabilecek delil ve tespitlere yer vermediği, karlılık oranının somut bir dayanağı olmadığı, faaliyetlerinin gerçek olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen raporda araç alım satımı dışındaki bütün ticari mal satışlarının gerçeği yansıtmadığı, alış satışlarının tamamının sahte olduğunun belirtildiği, bu tespitlere dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.