Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5719 E. 2022/5160 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5719 E.  ,  2022/5160 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5719
Karar No : 2022/5160

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Hayvancılık Yün ve Deri Sanayi ve Limited Şirketi’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2012 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile gecikme zammında hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emri içeriği 2012, 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri, 2017/Haziran dönemine ait özel usulsüzlük cezası, 2013 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile gecikme faizi yönünden ise; … Hayvancılık Yün ve Deri Sanayi ve Limited Şirketi’nin 2012, 2013 ve 2014 yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca asıl borçlu şirket adına, 06/11/2008 tarihinden itibaren şirket kanuni temsilcisi olduğu, dolayısıyla ödeme emrine konu borçların doğduğu ve ödenmesi gereken dönemlerde şirketin kanuni temsilcisi olan davacının bu borçlardan sorumlu olduğu, uyuşmazlığın çözümü için dava konusu ödeme emrine konu vergi borçlarının, asıl borçlu şirketten tahsili cihetine gidilip gidilmediğinin, usulüne uygun olarak kesinleştirilen bir amme alacağınının bulunup bulunmadığının, 6183 sayılı Kanunda belirtilen cebren tahsile ilişkin hükümlerin borçlu şirket hakkında uygulanıp uygulanmadığının, bu kapsamda kooperatif adına ödeme emri düzenlenip düzenlenmediğinin, düzenlenmiş ise usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin, ödenmeyen vergi borçları için şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılıp yapılmadığının, şirket borcunun kanuni temsilciden cebren tahsiline ilişkin koşulların oluşup oluşmadığının ortaya konulması gerektiği, olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 2012, 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri, 2017/Haziran dönemine ait özel usulsüzlük cezası, 2013 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile gecikme faizini içeren kısımları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin tebliğ zarfına “tebliğ edilen belgenin tarihi/numarası” kısmına, … sayılı ödeme emrinin numarası ve tarihi matbu olarak basılı iken, … sayılı ödeme emri numarasının el yazısı ile yazıldığı, tebliğ zarfında bu ödeme emrinin tarihine yer verilmediği, 10/10/2018 tarihinde şirket kanuni temsilcisi olan davacının mernis adresinde muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden “daimi çalışanı” … imzasına tebliğ edilmiş ise de, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılması gerekirken, kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebligat yapılan kişinin adreste birlikte yaşayıp yaşamadığı, adreste daimi olarak hangi sıfatta çalıştığı (yardımcı, bakıcı v.s.) ortaya konulmaksızın tebliğ zarfına “muhatap çarşıya gittiğinden daimi çalışanı …’e tebliğ edildi” şeklinde yazılmak suretiyle tebliğ edildiği, davacının tebliğ zarfında matbu olarak basılı olan … sayılı ödeme emrine karşı asıl borçlu şirket adına açmış olduğu davada tebligatın site güvenlik görevlisine yapıldığını, kendisinin tesadüfen ödeme emrinden haberdar olduğunu belirttiği de göz önünde bulundurularak, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin bu haliyle usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı ve davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına kesinleştirilmiş bir amme alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinde yer alan 2012, 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri, 2017/Haziran dönemine ait özel usulsüzlük cezası, 2013 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile gecikme faizi kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:”Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı Vergi Usul Kanunu’nun 94/3. maddesinde yer alan “Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)” hükmünden kanun koyucunun kendisine tebliğ yapılan kişinin kimliğinin görünüş itibariyle bilinmesinin yeterli olduğunu öngördüğünün anlaşıldığı, tebliğ zarfını davacının soyut iddialarına dayanarak geçersiz sayan mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu,ödeme emri içeriği alacakların dava konusu edilmeyerek kesinleştiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacakların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline gidildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.