Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/380 E. , 2022/5186 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/380
Karar No : 2022/5186
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVACI) … Gayrimenkul Yönetimi ve Yatırım Tic. A.Ş.
VEKİLİ :Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Tekirdağ İli, Süleymanpaşa İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … ada, … parselde kayıtlı “… Alışveriş Merkezi” olarak adlandırılan taşınmazla ilgili olarak adına tarh edilen 2020 yılına ilişkin bina vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve vergi ziyaı cezası ile … tarih ve … sayılı emlak vergisi bildirim yazısının, … tarih ve … sayılı bina inşaat sınıflarına dair tespit tutanağı konulu yazının ve 10/03/2020 tarihli Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Tutanağın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2020 yılına ilişkin olarak tarh edilen bina vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmı yönünden; davacı şirketin maliki olduğu taşınmaza ilişkin olarak ilk emlak vergisi bildiriminin 30/12/2008 tarihinde verildiği ve söz konusu bildirimde, taşınmazın kullanım şeklinin “iş yeri”, sınıfının, “2. sınıf”, inşaat türünün “betonarme-karkas” ve dıştan dışa yüz ölçümünün 85.616 m2 olarak beyan edildiği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile davacı şirketten emlak vergisi değişiklik bildiriminde bulunulmasının istenilmesi üzere davacı şirket tarafından … tarih ve … sayı ile kayıtlara giren emlak vergisi bildiriminde ise, taşınmazın kullanım şeklinin “iş yeri”, sınıfının, “2. sınıf”, inşaat türünün “betonarme-karkas” ve dıştan dışa yüz ölçümünün de 86.129,90 m2 olarak beyan edildiği, taşınmazın, dıştan dışa yüz ölçümü olarak beyan edilen 86.129,90 m2 içerisinde davacı şirket tarafından yapılan ilave inşaat miktarının da (513,90 m2) yer aldığı, davalı idare tarafından, davacı şirketin maliki olduğu mezkur taşınmazın inşaat sınıfı “2. sınıf” kabul edilerek 71 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği eki 2018 yılı için Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Beldelerini Gösterir Cetvelde belirlenen 721,00 TL inşaat maliyet bedeli ve 2018 yılı için 1.681,83 TL arsa metrekare birim değeri esas alınarak yapılan hesaplama sonucu 2020 yılı için taşınmazın vergi değerinin/matrahının 116.119,000,00-TL olarak belirlendiği, bu vergi değeri/matrah üzerinden de 2020 yılına ilişkin tarhiyat yapıldığı, bulunuş ve hesaplanış yöntemi mahkemelerince hukuka uygun bulunan söz konusu matrah esas alınarak davacı şirket adına tarh edilen dava konusu bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka aykırılık görülmediği, vergi ziyaı cezası yönünden; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğunun kaldırılarak, emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralının benimsenmesi ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmemesi karşısında, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmadığından, davacı şirket adına 2020 yılına ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği, … tarih ve … sayılı emlak vergisi bildirim yazısı, … tarih ve … sayılı bina inşaat sınıflarına dair tespit tutanağı konulu yazı ve 10/03/2020 tarihli Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Tutanağı yönünden ise; söz konusu işlemlerin, davacı şirket adına tahakkuk yapılmadan önceki aşamada, hazırlayıcı ve bilgilendirme mahiyetinde işlemler olduğu, davacı şirketin hukuki durumunda herhangi bir değişiklik yaratmadığı ve icrai nitelik taşımayan işlem mahiyetinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına, reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarece, 2008 yılından itibaren ödedikleri ve ödemeye devam ettikleri ve henüz vadesi gelmemiş emlak vergisi için mükellefe ihbarname göndermesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, taşınmazın niteliğinde bir değişikliğin olmadığı, iptali istenen tespit tutanağının, taşınmazın niteliğini lüks sınıfa çevirdiği ve icrai bir işlem olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın, 13/02/2019 tarih ve 62 belge numarası ile yenilenen yapı kullanma izin belgesine istinaden 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 33. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince, bir yıl içerisinde emlak vergisi bildiriminde bulunmaması nedeniyle vergi tarh edildiği ve ziyaa uğratılan vergi için ceza kesildiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan taraflardan … TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.