Danıştay Kararı 2. Daire 2022/160 E. 2022/5402 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/160 E.  ,  2022/5402 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/160
Karar No : 2022/5402

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
… Müdürlüğü – … / …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak eylemi nedeniyle Emniyet Teşkilat Disiplin Tüzüğü’nün 7/A-4 maddesi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanarak 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasında mevcut soruşturma raporu ve eki bilgi, belgelerin incelenmesinden, davacının, son olarak mal beyanında bulunduğu 01/01/2005 tarihinden sonra edindiği mal varlıklarını bir aylık süresi içinde bildirmediğinin sabit olduğu, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Danıştay Onikinci Dairesinin 26/12/2013 günlü, E:2010/7030, K:2013/12835 sayılı kararıyla davacı hakkındaki soruşturmada 30 günlük zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla ilk kararda ısrar edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2017 günlü, E:2014/4990, K:2017/1583 sayılı kararıyla ısrar kararının onanarak uyuşmazlığın esası yönünden temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Danıştay Beşinci Dairesine gönderildiği,
Bu karar üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin, temyiz incelemesi sonucunda 10/10/2019 günlü, E:2017/14078, K:2019/5376 sayılı kararıyla; Kanunda belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunmayan davacıya bildirimlerin verileceği mercice ihtarda bulunulması ve ihtarın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmaması halinde ceza verilebileceğinden, belirtilen usule aykırı olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılarak … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” fiilinin oluşması için mal bildiriminde bulunması hususunda ilgilisinin idare tarafından ihtar edilmesinin disiplin hukuku bakımından gerekli olmadığı, dava dosyası ve eki soruşturma dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmesinden, davacının son olarak mal beyanında bulunduğu 01/01/2005 tarihinden sonra eşinin 08/05/2007 tarihinde edindiği müfrez arsanın bir aylık süresi içinde bildirmediği sabit olduğundan, işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/09/2021 günlü, E:2021/1630, K:2021/1454 sayılı kararıyla; “Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” fiilinin oluşması için, mal bildiriminde bulunması hususunda ilgilisinin idare tarafından ihtar edilmesinin disiplin hukuku bakımından gerekli olmadığı sonucuna ulaşılmış ve temyizen incelenen kararın ısrara yönelik kısmında usul ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenle; İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının, Dairece esası yönünden incelenerek, davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesi gerekmektedir” gerekçesiyle “…dosyanın Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine” karar verilmiş; Danıştay Beşinci Dairesinin 06/12/2021 günlü, E:2021/10102, K:2021/4271 sayılı gönderme kararı uyarınca dosya Dairemize iletilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mevzuat hükümleri uyarınca mal bildiriminde bulunmadığı idarece tespit edilen görevliye bu hususun ihtar edilmesi gerekliliğinin bir idari usul olarak düzenlendiği, bu usulün aynı zamanda suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin açığa kavuşturulması bakımından da önem arzettiği, dolayısıyla mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen tarafına ilk olarak ihtarda bulunulması, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde şartları varsa disiplin cezası verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği, 2005 yılından sonra satın aldığı taşınmazlara yönelik mal bildiriminde bulunmadığından bahisle kendisine ihtarda bulunulmadığı, bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2709 sayılı T.C. Anayasa’sının “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” kuralına, 38. maddesinin dördüncü fıkrasında; “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” kuralına yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin, Başvuru No.2016/14253 sayılı, Karar tarihi: 02/07/2020 olan Genel Kurul kararında,; “58. Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47).
59. İdari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemez. Bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmelidir. İkincisi masumiyet karinesinin ihlaline yol açarken ilki kural olarak masumiyet karinesi yönünden bir sakıncaya neden olmayabilir.

62. Disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi, bunu sorgulayacak ifadeler kullanmaması beklenir. Aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmaz. Bu bakımdan idari mahkemeler dâhil devletin diğer otoritelerinin beraat kararından şüphe duyulmasına yol açacak biçimde hareket etmekten kaçınmaları gerekir.”
Davacının, mal beyanında bulunmama suçundan yargılandığı ceza davasında … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü E:…, K:… sayılı kararıyla beraat ettiği; anılan dosyada yer alan beraat gerekçesinde; ” …3628 sayılı Yasa uyarınca mal edinme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde mal beyanında bulunması gerektiği halde bulunmadığı iddia edilmekte ise de; dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanığın ilgili birimlere mal beyanı verdiği, sözkonusu suç işleme kastının bulunmadığı, kişinin mal varlığının her halükarda TC Kimlik No’su vasıtasıyla sorgulanabileceği mal varlığındaki gelirle orantısız artışların bu şekilde tespit edilebileceği, bu suretle sanığın 3628 sayılı yasaya muhalefet suçunun sabit olmadığı anlaşılmakla beraatine karar vermek gerekmiş…” gerekçesine yer verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Anılan ceza mahkemesi kararı ile temyize konu idare mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; idare mahkemesi kararında, ceza mahkemesi kararında ulaşılan sonucu tartışmaya açmanın yanında kararı okuyanlarda başvurucunun mal beyanında bulunmama suçunu işlediği izleniminin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda beraat kararı anlamsız hâle gelmiş ve başvurucunun masumiyetine gölge düşürülmüş, öte yandan iki yargı kolu arasında başvurucunun mal beyanında bulunmama suçunu işleyip işlemediğiyle ilgili olarak çelişkili kararların ortaya çıkmasına sebep olunmuştur.
Bu nedenle, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesince verilen 06/12/2021 günlü, E:2021/10102, K:2021/4271 sayılı gönderme kararı uyarınca Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.