Danıştay Kararı 13. Daire 2016/391 E. 2022/3902 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/391 E.  ,  2022/3902 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/391
Karar No:2022/3902

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Hâlinde … Turizm Ticaret Ltd. Şti.
(Eski Unvan… Kırtasiye Dağıtım ve Ticaret Ltd. Şti.)
Tasfiye Memuru …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Başkanlığı’nın 08/08/2003 tarih ve 3450 sayılı Genelgesi ve bu Genelge uyarınca 18/08/2003 tarihinde yapılan “İlköğretim Okulları Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı ile ilgili Hizmet Satın Alma” ihalesinin iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesi’nin 30/11/2006 tarih ve E:2003/3714, K:2006/6982 sayılı kararının kesinleşmesi üzerine, hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradıkları ileri sürülen 40.000,00-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 65.000,00-TL’nin zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Milli Eğitim Bakanlığı’nın 08/08/2003 tarih ve 3450 sayılı Genelgesi kapsamında hazırlanan şartname uyarınca 18/08/2003 tarihinde yapılan ihaleye alınmadığı ileri sürülerek anılan Genelge ile ihalenin iptali istemiyle davacı şirket tarafından açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi’nin 30/11/2006 tarih ve E:2003/3714, K:2006/6982 sayılı kararıyla anılan Genelge’nin ve ihalenin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22/03/2012 tarih ve E:2007/745, K:2012/219 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine, bakılan davanın açıldığı;
Ticari işletmeler ve şirketlerin kazanç elde etmek amacıyla kurulduğu ve faaliyetlerini daha çok kazanç elde etmek üzere planladığı, kamu ya da özel kuruluşlarca açılan ihalelere girilmesinin de bu amaçlar dahilinde olduğu, ancak bir kamu kurumunun açtığı/açacağı ihaleler düşünülerek bir ticari faaliyete başlandığını ya da mevcut faaliyetin sürdürülmek istenildiğini ve bu ihalelere iştirak edilemediği gerekçesiyle şirketin zarara uğradığını, tasfiye edildiğini söylemenin “basiretli bir tacir gibi davranılması” ilkesine uygun olmadığı, ihaleyi kazanıp kazanamayacağı ve buradan bir gelir elde edip edemeyeceği önceden kesin olarak bilinemeyeceğine göre basiretli bir tacirin salt ihalelerden elde edeceği muhtemel sonuçlara göre şirket kurmasının beklenemeyeceği, bu nedenle ihaleye girilemediği ve muhtemel gelirden yoksun kalındığı için şirketin zarara uğrayarak kapandığı ve tasfiyeye girdiği yolundaki iddiaların hukuken itibar edilebilir nitelikte olmadığı, öte yandan, dava konusu ihaleye girilmediği için bu ihaleden elde edilecek gelirden yoksun kalındığı ileri sürülmekte ise de, davacı şirketin Genelge gerekçe gösterilerek ihaleye alınmadığı hususunda bir duraksama olmadığı, ancak ihaleye katılmış olsa dahi ihaleyi kazanıp/kazanmayacağı, keza bu işten kâr elde edip etmeyeceği kesin olmadığından davacının diğer iddialarına da itibar edilmediği;
Manevi tazminat istemi açısından yapılan değerlendirmede ise, manevi tazminatın kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracı olduğu, manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kıldığı, manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, dava konusu olayda, davacı hakkında tesis edilen bir işlemin yargı kararıyla hukuka aykırılığının saptanması suretiyle hukuk düzeninde amaçlanan sonucun elde edildiği, mevcut hâliyle oluştuğu ileri sürülen manevi zararın idarece tazminini gerektirecek kurucu unsurların uyuşmazlıkta bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, ihalenin iptali sonucunda herhangi bir yaptırım veya yeniden ihale açılmasının mümkün olmadığı, hukuka aykırı işlem tesis edilmesi sonucunda zarar görmelerine neden olunduğu, anılan Genelge uyarınca şirketlerinin ihalelere alınmadığı ve başvurularının reddedildiği, iptal edilen ihaleye ilişkin olarak 40.000,00-TL kârdan mahrum kalındığı gibi, ihalelere başvuru yapabilmek için çok miktarda harcamalar yapıldığı, ancak söz konusu dava nedeniyle davalı idarece hiçbir ihaleye kabul edilmediği, şirketlerinin kuruluş ve faaliyet alanının kitap dağıtım işi olduğu, şirketlerinin bilmediği ve tecrübesinin olmadığı başka işlere girerek adeta iflasa sürüklenmesinin beklenemeyeceği, bu nedenle basiretli bir tacir gibi hareket edildiği, diğer yandan, Anayasa Mahkemesi’nin 22/01/2004 tarih ve E:2003/41, K:2004/4 sayılı kararıyla iptal edilen hüküm yada hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan ve hak ve menfaatleri zedelenen kişilerin iptal sonucu oluşan hukuki durumlardan yararlanacağı, kendilerine verilen zararları tazmin yoluna gidebileceğinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.