Danıştay Kararı 8. Daire 2022/4602 E. 2022/6021 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4602 E.  ,  2022/6021 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4602
Karar No : 2022/6021

DAVACILAR : 1- …İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi
2- …Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca İstanbul’daki havalimanlarından şehrin belli noktalarına yolcu taşıması için yetkilendirilen davacı şirketler tarafından, davalı yanında müdahil …’a bazı havaalanlarından şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere 31/12/2016 gününe kadar yetki verilmesine ilişkin … gün ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işlemi ile
2- İşlemin dayanağı olan 2009/KUGM-23/YOLCU sayılı Genelgenin 4. maddesinin (ı) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACILARIN İDDİALARI :
Son yıllarda “normlar hiyerarşisi” yok sayılarak yasal bir düzenleme ve dayanağı olmamasına rağmen bir takım alt normlarla “yönetmelik, genelge gibi” havalimanlarından şehir merkezine yapılan yolcu taşımalarında davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yetki verilmeye çalışıldığı, verilen bu yetkinin yasal dayanağı olmaması bir yana, belediyelerin şehiriçi toplu yolcu taşıma yetkisinin de hiçe sayıldığı, Bakanlığın şehiriçi taşımada yetkili olduğunu asla kabul etmedikleri ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Sivil Havacılık Kanunu’na göre hava alanlarında taşımacılık konusunda Bakanlığın yetkili olduğu; bu Kanuna göre yürürlüğe konulan Yer Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca (A) ve (B) grubu çalışma ruhsatı sahibi firmaların havaalanı-terminal-şehir merkezi arasında yolcu taşımacılığı yapabileceği; bunun için Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden çalışma ruhsatı, öncesinde de havaalanı işletmecisinden uygunluk görüşü alınacağı; olayda, tüm bu prosedürün tamamlandığı, hizmetine ihtiyaç duyulan …’a da bu yetkinin verildiği, işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı savunulmuştur.

DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın müdahil …’a yetki verilmesine dair … gün ve … sayılı işleminin iptali isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, mahkemenin bozmaya uymayarak, eski kararında ısrar edebileceği; 6’ncı (son) fıkrasında da, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde de bu maddenin 4’üncü fıkrası hariç diğer fıkralarının kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar” hak ve yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması, yasa gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca İstanbul’daki havalimanlarından şehrin belli noktalarına yolcu taşıması için yetkilendirilen davacı şirket ortaklığı tarafından, davalı yanında müdahil …’a bazı hava alanlarından şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere 31/12/2016 gününe kadar yetki verilmesine ilişkin … gün ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işlemi ile işlemin dayanağı olan 2009/KUGM-23/YOLCU sayılı Genelgenin 4. maddesinin (ı) bendinin iptali istemiyle açılan davada; 2009/KUGM-23/YOLCU sayılı Genelgenin 4. maddesinin (ı) bendinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; …’a bazı havaalanlarından – şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere yetki verilmesine ilişkin … gün ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptaline karar veren Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2021 tarih, E:2019/2976, K:2021/1116 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/03/2022 tarih ve E:2021/2477; K:2022/1010 sayılı kararıyla; Dairece, her ne kadar, Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11. maddesinin (c) bendindeki düzenleme esas alınarak, davalı Bakanlığın yetkisinin yalnızca havaalanı-terminal arasındaki yolcu taşımacılığı ile sınırlı olduğu değerlendirilmiş ise de; havaalanları ile şehir merkezi arasında yapılan taşımanın, esas itibarıyla karayoluyla yolcu taşımacılığı niteliğinde olduğu, 4925 sayılı Kanun uyarınca davalı Bakanlığın anılan taşımacılığın düzenlenmesi konusunda ülke sathında yetkili olduğu, 5216 ve 5393 sayılı Kanun’larda belediyelere tanınan yetkilerin ise, belediye ve mücavir alan sınırları içinde geçerli ve belirli konulara ilişkin özel bir yetki olduğu hususu dikkate alındığında, davalı Bakanlığın havaalanı ile yerleşim yerleri arasındaki yolcu taşımacılığına ilişkin yetkisinin, yalnızca havaalanı-terminal arası ile sınırlı olduğu yolundaki değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığı,
buna göre; taşımacılığın belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan kısmı bakımından, ilgili belediyelerce belirlenecek güzergah ve durak yerlerine uymak koşulu ile, davalı Bakanlık tarafından, havaalanı/havalimanı ile şehir merkezi/merkezleri ve aksi yönde yolcu taşımacığının düzenlenebileceğinin açık olduğu, nitekim, …’ın yetkilendirilmesine ilişkin dava konusu işlem incelendiğinde, yetkilendirmenin ilgili belediye tarafından uygun görülecek şehir içi güzergahlar ile indirme/bindirme duraklarına uyulması ve belediye sınırları dışına çıkılmaması kaydıyla yapıldığı görüldüğünden, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun “bozma” kararına uyularak, davanın; …’a bazı havaalanlarından – şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere yetki verilmesine ilişkin … gün ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptali istemine ilişkin kısmının reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 24/02/2021 tarih ve E:2019/2976, K:2021/1116 sayılı 2009/KUGM-23/YOLCU sayılı Genelgenin 4. maddesinin (ı) bendinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, …’ın bazı havalimanlarından – şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere yetki verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptali kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 28/03/2022 tarih ve E:2021/2477, K:2022/1010 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının bozulması üzerine bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, belediyece yapılan ihale sonrasında İstanbul Havaalanı ve şehir merkezi arasında yolcu taşımacılığı yapmak üzere yetkilendirilen davacı şirketler tarafından, davalı Bakanlıkça, davalı yanında müdahil olan (A) grubu çalışma ruhsatı sahibi …’ın bazı havaalanları ile şehir merkezleri arasında yolcu taşımacılığı yapmak üzere 31/11/2016 gününe kadar yetkilendirilmesine yönelik … gün ve … sayılı işlem ile işlemin dayanağı 2009/KUGM-23/yolcu sayılı Genelgenin 4 (ı) maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dairemizin 24/02/2021 tarih ve E:2019/2976, K:2021/1116 sayılı 2009/KUGM-23/YOLCU sayılı genelgenin 4. maddesinin (ı) bendinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, …’a bazı havalimanlarından – şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere yetki verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı idare ve müdahil tarafından iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 28/03/2022 tarih ve E:2021/2477, K:2022/1010 sayılı kararıyla Daire kararının …’a bazı havalimanlarından – şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere yetki verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Yasanın 38. maddesinde İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında ise; İdare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği öngörülürken, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ise ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, dava konusu … tarih ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptali istemi yönünden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:
f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.
p) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek.” hükmü,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15. maddesinde; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:
f) Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek.” hükmü,
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; devamlı ve hızlı bir gelişme gösteren, ileri teknolojinin uygulandığı, sürat ve emniyet faktörlerinin büyük önem taşıdığı sivil havacılık sahasındaki faaliyetlerin ulusal çıkarlarımız ve uluslararası ilişkilerimize uygun bir şekilde düzenlenmesini sağlamaktır.” hükmü,
“Hizmetler” başlıklı 43. maddesinde; “Ulaştırma Bakanlığı; sivil havacılık faaliyetlerinin güvenli, düzenli ve süratli bir biçimde yürütülmesini sağlamak amacı ile, havaalanlarında ve gerekli göreceği diğer yerlerde, Türk hava sahası ile sorumluluğu Türkiye’ye ait olan hava sahalarına ilişkin, meteoroloji, hava trafik ve uçuş bilgilerini doğru ve hassas bir şekilde toplayıp ilgililere dağıtılması için gerekli önlemleri alır.
Hizmetin yürütülmesi ve hizmetten yararlanma şekil ve şartları yönetmelikle belirlenir.” hükmü,

“Yer hizmetleri” başlıklı 44. maddesinde; “Ulaştırma Bakanlığı, havaalanlarında, yolcu ve yük trafiğinin ve her türlü hizmetlerin çağdaş sivil havacılık ilkelerine ve ülke çıkarlarına uygun bir biçimde yürütülmesi amacı ile gereken önlemleri almaya veya aldırmaya yetkilidir.” hükmü,
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.” hükmü,
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.” hükmü,
“Genel kural” başlıklı 4. maddesinde; “Taşımalar; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir.” hükmü,
“Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti” başlıklı 5. maddesinde; “Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur.” hükmü,
İşlem tarihinde yürürlükte olan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Görevler” başlıklı 2.maddesinde; “(1) Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının görevleri şunlardır:
(a) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedefleri belirlemek;
(ç) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetleriyle ilgili altyapı, şebeke, sistem ve hizmetleri ticari, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, teknik gelişmelere uygun olarak planlamak, kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve geliştirmek” hükmü,
“Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü” başlıklı 7. maddesinde; “(1) Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
a) Karayolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak” hükmü,
“Düzenleme yetkisi” başlıklı 34. maddesinde; “Bakanlık; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve kanunla belirlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabilir.” hükmü,
İşlem tarihinde yürürlükte olan Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliğinin (SHY-22) “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’ nun 44 üncü maddesi gereğince, havaalanları yer hizmetlerinin uluslar arası seviyede yapılmasını sağlamak için, uygulanacak usul ve esasları düzenlemek ve bu hizmetlerle ilgili ücret tarifelerini belirlemektir.” kuralı,
“Hizmet Türleri” başlıklı 5. maddesinde; “Havaalanları yer hizmetleri türleri; a) Temsil, b) Yolcu Trafik, c) Yük Kontrolü ve Haberleşme, d) Ramp: Ramp, kargo ve posta, uçak temizlik, birim yükleme gereçlerinin kontrolü, e) Uçak Hat Bakım: Uçak hat bakım, yakıt ve yağ, f) Uçuş Operasyon, g) Ulaşım, h) İkram Servis, i) Gözetim ve Yönetim, j) Uçak özel Güvenlik Hizmet ve Denetimi, şeklinde gruplandırılmıştır.
Havaalanları yer hizmet türlerinin detayları Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün çıkaracağı havacılık talimatlarıyla belirlenir.” kuralı,
“Yer hizmetleri Kuruluşlarının Yetki ve Sorumlulukları” başlıklı” 7. maddesinde; “a) Yer hizmetleri kuruluşlarının, havaalanlarında 5 inci maddede de açıklanan yer hizmet türlerinin, tamamını veya bir kısmını tarifeli ve tarifesiz seferler için yapmaya yetkilidir.” kuralı,
“Özel yetkiler” başlıklı 11. maddesinde; “c) Şehir terminali ve/veya terminalleri ile havaalanı arasında ve/veya hava alanından çevre illere ve ilçelere yapılacak olan düzenli yolcu taşıma işletmeciliğinin, karayolu taşımacılığı ile ilgili tüm mevzuata uyulması koşulu ile taleplere göre, Bakanlık tarafından düzenlenir.” kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın çözümünün, havaalanları/ havalimanları ile yerleşim yerleri arasında ve aksi yönde yapılacak yolcu taşımacılığının düzenlenmesi hususunda davalı Bakanlığın yetkisinin bulunup bulunmadığı, varsa bu yetkinin sınırının belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk olarak, davalı Bakanlığın söz konusu taşımacılığın düzenlenmesine ilişkin yetkisinin bulunup bulunmadığı, devamında ise bu yetkinin sınırlarının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
5216 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini planlamak, toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek, bunların sayılarını, bilet ve ücret tarifeleri ile zaman ve güzergahlarını belirlemek görev ve yetkisi büyükşehir belediyelerine ve belediyelere verilmiştir. Bununla birlikte sivil havacılık alanında özel bir düzenleme olan 2920 sayılı Kanun’un 43 ve 44. maddeleri ile davalı Bakanlık, havaalanlarında ve gerekli göreceği diğer yerlerde, sivil havacılık faaliyetlerinin güvenli, düzenli ve süratli bir biçimde yürütülmesini sağlamak, yolcu ve yük trafiği ile her türlü hizmetlerin çağdaş sivil havacılık ilkelerine ve ülke çıkarlarına uygun bir biçimde yürütülmesi amacıyla gereken önlemleri almaya ve aldırmaya yetkili kılınmıştır. Yine işlem tarihinde yürürlükte bulunan 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararmane’nin 2. ve 7. maddelerinde, ulaştırma, hizmetlerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedefleri belirlemek, karayolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak görev ve yetkisi davalı Bakanlığa verilmiştir. Bu yetki kapsamında hazırlanan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Havalimanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinde ise, “ulaşım” hizmeti yer hizmetleri arasında sayılmış ve şehir terminali ve/veya terminalleri ile havaalanı arasında ve/veya havaalanından çevre illere ve ilçelere yapılacak düzenli yolcu taşımacılığının ilgili tüm mevzuata uyulması koşulu ile taleplere göre davalı Bakanlık tarafından düzenleneceği kuralına yer verilmiştir.
Görüleceği üzere, havaalanının belediye ve mücavir alan sınırları içinde kaldığı yerlerde belediyeler de, davalı Bakanlıkla birlikte, havaalanı ile yerleşim yerleri arasındaki yolcu taşımacılığı konusunda yetkili bulunmaktadır. Ancak burada vurgulanması gereken en önemli husus, söz konusu hizmete yönelik olarak idarelerden birine tanınmış münhasır bir yetkinin bulunması halinde, diğer idarece yapılacak hizmet planlamasında bu hususun dikkate alınması zorunluluğudur. Buna göre, davalı Bakanlık tarafından havaalanı ve yerleşim yerleri arasında yolcu taşımacılığının düzenlenmesi halinde, bu taşımacılığın kanunla münhasıran belediyelere tanınan şehir içi toplu taşıma faaliyeti niteliğinde olamayacağı, taşımacılığın belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan kısımlarında kullanılacak olan güzergah ve durak yerlerinin ise ilgili belediyece tespit edileceği açıktır.
Öte yandan; 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu’nun 1. maddesinde, karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi ve mevcut imkanların daha yararlı bir şekilde kullanılması, Kanun’un amaçları arasında sayılmış, 2. maddesinde, Kanun’un kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını da kapsadığı belirtilmiş, 5. maddesinde de, karayolu ile taşımacılık yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi almanın zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
Havaalanları ile şehir merkezi arasında yapılan taşımanın, esas itibarıyla karayoluyla yolcu taşımacılığı niteliğinde olduğu, 4925 sayılı Kanun uyarınca davalı Bakanlığın anılan taşımacılığın düzenlenmesi konusunda ülke sathında yetkili olduğu, 5216 ve 5393 sayılı Kanun’larda belediyelere tanınan yetkilerin ise, belediye ve mücavir alan sınırları içinde geçerli ve belirli konulara ilişkin özel bir yetki olduğu hususu dikkate alındığında, davalı Bakanlığın havaalanı ile yerleşim yerleri arasındaki yolcu taşımacılığına ilişkin yetkisinin, yalnızca havaalanı-terminal arası ile sınırlı olduğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre; taşımacılığın belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan kısmı bakımından, ilgili belediyelerce belirlenecek güzergah ve durak yerlerine uymak koşulu ile, davalı Bakanlık tarafından, havaalanı/havalimanı ile şehir merkezi/merkezleri ve aksi yönde yolcu taşımacığının düzenlenebileceği açıktır.
Nitekim, …’ın yetkilendirilmesine ilişkin dava konusu işlem incelendiğinde, yetkilendirmenin ilgili belediye tarafından uygun görülecek şehir içi güzergahlar ile indirme/bindirme duraklarına uyulması ve belediye sınırları dışına çıkılmaması kaydıyla yapıldığı görülmektedir.
Yukarıda izah edilen nedenlerle davalı idare tarafından yapılan … tarih ve … sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. …’a bazı havaalanlarından – şehir merkezine karşılıklı olarak yolcu taşıma hizmeti vermek üzere yetki verilmesine ilişkin … gün ve … sayılı Ulaştırma Bakanlığı işleminin iptali isteminin REDDİNE,
2. Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin … TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan … TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Dairemizin 24/02/2021 tarih ve E:2019/2976, K:2021/1116 sayılı kararında davacı taraf lehine vekalet ücretine karar verildiğinden, davacı taraf lehine tekrar vekalet ücretine hükmedilmemesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Müdahilin yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6. Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.