Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1453 E. , 2022/8977 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1453
Karar No : 2022/8977
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu İstanbul ili, Beykoz ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … (İdare Mahkemesince sehven tapuda … pafta, … ada, … no.lu parsel olarak yazılmıştır.) parsel sayılı taşınmazda imar planı değişikliği yapılması talebinin reddine dair İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda;
Davacı tarafından, her ne kadar imar planı değişikliği yönünde yapılan taleplerin belediye meclisinde karar bağlanması gerektiği belirtilerek, İmar Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilse de, uyuşmazlık konusu taşınmazın 22.07.1983 onay tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı kapsamında kaldığı ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun ilgili hükmü uyarınca bu alanın amacı dışında kullanılamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu taşınmazın imar planı değişikliğine konu edilmesi mümkün olmadığından davalı idare tarafından da bu konu hakkında meclis kararı alınmasına gerek bulunmadığı, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazla ilgili olarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunun 3194 sayılı İmar Kanununa göre özel kanun olması sebebiyle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunun hükümlerinin uygulanacağı husuları göz önüne alındığında, dava konusu taşınmazın bir kısmının 22/07/1983 onay tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında her ne kadar konut alanında kalmış olsa da söz konusu konut alanı olarak ayrılmış fakat yapı yapılmamış yerlerde 2960 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi uyarınca yeşil alan statüsü uygulandığı, bu nedenle söz konusu taşınmazın yapılaşmaya açılması yönünde bir imar planı değişikliğinin de yapılamayacağı, kaldı ki taşınmazın imar plan değişikliği yapılarak yapılaşmaya açılmasına ilişkin talebin yapılaşma ve nüfus yoğunluğunu arttırıcı, yeşil donatı ve yüzeyi azaltıcı bir etki yaratacak olması nedeniyle de kabulünün mümkün olmadığı, kamulaştırma yapılması talebi yönünden ise, idarece kamulaştırma kararı alınmadığı, özel kanun uygulanmasından kaynaklı bir kısıtlamanın olduğu hususu da göz önüne alındığında, davacı tarafından yöneltilen taleplerin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz konu kararın hukuk ve usule uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul ili, Beykoz ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … (İdare Mahkemesince sehven tapuda … pafta, … ada, … no.lu parsel olarak yazılmıştır.) parsel sayılı taşınmazın hissedarı olan davacı tarafından, mülkiyet hakkının kısıtlandığı iddiasıyla anılan taşınmazda imar planı değişikliği yapılması talebinin reddine dair İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” kuralına yer verilmiş; temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı vurgulanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinin 1. fıkrasında; “2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun “Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması” başlıklı 8. maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur…b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı’ndan meydana gelir. Mevcut ise Bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren Belediye Başkanlığı’nca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edebilir. Belediye Başkanlığı’nca Belediye Meclisi’ne gönderilen itirazlar ve planları Belediye Meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” hükmüne yer verilmiştir
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun aynı Kanunun 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde “Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak.” büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmış, 14. maddesinde ise “…Büyükşehir kapsamındaki ilçe belediye meclisleri tarafından alınan imara ilişkin kararlar, kararın gelişinden itibaren üç ay içinde büyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar plânına uygunluğu yönünden incelenerek aynen veya değiştirilerek kabul edildikten sonra büyükşehir belediye başkanına gönderilir. Üç ay içinde büyükşehir belediye meclisinde görüşülmeyen kararlar onaylanmış sayılır.” hükmü getirilmiştir.
İstanbul Boğaziçi alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözeterek korumayı ve geliştirmeyi ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemeyi ve düzenlemeyi amaç edinerek kabul edilen ve 22.11.1983 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2960 sayılı Boğaziçi Kanunun 2. maddesinde: ‘Boğaziçi Alanı’; Boğaziçi kıyı ve sahil şeridinden, öngörünüm bölgesinden, geri görünüm bölgesinden ve etkilenme bölgelerinden oluşan ve sınırları ve koordinatları bu Kanuna ekli krokide işaretli ve 22/07/1983 onay tarihli nazım planda gösterilen alan’ olarak, ‘geri görünüm bölgesi’; öngörünüm bölgesine bitişik olan ve 22/07/1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen coğrafi bölge olarak ifade edilmiş, yine madde metninde ‘etkilenme bölgesi’ ise; öngörünüm ve geri görünüm bölgeleri dışında 22/07/1983 tarihli ve 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen ve Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm ve geri görünüm bölgelerinden etkilenen bölge olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un “İmar Planlarının Yapılması, Onayı ve Tadili” başlıklı 10.maddesinde ise; “Gerekli görüldüğü takdirde “Boğaziçi Alanı” için yapılan planların revize edilmesi “gerigörünüm” ve “etkilenme” bölgelerinde 3030 sayılı Kanuna göre, “sahil şeridi” ve “öngörünüm” bölgelerinde İstanbul Büyük Şehir Belediyesince hazırlanarak Belediye Meclisinin kararı ve Belediye Başkanının onayından sonra “Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu” onayı ile yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
2960 sayılı Kanunun “İmar planlarının yapılması, onayı ve tadili” başlıklı 10.maddesinin 3.fıkrasında; “Gerekli görüldüğü takdirde “Boğaziçi Alanı” için yapılan planların “revize” edilmesinin “gerigörünüm” ve “etkilenme” bölgelerinde 3030 sayılı Kanuna göre, “sahil şeridi” ve “öngörünüm” bölgelerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanarak belediye meclisinin kararı ve Belediye Başkanının onayından sonra “Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu” onayı ile yürürlüğe girer.” hükmüne, 5.fıkrasında ise; “Plan değişiklikleri de aynı usule göre yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
09/07/1984 tarihli, 18453 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 18.maddesinin (b), (c), (d) ve (e) fıkraları dışında yayımı tarihinde yürürlüğe giren 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 6.maddesinin, (A) fıkrasının, (b) bendinde, büyükşehir belediyelerine ait görevler arasında; “Büyükşehir nazım imar planlarını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak, ilçe belediyelerinin nazım imar plana uygun olarak hazırlayacakları tatbikat imar planlarını onaylamak ve uygulanmasını denetlemek.” sayılmıştır.
Diğer taraftan, 23/07/2004 tarihli, 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 23.maddenin ilgili kısımları dışında yayımı tarihinde yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 31.maddesi ile; 3030 sayılı Kanun, ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, 3030 sayılı Kanun ile değişikliklerine yapılan atıfların 5216 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı hükmü düzenlenmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde ise; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek, büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının hissedarı olduğu dava konusu İstanbul ili, … ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 22/07/1983 onay tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında kısmen konut, kısmen çocuk parkı, kısmen de yol alanında kaldığı, davacı tarafından mülkiyet hakkının kısıtlandığı bu durumun ortadan kaldırılması amacıyla imar planında değişiklik yapılması istemi ile ilk olarak 14/07/2016 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun taşınmazın Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar planında kaldığı gerekçesiyle reddedildiği, davacının 27/12/2016 tarihinde yeniden aynı istemlerle davalı idareye yaptığı başvursunun da aynı gerekçelerin tekrar edilmesi suretiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün 17/01/2017 tarih ve 10273 sayılı işlemiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 22.07.1983 onay tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar planında kaldığı ve yukarıda yer alan Boğaziçi Kanunun ilgili hükmü uyarınca bu alanın amacı dışında kullanılamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu taşınmazın imar planı değişikliğine konu edilmesi mümkün olmadığından davalı idare tarafından bu konu hakkında belediye meclisi kararı alınmasına gerek bulunmadığı belirtilmiş ise de, yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu imar planı değişikliği talebi ile ilgili olarak; imar planlarına yönelik öncelikle değerlendirilmesi gereken hususun şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, üst ölçekli plana ve mevzuata uygunluğunun bulunup bulunmadığı hususu olduğu gözetildiğinde imar planı teklifi ile ilgili olarak belediye meclisi tarafından bir değerlendirme yapılması gerektiğinden bu usul izlenmeden dava konusu belediye başkanlığı boğaziçi imar müdürlüğü işlemiyle reddedilmesinde yetki yönünden mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin yukarıda belirtilen gerekçeyle iptali yolunda karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunamamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.