Danıştay Kararı 6. Daire 2022/5977 E. 2022/9026 K. 26.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/5977 E.  ,  2022/9026 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5977
Karar No : 2022/9026

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR)
1- …
2- …
3- … Derneği
4- …
5- …
6- …
7- … Derneği
8- …
9- … Derneği
10- … Derneği
11- …

96- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : …
III- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Bakanlığı
2- … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
3- … ve arkadaşları

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırlarında … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan “Sülfürik Asit Üretim Tesisi” projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi’nin E: … sayılı dosyasında dava açıldığı ve … tarih ve K:… sayılı karar ile anılan işlemin iptaline karar verildiği görüldüğünden, bu davada karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; temyize konu karara dayanak yapılan … İdare Mahkemesi’nin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararı temyiz edildiği ve henüz kesinleşmediği, kesinleşmeyen bir karar dayanak alınarak davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği iddia edilerek, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı İdare tarafından; temyize konu karara dayanak yapılan … İdare Mahkemesi’nin … tarihli, E:…, K:.. sayılı kararının temyiz edildiği ve henüz kesinleşmediği, dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği iddia edilerek, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı yanında müdahil tarafından ise; dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği iddia edilerek, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından; davacıların temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş, davacılar tarafından ise savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması taleplerinin incelenmesine gerek görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırlarında … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan “Sülfürik Asit Üretim Tesisi” projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından … tarihli, … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal kararı ile hukuki varlığı sona eren idari işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kalkacağı idare hukukunun en temel ilkelerinden biridir. İdare tarafından tesis edilmiş olan işlemin sakatlığının, idari yargı yerince tespit edilmesi sonucu verilen iptal kararı bütün ilgililer için sonuç ifade edecektir. Genel düzenleyici işlemlerin iptali halinde bütün ilgilileri açısından sonuç doğuracağı konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte, genel düzenleyici işlemler dışında, birden çok kişiyi etkileyen ya da etkilemesi muhtemel nitelikteki bir işlemin, bu kişilerden biri tarafından açılan dava sonucunda iptal edilmiş olması halinde ise, iptal kararının sadece o kişi yönünden sonuç doğuracağının kabulü gerekir. Dava konusu olayda, çevresel etki değerlendirme kararının iptal edilmesi halinde, diğer ilgililerin yeniden dava açarak hukuken geçerliliği kalmayan bir işlemi yeniden iptal ettirmeleri söz konusu olamayacağı, bu konuda verilen iptal kararının bütün ilgililer yönünden genel bir etkiye sahip olduğu açıktır.
Ancak, belirtilen nitelikte bir işlem hakkında açılmış ve devam etmekte olan birden çok davada ise, davaya bakmakta olan mahkeme tarafından her bir davacı yönünden uyuşmazlığın çözümlenerek karar verilmesi gerekmekte olup, henüz iptal kararının kesinleşmemesi nedeniyle dava konusu işlemin bütün sonuçları ile ortadan kalkmaması durumunda davanın konusuz kalmayacağı, bu durumda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilebilmesi için iptal kararının kesinleşmesi, idari işlemin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı ve …tarih ve K:… sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiğinden, davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ise de, sözü edilen Mahkeme kararı henüz kesinleşmediğinden iptal kararı ile dava konusu işlemin hukuk aleminden tam olarak ortadan kalkmadığı, kaldı ki anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 günlü, E:2022/5972, K:2022/9027 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; işin esası hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bakılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; dosyada mevcut vekaletnamelerde bildirilen adreslere göre, gerçek kişi davacıların davaya konu projenin gerçekleştirileceği Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri’nde ikamet etmediği anlaşıldığından, öncelikle davacıların anılan yerlerde ikamet edip etmediği, buralarda taşınmazının bulunup bulunmadığı ya da dava konusu projenin davacıların ikamet ettiği yerleri etkileyip etkilemediği ortaya konularak ve davacı derneklerin dernek tüzükleri istenilmek ve incelenmek suretiyle, dava açmakta menfaatleri olup olmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği de tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2.Yürütmenin durdurulması talepleri hakkında karar verilmediğinden, davacılar ile davalı yanında müdahil tarafından yatırılan … TL YD harcının talepleri halinde iadesine,
3.Yeniden karar verilmesi üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.