Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/507 E. , 2022/5114 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/507
Karar No : 2022/5114
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ortaklığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adi ortaklık adına, bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Temmuz, Ekim-Aralık ve 2016/Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi, tekerrür hükümleri uygulanmak suretilyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 2014 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden davacı adi ortaklık adına bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasının istenildiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlıkta 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca müteselsil sorumlu olan ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılması gerektiğinden, adi ortaklık adına ihbarnamlerin düzenlenmesi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının dava konusu katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı idarenin bu kısma ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak; Mahkemece, adi ortaklık adına özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceğinden bahisle dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, ortaklık adına özel usulsüzlük cezası kesilmesini engelleyen bir yasa hükmü olmadığı ancak olayda 2014 yılı hesap ve işlemleri incelenen davacı ortaklık adına, … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda; davacı ortaklığın ilgili takvim yılında katma değer vergisi dahil toplam 1.932.297,76TL tutarındaki emtia alışlarını sahte belge kullanmak suretiyle belgelendirdiğinin tespit edildiğinden bahisle özel usulsüzlük cezası kesildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353’üncü maddesinde, fatura veya benzeri belge verilmemesi, alınmaması ve diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmamasına ilişkin özel usulsüzlükler ve cezalarını düzenlendiği, sözü edilen maddede öngörülen düzenleme ile mükelleflerin vergilendirme dönemindeki işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesinin sağlanması amaçlandığının anlaşıldığı, harcamaların sahte belgelerle belgelendirilmesi 213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. fıkrasında özel usulsüzlük cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmadığından ve kesilen ceza maddenin öngörülüş amacına da uygun düşmediğinden davacının emtia alımlarının sahte faturalar ile belgelendirdiğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda Mahkeme kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun bu kısım yönünden gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adi ortaklık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile, 2014 yılında bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinin tespit edildiği, sahte faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirilecek katma değer vergisi olarak dikkate alınamayacağı, adi ortaklık adına mükellefi olduğu katma değer vergisine ilişkin olarak tarh işlemlerinin yapılabileceği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adi ortaklık adına, bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Temmuz, Ekim-Aralık ve 2016/Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 2014 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2014 yılı için davacı adi ortaklık adına kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Bölge idare Mahkemesi kararının, davacı adına 2014/Temmuz, Ekim-Aralık ve 2016/Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer alan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, adi ortaklıklarda mal teslimi ve hizmet ifası adi ortaklık tarafından yapıldığından, katma değer vergisinin mükellefi adi ortaklık olacak, beyanname ortaklık adına düzenlenecek, ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle vergi dairesine verilecek, ancak verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulabilecektir. Aynı zamanda adi ortaklıklar Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun’un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
Bu durumda, vergi mükellefi olan adi ortaklık adına, mükellefi olduğu vergilerin takibi amacıyla vergi-ceza ihbarnamesi düzenlenebileceğinden, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdaresi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2014/Temmuz, Ekim-Aralık ve 2016/Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.