Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2975 E. 2022/5339 K. 26.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2975 E.  ,  2022/5339 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2975
Karar No : 2022/5339

KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Zonguldak ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, “Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak,” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-(3) maddesi uyarınca “24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Zonguldak İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü … karar sayılı işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş olup; anılan karar Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2018 günlü, E:2016/15813; K:2018/18644 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, polis memurları …. ve …’nin davacı hakkında tuttukları tutanaklar üzerine soruşturmaya başlandığı, tutanakların tutulduğu 24/02/2011 tarihinde davacının şahsi işi için Adliyeye geldiği, tutanak düzenleyen polis memurlarından Cumhuriyet Başsavcısı koruma görevini yürüten K.E.’nin aynı gün Adliyede görevli olduğu ve düzenlediği tutanakta “…davacının kendisine başsavcıyı sorduğu, müsait olmadığını öğrenince karşısındaki bankta başsavcıyı beklemeye başladığı, bu sırada evrak teslimi için adliyeye gelen polis memuru … ile sohbet etmeye başladığı, sinkaflı konuşmalara kendisinin ister istemez kulak misafiri olduğu, konuşmasında “burası kimseye kalmadı, ona da kalmaz” diyerek sinkaflı küfürler sarf ettiğini…” beyan ettiği ve tutanağı müdüriyet makamına sunduğu, diğer polis memuru … tarafından tutulan tutanakta ise, 24/02/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunda bilirkişilik evraklarını almak üzere bulunduğu sırada, “…davacının zabıt katibi … ve savcı katibi ile konuştuğunu, konuşmasında, İlçe Emniyet Müdürümüz … hakkında kendisini Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa şikayet ettiğini ve edeceğini, kendisinin bölge valisi gibi hareket ettiğini, sırtını valiye dayadığını ve kendisinin başsavcı ile görüşmek istediği” şeklinde konuşmalara tanık olduğunu beyan ettiği ve tutanağı müdüriyet makamına sunduğunun belirtildiği, ancak davacı hakkında disiplin soruşturmasının başlatılmasına yol açan, tutanakları düzenleyen polis memurlarının, davacının konuştuğu kişiler olmadığı, sadece davacının başka kişilerle konuşmalarını, konuşulanları duyduklarını ileri sürerek rapor düzenleyen kişiler olduğu, iki kişi arasındaki konuşmaların üçüncü kişiler tarafından tutanağa bağlanarak başka bir delil olmaksızın disiplin soruşturmasına esas alınmasında hukuka uygunluk görülmediğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; davacı vekili olarak Av. …’nın 07/08/2021 tarihinde UYAP üzerinden vekaletname sunmuş ve UYAP ekranında taraf vekili olarak eklenmiş olmasına rağmen herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek, kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-3 maddesinde belirtilen “Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak” fiilerinden ceza verilebilmesinin hakaret suçunun varlığına bağlanmadığı, … Sulh Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında davacının hakaret içeren sözleri söylediğinin kabul edildiği, ancak en az üç kişi ile ihtilat unsuru eksikliğinden suçun oluşmadığı şeklinde hüküm kurulduğu, davacıya isnat edilen sözlerin davacı tarafından söylendiğinin sübuta erdiğinin kabulünün gerektiği, hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmamasının disiplin cezasına etkisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN CEVABI : Taraflarca cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Zonguldak İli, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında tutulan tutanaklarda; “…davacının kendisine başsavcıyı sorduğu, müsait olmadığını öğrenince karşısındaki bankta başsavcıyı beklemeye başladığı, bu sırada evrak teslimi için adliyeye gelen polis memuru … ile sohbet etmeye başladığı, sinkaflı konuşmalara kendisinin ister istemez kulak misafiri olduğu, konuşmasında “burası kimseye kalmadı, ona da kalmaz” diyerek sinkaflı küfürler sarf ettiğini…” , “…davacının zabıt katibi … ve savcı katibi ile konuştuğunu, konuşmasında, İlçe Emniyet Müdürümüz … hakkında kendisini Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa şikayet ettiğini ve edeceğini, kendisinin bölge valisi gibi hareket ettiğini, sırtını valiye dayadığını ve kendisinin başsavcı ile görüşmek istediği” şeklinde beyanda bulunduğunun tespit edildiği ve yapılan soruşturma sonucu, “Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak” fiilinin sübuta erdiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, Zonguldak İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-(3) maddesi uyarınca “24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması üzerine, anılan cezanın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı personeli hakkında, disiplin suç ve cezaları yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-(3) maddesinde “Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak” fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyası ile disiplin soruşturması raporu ve eki bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenerek değerlendirildiğinde, davacının, adliye ortamında ve 3. kişilerin duyabileceği bir ses tonuyla, polis memuruna yakışmayacak bir üslupla İlçe Emniyet Müdürünü kastederek ” dayamış sırtını Valiye, istediği gibi hareket ediyor,…, burası kimseye kalmadı, Ona da kalmaz, o…çocuğu, … … çocuğu …”, “…davacının kendisine başsavcıyı sorduğu, müsait olmadığını öğrenince karşısındaki bankta başsavcıyı beklemeye başladığı, bu sırada evrak teslimi için adliyeye gelen polis memuru … ile sohbet etmeye başladığı, sinkaflı konuşmalara kendisinin ister istemez kulak misafiri olduğu, konuşmasında “burası kimseye kalmadı, ona da kalmaz” diyerek sinkaflı küfürler sarf ettiğini…”, “…davacının zabıt katibi … ve savcı katibi ile konuştuğunu, konuşmasında, İlçe Emniyet Müdürümüz … hakkında kendisini Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa şikayet ettiğini ve edeceğini, kendisinin bölge valisi gibi hareket ettiğini, sırtını valiye dayadığını ve kendisinin başsavcı ile görüşmek istediği” şeklinde beyanlarda bulunduğunun tutanak altına alındığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar anılan tutanaklar üzerine, davacının kendisine hakaret ettiği ileri sürülen İlçe Emniyet Müdürü … tarafından davacıya karşı açılan hakaret davasında davacının beraatine karar verilmiş ise de, davacının “hakaretvari sözleri tanık … ile aralarında geçen diyalogda kullandığı,” tespit edilerek, 5237 sayılı Kanun’un 125/son cümlesine göre gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi şartı olarak öngördüğü en az 3 kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi unsurunun gerçekleşmediğinden sanığın beraatine karar verilmiştir.

Bu durumda; gerek soruşturma raporu eki tanık ifadeleri gerekse ceza davasındaki tespitler sonucu davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan; davacının vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince, Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle esastan bozulması karşısında, İdare Mahkemesince yeniden yargılama yapılacağından, anılan temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.