Danıştay Kararı 5. Daire 2017/2326 E. 2022/7697 K. 26.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/2326 E.  ,  2022/7697 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/2326
Karar No : 2022/7697

DAVACI : …’e vesayeten …

DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, İstanbul Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve … sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’na yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından; herhangi bir soruşturma izni olmaksızın denetim adı altında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sürecinde sözlü veya yazılı savunmaların alınmadığı, soruşturmanın açıldığı ve hakkında açığa alma kararı verildiği tarihte dosyada yeterli delil bulunmadığı, bir kısım delilin meslekten çıkarma kararı verildikten sonra dosyaya girdiği, meslekten çıkarma kararını veren Kurul üyelerinin bazılarının tarafsız ve bağımsız olmadığı, dosyada bulunan delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiği, disiplin cezası verilmesine dayanak olan söz konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu, tanık beyanlarının aleyhe olmadığı, Fetullah Gülen isimli şahsın yaptığı konuşma doğrultusunda talimat alınarak karar verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, adil yargılanma hakkının, hakimlik teminatının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi’nin kararının idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı ve 2577 sayılı Kanunu’nun 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın 2577 sayılı Kanunu’nun 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ: Davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddi yolundaki aynı Dairenin 19/04/2016 tarih ve 2016/208 sayılı kararının ve bu karara karşı 17.6.2016 tarihinde yaptığı itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
1086 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması”, doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde de, Mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, derdest olan davalar yönünden usul hukukunda yer alan bu temel ilkeye göre, idari yargılama usulünde de derdestlik olumsuz bir dava şartıdır. Bu yönüyle derdestlik yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Tarafları, sebebi ve konusu aynı olan iki davanın açılmış olması, özetle; aynı davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olduğunun belirlenmesi hâlinde, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmesi mümkün değildir.
Olayda, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve … sayılı kararının ve bu kararlara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle 5. Dairenin 2019/5353 esas sayılı dosyasında da daha önce dava açıldığı ve derdest olduğu anlaşıldığından, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bu uyuşmazlığın, derdestlik nedeniyle esasının incelenmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla …’in (TC No:…) davacıya vasi olarak atandığı görüldüğünden davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek ve davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
İstanbul hâkimi olarak görev yaptığı dönemde meydana gelen ve kamuoyunda “22 Temmuz Casusluk, Yasa Dışı Dinleme, 14 Aralık, 25 Aralık Kumpas, Selam ve Tevhid’de Kumpas ve Emniyette Paralel yapı Soruşturmaları” olarak bilinen soruşturmalardaki tutum ve eylemlerinden dolayı hakkında yapılan soruşturma sonucu davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin 5. (son) fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin …tarih ve … sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’na yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
Diğer yandan, davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesi ile eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, dava konusu meslekten çıkarma cezasına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından itiraz talebinde bulunulmuş ise de davacının itiraz talebinin inceleme aşamasında olduğu ve henüz bir karar verilmediği görülmüştür.

B) İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden incelemeye tabi tutulacağı öngörülmüş; aynı Kanun’un “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/d bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun “Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin 2. fıkrasında; “Dairelerin kararlarına karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, kararı veren daireden yeniden inceleme talebinde bulunabilir.” hükmüne, 3. fıkrasında; “Dairelerin yeniden inceleme talebi üzerine verdiği kararlara karşı, Başkan veya ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kurula itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.”, aynı maddenin 5. fıkrasında da; “Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir; diğer kararları yargı denetimi dışındadır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Bu davalar, acele işlerden sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

C) İNCELEME VE GEREKÇE:
İptal davası, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettiği, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlere karşı açılır. Dolayısıyla, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir idari işlem bulunmamasına rağmen iptal davası açılması halinde, ilgili yargı merciince 2577 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükümleri çerçevesinde davanın reddine karar verilecektir.
Yine yukarıda yer verilen 6087 sayılı Kanun hükümlerine göre, yargı mensuplarının meslekten çıkarma cezalarına ilişkin kararlara karşı dava açılabilmesi için bu kararların kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşme ise on gün içinde yeniden inceleme ve/veya itiraz talebinde bulunulması halinde HSK ilgili Dairesi veya Genel Kurulunca bu talepler hakkında bir karar verilmesiyle ya da on gün içinde yeniden inceleme ve/veya itiraz talebinde bulunulmaması halinde olacaktır. Dolayısıyla yargı mensuplarının, meslekten çıkarma cezalarına ilişkin kararlara yönelik yeniden inceleme ve itiraz talebinde bulunmaları halinde, HSK ilgili Dairesi ve Genel Kurulunca bu istemler hakkında bir karar verilmesinin beklenmesi ve bu kararlarla kesinleşen meslekten çıkarma cezalarına ilişkin karara karşı iptal davası açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunulduğu, aynı Dairenin … tarih ve … sayılı kararı ile yeniden inceleme talebinin reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacının itiraz talebinde bulunduğu ve inceleme aşamasında bulunan itiraz talebi hakkında henüz bir karar verilmediği görülmüştür.
Dolayısıyla, davacı tarafından itiraz talebinin sonuçlanması beklenmeden 30/01/2017 tarihinde, kesinleşmemiş olan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir yani kesinleşmiş bir işlem mahiyetinde olmadığı ve anılan karara karşı açılan davanın esasının incelenmesine 2577 sayılı Kanun’un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.