Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7728 E. , 2022/4817 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7728
Karar No : 2022/4817
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asalen …’a
velayeten …
2- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …
Hukuk Müşaviri Av. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİLLER
(DAVALI YANINDA) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında davaya müdahil olan … ve … tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, Samsun Göğüs Hastalıkları Hastanesinde Göğüs Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan yakınları …’un 29/05/2015 tarihinde görevi başında iken … isimli şahıs tarafından tabanca ile vurularak öldürülmesi olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla … için 10.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi, … için 10.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi, … için ise 10.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın (miktar artırım dilekçesi neticesinde toplam 2.702.322,41 TL maddi tazminat) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü ile, davacılardan … için 1.838.060,81 TL, … için 679.777,41 TL, … için ise 184.484,19 TL olmak üzere toplam 2.702.322,41 TL maddi tazminatın; her bir davacı açısından 10.000,00 TL’lik kısımlarının (toplam 30.000,00 TL) idareye başvuru tarihi olan 16/02/2016 tarihinden itibaren, geri kalan kısımlarının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, eş … için 120.000,00 TL, çocuk … için 80.000,00 TL, anne … için ise 40.000,00 TL olmak üzere belirlenen toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın da idareye başvuru tarihi olan 16/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare ve müdahiller tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Mahkeme kararının maddi tazminat isteminin kabul edilen bölümünün … için 1.570.654,89 TL, … için 538.020,53 TL, … için ise 151.289,77 TL olmak üzere toplam 2.259.965,19 TL’ye ilişkin kısmı ve manevi tazminat isteminin kabul edilen bölümünün … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için ise 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL’ye ilişkin kısmı yönünden yapılan istinaf başvurularının reddine, kabul edilen fazlaya dair kısımlar yönünden istinaf başvurularının kabulüyle maddi tazminatın fazlaya dair toplam 442.357,22 TL’ye ilişkin kısmıyla manevi tazminatın toplam 115.000,00 TL’ye ilişkin kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısımlar açısından davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, ödenecek maddi tazminat hesaplanırken son bilirkişi rapor tarihinin dikkate alınması gerektiği, hüküm tarihine en yakın memur maaş zammı oranlarının dikkate alınması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, hükmedilen maddi tazminattaki faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, istinaf karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarelerinin %100 kusurlu bulunarak buna göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğu, davalı idare yanında müdahil olan … tarafından, dava konusu ölüm hadisesinin idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmediği, davalı idare yanında müdahil olan … tarafından, dava konusu olayda şahsının bir sorumluluğunun veya kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın, … için 1.570.654,89 TL, … için 538.020,53 TL, … için ise 151.289,77 TL olmak üzere hükmedilen toplam 2.259.965,19 TL maddi tazminatın, her bir davacı açısından 10.000,00 TL’lik kısmına (toplam 30.000,00 TL) idareye başvuru tarihi olan 16/02/2016 tarihinden itibaren, geri kalan kısımlarına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun’un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun’un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun’a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından, idareye başvurunun yapıldığı 16/02/2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “… İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminat isteminin kabul edilen bölümünün … için 1.570.654,89 TL, … için 538.020,53 TL, … için ise 151.289,77 TL olmak üzere toplam 2.259.965,19 TL’ye ilişkin kısmı ve manevi tazminat isteminin kabul edilen bölümünün … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için ise 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL’ye ilişkin kısmı yönünden yapılan istinaf başvurularının reddine, kabul edilen fazlaya dair kısımlar yönünden istinaf başvurularının kabulüyle maddi tazminatın fazlaya dair toplam 442.357,22 TL’ye ilişkin kısmıyla manevi tazminatın toplam 115.000,00 TL’ye ilişkin kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısımlar açısından davanın reddine” yolundaki ibarenin, “… İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminat isteminin kabul edilen bölümünün … için 1.570.654,89 TL, … için 538.020,53 TL, … için ise 151.289,77 TL olmak üzere toplam 2.259.965,19 TL’ye ilişkin kısmı ve manevi tazminat isteminin kabul edilen bölümünün … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için ise 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL’ye ilişkin kısmı yönünden yapılan istinaf başvurularının reddine, kabul edilen fazlaya dair kısımlar yönünden istinaf başvurularının kabulüyle maddi tazminatın fazlaya dair toplam 442.357,22 TL’ye ilişkin kısmıyla manevi tazminatın toplam 115.000,00 TL’ye ilişkin kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısımlar açısından davanın reddine, … için 1.570.654,89 TL, … için 538.020,53 TL, … için ise 151.289,77 TL olmak üzere hükmedilen toplam 2.259.965,19 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 16/02/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil olan … ve …’ın temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların temyiz istemlerinin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, esas yönünden REDDİNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü ile kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, faizin başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.