Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4247 E. , 2022/4758 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4247
Karar No : 2022/4758
DAVACI : … Denizcilik ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU :
1-.18/01/2017 tarih ve 29952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ”Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği” kapsamında … Bakanlığı ile … SAS (…) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolünün,
2- Bu protokol ile … SAS’ye devredilen yetkinin ve
3- Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinin 1 numaralı ekinin ”(A) Genel Gerekler” başlıklı bölümünün 3. maddesi ile ”(B) Özel Gerekler” başlıklı bölümünün 5. maddesi ve Yönetmeliğin tamamının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin geçici 2. maddesinde yer alan düzenlemenin bir af kanunu gibi olduğu, asgari kriterlerin basitleştirildiği, yetkisi iptal edilen kuruluşla yeniden protokol imzalandığı, AB direktifleri ve İMO kararlarının dikkate alınmadığı, kuruluşun merkez ofisinde denetim yapılmadığı, yetkisi iptal edilen tek kuruluş olduğu, Yönetmeliğin kişiye özel düzenleme olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı, esas ilişkin olarak ise; geçici 2. maddenin bir af maddesi olmadığı, bu madde olmasa bile söz konusu kuruluş tarafından idareye başvurulmasının önünde mevzuatta bir engel bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü Avrupa Konsey Yönergesinin 16/06/2009 tarihinde yürürlükten kalktığı, 391/2009 sayılı Yönetmeliğin yürürlüğe konulduğu ve asgari kriterlerin buna aykırı olmadığı, Türkiye temsilciliğine yönelik akreditasyon için 1 yıllık sürenin alınan yetkiyle iş ve işlem yapılması ve sertifikasyon süreci ile alakalı olduğu, başvuru yapan tüm kuruluşlar için geçerli olduğu, Türk Akreditasyon Kurumunun da uygun görüşünün olduğu, merkez ofiste denetim yapılmasının zorunlu olmadığı, idarenin gerek duyması halinde yapılabileceği, Yönetmeliğin 655 sayılı KHK kapsamında yürürlüğe konulduğu ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI: Dava konusu yetkilendirme protokolünün iptali talebinin 25 yıl önce gerçekleşen olay nedeniyle istendiği, söz konusu olayın özen eksikliği olarak adli yargıda tazminat sorumluluğunu gerektirebileceği, adli yargıda açılan davanın ise devam ettiği, kuruluşun gerekli şartları taşıdığı ve bağımsızlık ilkesine de uygun olduğu, bu nedenle de yetkilendirilme işleminin yapıldığı ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/02/2022 tarih ve E:2021/1294, K:2022/494 sayılı kararına uyularak dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesi ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile … SAS (BV) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolü ve bu protokol ile … SAS’ye devredilen yetkinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 18/1/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinin ve … Bakanlığı ile … SAS (…) arasında imzalanan 10/3/2017 tarihli Yeki Devri Protokolünün iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2/b. fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1/d. fıkrasında, 3 ve 5. maddelere uygun olarak düzenlenmediği takdirde dilekçenin reddine karar verileceğine işaret edilmiştir.
Birçok konuda düzenleme içeren ve çok sayıda maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün iptali, ancak yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle istenebilecek olup, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmaması halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir.
Anılan Yasa hükümleri uyarınca davacının, davaya konu ettiği Yönetmeliğin hangi maddelerinin ve kısımlarının menfaatini ihlal ettiğini dava dilekçesinde sebepleri ve dayanaklarıyla birlikte, belirgin bir biçimde ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturması ve iptalini istemesi zorunlu olup; uyuşmazlığın, ancak bu şekilde yargı yerlerince menfaat ilişkisi de kurularak hukuki irdelemesinin yapılmasından sonra hükme bağlanabileceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, dava dilekçesinin sonuç kısmında 18/1/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinin tamamının, bu olmadığı taktirde Yönetmeliğin 1 numaralı eki Asgari Kriterler ”(A) Genel Gerekler” bölümünün 3 numaralı maddesi ile ”(B) Özel Gerekler” bölümünün 5 numaralı maddesinin iptalini istediği de anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Yönetmeliğin hangi maddelerinin veya kısımlarının iptalinin istenildiğinin menfaat bağı kurulmak suretiyle ve iptal sebepleri ile birlikte açıkça belirtilmemesi nedeniyle dava dilekçesi 2577 sayılı Yasa’nın 3. maddesine uygun bulunmamaktadır.
Öte yandan, terditli taleplere yer verilmesinin de dava dilekçesini 2577 sayılı Yasa’nın 3. maddesi hükmüne aykırı hale getireceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 15/1-d maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 09/09/2020 tarih ve E:2017/1167, K:2020/2858 sayılı davanın reddine dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/02/2022 tarih ve E:2021/1294, K:2022/494 sayılı kararıyla kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
18/01/2017 tarih ve 29952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ”Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği” kapsamında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile … SAS (BV) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolünün, bu protokol ile … SAS’ye devredilen yetkinin ve “Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği”nin 1 numaralı ekinin ”(A) Genel Gerekler” başlıklı bölümünün 3. maddesi ile ”(B) Özel Gerekler” başlıklı bölümünün 5. maddesi ve Yönetmeliğin tamamının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 09/09/2020 tarih ve E:2017/1167, K:2020/2858 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/02/2022 tarih ve E:2021/1294, K:2022/494 sayılı kararıyla; davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, Dairemiz kararının dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesi dışında kalan kısımları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesi ile … Bakanlığı ile … SAS (…) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolü ve bu protokol ile … SAS’ye devredilen yetki yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş ve Dairemiz kararının dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesi ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile … SAS (…) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolü ve bu protokol ile … SAS’ye devredilen yetki yönünden davanın reddine ilişkin kısmı dışındaki kısımları kesinleşmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat;
Dava konusu Yönetmeliğin yayım tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle 26/09/2011 tarih ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü”
başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; “Deniz ve içsular taşımacılığı alanında kullanılan her çeşit gemi ve benzeri deniz ve içsu araçlarına ilgili emniyet belgelerini vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek.” hükmü, (i) bendine; ” Deniz ve içsular taşımacılık faaliyetlerinde kullanılan her türlü gemi ve benzeri deniz ve içsu aracının dönemsel teknik muayenesini yapacaklar ile denize ve yola elverişlilik izin belgelerini vereceklerin asgari niteliklerini belirlemek ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek.”, anılan Genel Müdürlüğün görevleri arasında sayılmış,
“Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; “Ulusal ve yabancı klas kuruluşlarıyla işbirliği yapmak, gerektiğinde bunları yetkilendirmek ve denetlemek.”, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
“Düzenleme yetkisi” başlıklı 34. maddesinde ise; “Bakanlık; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve kanunla belirlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 18/01/2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği’nin dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle; “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; ulusal ve uluslararası sularda denizde can ve mal emniyetinin sağlanması ile deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik olarak, ulusal mevzuat ve Ülkemizce taraf olunan/kabul edilen sözleşme, karar, kural, kod, sirküler ve diğer metinler gereğince, Türk bayraklı gemilerin yapım, onarım, tadilat ve kullanım aşamalarında tabi olacakları asgari emniyet ve yeterlik gereklerinin gözetim ve denetimi kapsamında, test, sörvey, onay ve belgelendirme hizmetlerini, bu hizmetlerin serbestçe yürütülmesi esasına dayanarak Bakanlık adına yürütecek kuruluşların seçimi, yetkilendirilmeleri, denetlenmeleri ve yetkilerin iptaline ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”,
“Yetkilendirilme talebi” başlıklı 5. maddesinde; “(1) Yetkilendirilmek üzere talepte bulunacak kuruluşlar, bu Yönetmelikte düzenlenen yetkilendirme için gerekli şartlara uygunluklarını gösterir bilgi, belge ve dokümanlarla İdareye başvurur. (2) Sınırlı yetkili kuruluş olmak için talepte bulunan kuruluşlar, bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri ve Bakanlık Tebliği ile belirlenecek kriterlere uygunluklarını gösterir bilgi, belge ve dokümanlarla İdareye başvurur.”,
“Değerlendirme” başlıklı 6. maddesinde; “(1) İdare tarafından yapılacak ilk inceleme neticesinde, gerekli görülmesi halinde talep edilecek ilave bilgi ve belgelerin, talepte bulunan kuruluşlar tarafından İdareye verilmesi zorunludur. (2) Talepte bulunan kuruluşa İdare koordinesinde İnceleme, Tespit ve Denetim Komisyonu (İTDK) tarafından denetim yapılır. Denetim, öncelikle dosya muhteviyatı üzerinden, daha sonra merkez ve/veya bölge ofisi yeterliliğine esas olacak şekilde yapılır. İTDK, İdarenin ilgili Daire Başkanı başkanlığında, en az bir üyesi Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünden
olmak üzere en az üç kişiden oluşur. İTDK’nin Yönetmelik gereklerinin sağlandığını belirten raporu İdare tarafından karar komisyonuna sunulur.”,
“Karar komisyonu” başlıklı 7. maddesinde; “(1) Karar komisyonu, Müsteşar başkanlığında, Müsteşar Yardımcısı, Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürü, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü, 1. Hukuk Müşaviri olmak üzere en az beş kişiden oluşur. Komisyon başkanı gerek gördüğünde komisyona ilave üye davet edebilir. (2) Karar komisyonunun sekretarya hizmetleri, Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğünce yerine getirilir.”,
“Yetkilendirme protokolü” başlıklı 8. maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte bulunan şartları sağladığı tespit edilen ve talebi uygun değerlendirilen YK ile Bakanlık arasında yetkilendirme protokolü YK’nin temsilcisi ve Müsteşar tarafından karşılıklı imzalanır. Yetkilendirme protokolünün süresi en fazla on yıldır. (2) Yetkilendirme protokolü, IMO Deniz Emniyeti Komitesi ve Deniz Çevresini Koruma Komitesi MSC/Circ. 710 ve MEPC/Circ. 307 numaralı Denizcilik İdareleri Adına Hareket Edecek Tanınmış Kuruluşların Yetkilendirilmesi İçin Model Anlaşma hükümlerine ve TK Kod gerekliliklerine uygun olmak kaydıyla, Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanır.”,
“Yetkinin iptali” başlıklı 27. maddesinde; “(1) YK’lerin yetkileri aşağıdaki durumlarda iptal edilir:
a) 26 ncı maddenin üçüncü fıkrasındaki yetkilerinin askıya alınması veya kısıtlanması süresi içerisinde/sonunda YK’nin talebi üzerine yapılan denetimde uyarılmayı gerektiren sebeplerin devam ettiğinin tespit edilmesi halinde,
b) 26 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre iki yıl içerisinde iki defa kısıtlama veya askıya alma durumunda,
c) Merkez ofisine veya bölge ofisine yapılacak denetimlerin önlenmesi veya engel çıkarılması ve YK’nin yazılı gerekçesinin uygun bulunmaması halinde,
ç) YK tarafından kasıt ile tamamen yanlış veya gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi veya bilgi saklandığının tespit edilmesi ve YK’nin yazılı gerekçesinin uygun bulunmaması halinde,
d) Geçici 1 inci maddenin üçüncü fıkrasının yerine getirilmemesi halinde.
(2) Bu Yönetmelik kapsamında imzalanan yetkilendirme protokolleri, İdare tarafından görülen lüzum üzerine, bir yıl önceden yazılı olarak bildirilmek kaydıyla iptal edilebilir.
(3) Yetkisi iptal edilen YK, iptalin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde yetki talebinde bulunamaz.”,
“Yetkisi iptal edilmiş kuruluşlar” başlıklı Geçici 2. maddesinde ise; “(1) Bu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan 1/10/2003 tarihli ve 25246 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Bayraklı Gemilerde Bayrak Devleti Adına Hareket Edecek Kuruluşların Seçimi ve Yetkilendirilmesine Dair Yönetmelik kapsamında yetkisi iptal edilen YK’ler bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları halinde bu Yönetmelik kapsamında yetkilendirilebilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. Maddesi ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile … SAS (BV) Arasında İmzalanan 10/03/2017 Tarihli Yetki Devri Protokolü ve Bu Protokol ile … SAS’ye Devredilen Yetkinin İncelenmesi:
Hukuk sistemlerinde, düzenlemeler yapılırken, eski hükümlerin yürürlükten kaldırılıp yeni hükümlerin yürürlüğe girmesi aşamasında, sistemde aksaklık oluşmasına engel olunabilmesi, uyumlu bir geçiş dönemi sağlanabilmesi, geçiş sürecinde hukuki boşlukların önüne geçilebilmesi ve kişilerin kazanılmış haklarının ve mevcut statülerinin korunabilmesi amacıyla “geçici madde” kurumuna yer verilmiştir.
Geçici madde kavramı, yeni bir düzenleme yapılması durumunda, eski sistemle yeni getirilen sistem arasındaki uyumun sağlanması amacıyla düzenlemelere eklenen ve uygulanması belli sürelerle sınırlanan maddeler olarak açıklanabilir. Geçici maddeler bu açıdan değerlendirildiğinde, bu hükümlerin amacının kişilerin kazanılmış haklarını korumak olduğu görülmektedir. Önceki düzenlemeler ile belirli haklara sahip olan kişilerin bu haklarını; ortadan kaldıran, kapsamını daraltan veya değişikliğe uğratan yeni düzenleme sonrasında da devam ettirip ettiremeyecekleri hususunda kazanılmış haklar gündeme geldiğinden,
“Geçici madde” kurumu kazanılmış haklarla yakın ilişki içindedir. Bu yönüyle de, düzenlemelerde yapılan değişiklikler sonucu, muhtemel hak kayıplarının engellenebilmesi amaçlanmaktadır.
İkinci olarak da uyumlu bir geçiş dönemi sağlanabilmesi amacıyla genellikle “geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını gösteren istisna hükümler” olarak da tanımlanabilen geçici maddelere başvurulmaktadır.
Nitekim 17/02/2006 tarih ve 26083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde “Geçici madde” taslakların geçiş hükümlerini düzenleyen maddeler olarak tanımlanmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda; dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesine bakıldığında, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik kapsamında yetkisi iptal edilen Yetkilendirilmiş Kuruluşların, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları halinde bu Yönetmelik kapsamında yetkilendirilebileceğine ilişkin düzenlemenin, önceki Yönetmelik ile sahip olunan herhangi bir hakkın korunmasına ilişkin olmadığı gibi geçiş dönemine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını gösteren bir düzenleme olarak da kabulü mümkün değildir.
Öte yandan, Geçici 2. maddenin, Yönetmeliğin “Yetkinin iptali” başlıklı 27. maddesinin 3. fıkrasındaki, “Yetkisi iptal edilen YK, iptalin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde yetki talebinde bulunamaz.” yolundaki hükmünü de bertaraf ettiği ve öngörülen 2 yıllık yaptırım süresinin uygulanmaması sonucunu doğurduğu anlaşıldığından, düzenlemede bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, önceki düzenlemelere bağlı kazanılmış hakların korunması veya düzenleme ile getirilen yeni koşullara ilişkin geçiş kurallarını düzenleme amacı ile geçici madde düzenlenebileceği dikkate alındığında, eski Yönetmelik ile kazanılmış herhangi bir hakkın korunmasına yönelik olmayan ve aksine Yönetmelik hükmü ile öngörülen yaptırım süresini bertaraf ederek bu sürenin uygulanmaması sonucunu doğuran dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan Geçici 2. madde hükmünden yararlanmak suretiyle yapılan başvuru sonucunda, … Bakanlığı ile … SAS (…) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolünde ve bu protokol ile … SAS’ye devredilen yetkide de hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 18/01/2017 tarih ve 29952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesinin ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile … SAS (…) arasında imzalanan 10/03/2017 tarihli yetki devri protokolü ile bu protokolle … SAS’ye devredilen yetkinin İPTALİNE,
2. Dava netice olarak kısmen iptal, kısmen retle sonuçlandığından; davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumlarına göre belirlenen 1/2’si olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/2’si olan … TL’nin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı yanında müdahil tarafından yapılan toplam … TL yargılama giderinin 1/2’si olan … TL’nin davacıdan alınarak anılan müdahile verilmesine, 1/2’si olan … TL’nin ise anılan müdahil üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davanın retle sonuçlanan ve onanarak kesinleşen kısmı için ilk kararda davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kısım hakkında yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve davalı yanında müdahile iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.