Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2266 E. , 2022/4692 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2266
Karar No : 2022/4692
TEMYİZ EDEN(DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkâri ili, Şemdinli ilçesi, … köyü, … mezrasında ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle mezradan göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hakkari Valiliği … No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2015/5127, K:2018/5391 sayılı bozma kararına uyularak, mezranın terör olayları nedeniyle değil, mezrada o dönem mukim iki aile arasındaki kan davası nedeniyle boşaltıldığı, mezrada şuan ikamet eden ailelerinin büyük bir kısmının korucu ailesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca davalı idare vekili tarafından savunma dilekçesi sunulmaması ve duruşmaya katılım sağlanmaması nedeniyle de davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, köyde sürekli olarak geçici köy korucuları görev yaptığından terör tehtidi bulunduğunun açık olduğu, Zarar Tespit Komisyonu’nun aynı mezraya yönelik 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşılamadığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılanması için akrabaları tarafından yapılan başvurularda başvuruculara ödeme yapılmasına karar verdiği, Komisyon tarafından mezranın boşaltılıp boşaltılmadığı yönünde gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın belirtilen kısmının düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Esasa İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmemesine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 171. maddesinin 1. fıkrasında, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceği hükümlerine yer verilmiştir.
Temyiz istemine konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan 2019 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi`nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu; 3. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı; 5. maddesinin 1. fıkrasında, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralları yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, dava sonunda hüküm verilene kadar hangi aşamada olursa olsun davayı takip edip hukuki yardımda bulunan avukatın, asgari ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından çok olmamak üzere, bu hukuki yardımda bulunurken sarf ettiği emeği ve çabası da göz önünde bulundurularak belirlenecek avukatlık ücretine hak kazandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı idare vekilince, yargılama süreci boyunca 23/06/2014, 20/03/2019 ve 17/04/2019 tarihinde kayda giren dilekçeler ile İdare Mahkemesi’nin ara kararlarına cevap verildiği, davayı takip eden idare vekili bakımından 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinde yer verilen “hukuki yardım” koşulunun sağlandığı anlaşıldığından, davanın karara bağlandığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İdare Mahkemesi kararının davalı idare vekilince savunma dilekçesi sunulmadığı ve duruşmaya katılım sağlanmadığı gerekçesiyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA, davalı … Valiliği lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. Adli yardım istemi kabul edildiğinden, tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.