Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4253 E. , 2022/4768 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4253
Karar No : 2022/4768
DAVACILAR : 1- …Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
2- … Gıda Maddeleri Enerji İmalat İth. İh. Tic.ve San. A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …
DAVANIN_KONUSU :
1-…. Türkiye İzmir Şubesince yapılan, organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında izin verilebilecek maksimum arsenik miktarının ne kadar olacağının bildirilmesi istemli 14/06/2012 tarihli başvuru üzerine tesis edilen, sertifika düzenlenecek organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağı yolundaki … tarih ve … sayılı işlem ile
2- Bu işleme dayanak gösterilen Organik Tarım Komitesinin … tarih ve …sayılı Kararı’nın “organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği”ne ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, ister organik, ister konvansiyonel yöntemlerle üretilsin tüm tarım ürünlerinde belirli düzeyde bir arseniğin mevcudiyetinin kaçınılmaz olduğu, aksi yönde alınan Organik Tarım Komitesi kararının hukuka aykırı olduğu, meyve suyu üretiminde kullanılan içme suyunun da arsenik içerebileceği, arseniğin inorganik ve organik iki türünün olduğu, meyve sularında bulunan arseniğin zararsız olan organik arsenik türünden olduğu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından içme suyunda bile belirli bir oranda arsenik bulunabileceğinin kabul edildiği, doğal bir element olan arseniğin meyve sularında bulunmasının kaçınılmaz olduğu, üründe yetiştiği topraktan ve sudan kaynaklı doğal olarak arsenik bulunabileceği, dava konusu kararı almaya Organik Tarım Komitesinin yetkisi olmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI:
Davalı idarece, piyasa denetimleri sonucunda farklı organik nar sularının analizlerinin yapıldığı ve arsenik tespit edilmediği, ürünün arseniksiz de üretilebileceği, dava konusu işlem tarihi itibarıyla AB mevzuatında ve buna paralel olarak ülkemiz mevzuatında organik tarım ürünlerine ilişkin olarak arseniğe özgü belirlenmiş bir kalıntı ya da bulaşan limitinin bulunmadığı, bunun organik meyve sularının arsenik içermesine izin verilmediği anlamına geldiği, davacıların Amerika’ya ihraç etmek istediği meyve sularında da arseniğe rastlandığı, bu nedenle ürünlerin satılamadığı, arseniğin insan sağlına çok yüksek derecede zararlı olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3609, K:2022/1255 sayılı kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; meyve suyu konsantresi üreticisi ve ihracatçısı olan davacılar tarafından; organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında izin verilebilecek maksimum arsenik miktarının ne kadar olacağının bildirilmesi yolundaki 14.6.2012 tarihli başvuru üzerine tesis edilen, sertifika düzenlenecek organik nar sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışındaki hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki … tarihli ve … sayılı işlem ile bu işleme dayanak gösterilen Organik Tarım Komitesinin … tarihli ve …sayılı kararının organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki itirazı yerinde görülmeyerek işin esası incelenmiştir.
Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirleme amacıyla ve organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklarına dair hususları kapsamak üzere yürürlüğe konulan 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu’nun 3. maddesinde, organik ürünün, organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilmiş ham, yarı mamul veya mamul haldeki sertifikalı ürünü ifade ettiğine işaret edilmiştir.
Aynı Yasa’nın ”Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları” başlıklı 4. maddesinde, ”Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.
Organik tarımın ticaretini, tanıtımını, araştırmalarını ve diğer organik tarım faaliyet stratejilerini belirlemek ve Bakanlık dışı kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve izleme hizmetlerini yapmak üzere Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi kurulur. Bu Komite; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.
Bu komitelere bağlı olarak, yeter sayıda alt komite oluşturulabilir.
Organik Tarım Komitesi ve Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu ve çalışma şekli ile ilgili usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almıştır.
Dava konusu Organik Tarım Komitesi kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan ve anılan Yasa’ya dayanılarak ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanarak 10.06.2005 tarih ve 25841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin ”Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları” başlıklı 45. maddesinde ”Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
a) Komitenin oluşumu; Bakanlık, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı ile Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından görevlendirilecek temsilcilerinden, Bakan veya yetkilendireceği müsteşar veya müsteşar yardımcısının onayı ile kurulur. Yukarıda adı belirtilen kuruluşlardan en az bir üye olmak üzere komiteye alınacak üye sayısını Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü belirler. İhtiyaç duyulması halinde Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nden Komiteye birer üye alınabilir. Komite başkanlığı ve sekreteryası Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanlığınca yürütülür.
b) Komitenin görevleri;
1) Yetkilendirilmiş kuruluş başvurularını değerlendirerek çalışma izni vermek, izin sürelerini uzatmak, izinlerini iptal etmek,
2) Yetkilendirilmiş kuruluşları kodlamak, kontrolörleri, sertifikerleri kodlamak ve kimliklendirmek,
3) Kontrolör ve sertifiker yetkisi vermek, yetkilerini iptal etmek,
4) Yetkilendirilmiş kuruluşların büro denetimini yapmak,
5) Yetkilendirilmiş kuruluşlara, kontrolörlere ve müteşebbislere organik tarım mevzuatlarına aykırı hareket etmeleri halinde gerekli idari para cezalarının uygulanmasını Bakanlık Makamına teklif etmek,
6) Türkiye’de organik tarımın yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, tanıtılması konularında çalışmalar yapmak, Organik tarım konusunda eğitim, seminer, sempozyum, toplantı, kongre ve fuarların düzenlenmesini teşvik etmek, bahse konu etkinliklere katılmak ve katkı sağlamak,
7) Uluslararası Organik Tarım mevzuatlarını izleyerek bu konudaki uyumun sağlanması için değişiklik çalışmaları yapmaktır.
c) Komite, sekreterya tarafından toplantıya çağrılır. Komite üye tam sayısının en az salt çoğunluğuyla toplanır. Kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır.
d) Raportörlük, Komitece Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü temsilcileri arasından seçilen sekreter üye tarafından yürütülür.
e) Kararlar, toplantı tarihinden itibaren en geç bir ay içinde toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır. Bakan veya Bakan’ın yetki verdiği Makamın
Onayına sunulur ve Makam Onayı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin organik kontrol ve sertifikasyonunu yapan … adlı şirket tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne yapılan 14.06.2012 tarihli başvuruda, davacı tarafından üretilen ve ABD’ye satışı yapılan bir parti ürünün arsenik içeriğinin yüksek bulunması nedeniyle toplatıldığı ve davacı şirketin ürettiği dört parti organik nar suyunun analizinde 0,095 ppm arsenik tespit edildiği belirtilmek suretiyle organik ürün sertifikası düzenlenebilmesi için izin verilecek arsenik limitinin ne olduğunun sorulduğu, bu başvuruya cevaben tesis edilen dava konusu … tarih ve …sayılı işlemde, organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki dava konusu Organik Tarım Komitesi kararından bahisle sertifika düzenlenecek organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacılar tarafından, ister organik, ister konvansiyonel yöntemlerle üretilsin tüm tarım ürünlerinde belirli düzeyde bir arseniğin mevcudiyetinin kaçınılmaz olduğu, meyve suyu üretiminde kullanılan içme suyunun da arsenik içerebileceği ileri sürülmekte ise de davalı idarece piyasa denetimleri sonucunda farklı organik nar sularının analizlerinin yapıldığı ve arsenik tespit edilmediği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu işlem tarihi itibarıyla AB mevzuatında ve buna paralel olarak ülkemiz mevzuatında organik tarım ürünlerine ilişkin olarak arseniğe özgü belirlenmiş bir kalıntı ya da bulaşan limitinin bulunmadığı ve organik meyve sularının arsenik içermesine izin verilmediği anlaşılmış olup; Organik Tarım Komitesinin … tarihli ve … sayılı kararının organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki kısmında ve bu karara uygun olarak tesis edilen işlemde üst normlara aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, davacılar tarafından Organik Tarım Komitesinin standart belirleme yetkisine sahip olmadığı ileri sürülmekte ise de; Organik Tarım Komitesinin … tarihli ve … sayılı kararının dava konusu kısmı ile yeni bir standart belirlenmediği, söz konusu kararın dava konusu kısmının organik tarım mevzuatı çerçevesinde uygulama birlikteliği sağlamaya yönelik bir açıklama içerdiği sonucuna varılmıştır.
Davacı şirketlerin diğer iddiaları ise iptal kararı verilmesini gerektirir nitelik taşımamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 23/06/2021 tarih ve E:2014/4107, K:2021/3581 sayılı dava konusu işlemlerin iptali yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3609, K:2022/1255 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacıların üretmiş oldukları ürünlerin organik kontrol ve sertifikasyonunu yapmaya yetkili kuruluş olan … Türkiye İzmir Şubesince, davacıların ürettikleri ürünlerden alınan 4 parti numunede 0.095 ppm arsenik tespit edilmiştir.
Bunun üzerine … Türkiye İzmir Şubesince “her partinin tek tek analiz edilmesi ve maksimim 0,01 ppm arsenik tespit edilmesi durumunda organik ürün sertifikası düzenlenebileceği” belirtilerek, 14/06/2012 tarihinde organik nar suyu meyve sularında izin verilebilecek maksimum arsenik miktarının ne kadar olacağının bildirilmesi istemiyle davalı idareye başvurulmuştur.
Anılan başvuruya cevaben idare tarafından, sertifika düzenlenecek organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağı … tarih ve …sayılı işlem ile bildirilmiştir.
Bu işlem ile işleme dayanak gösterilen Organik Tarım Komitesinin … tarih ve … sayılı kararının “organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği”ne ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 23/06/2021 tarih ve E:2014/4107, K:2021/3581 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3609, K:2022/1255 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat;
5262 sayılı Organik Tarım Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde;
“Bu Kanunun amacı; tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” hükmü,
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde,
“Bu Kanun, organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklara dair hususları kapsar.” hükmü,
“Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde,
“Organik ürün: Organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilmiş ham, yarı mamul veya mamul haldeki sertifikalı ürünü… ifade eder.” hükmü,
“Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları” başlıklı 4. maddesinde,
“Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.
Organik tarımın ticaretini, tanıtımını, araştırmalarını ve diğer organik tarım faaliyet stratejilerini belirlemek ve Bakanlık dışı kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve izleme hizmetlerini yapmak üzere Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi kurulur. Bu Komite; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.
Bu komitelere bağlı olarak, yeter sayıda alt komite oluşturulabilir.
Organik Tarım Komitesi ve Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu ve çalışma şekli ile ilgili usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Organik Tarım Komitesi kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan ve 5262 sayılı Kanun’a dayanılarak ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanarak 10/06/2005 tarih ve 25841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin ”Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları” başlıklı 45. maddesinde,
”Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
a) Komitenin oluşumu; Bakanlık, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı ile Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından görevlendirilecek temsilcilerinden, Bakan veya yetkilendireceği müsteşar veya müsteşar yardımcısının onayı ile kurulur. Yukarıda adı belirtilen kuruluşlardan en az bir üye olmak üzere komiteye alınacak üye sayısını Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü belirler. İhtiyaç duyulması halinde Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nden Komiteye birer üye alınabilir. Komite başkanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürü veya yetki vereceği Genel Müdür Yardımcısı veya Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanı tarafından, Komite Sekreteryası ise Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanlığınca yürütülür.
b) Komitenin görevleri;
1).Yetkilendirilmiş kuruluş başvurularını değerlendirerek çalışma izni vermek, izin sürelerini uzatmak, izinlerini iptal etmek,
2).Yetkilendirilmiş kuruluşları kodlamak, kontrolörleri, sertifikerleri kodlamak ve kimliklendirmek,
3) Kontrolör ve sertifiker yetkisi vermek, yetkilerini iptal etmek,
4).Yetkilendirilmiş kuruluşların büro denetimini yapmak ve bu denetimlerle Yetkilendirilmiş kuruluşun kontrol ve sertifikasyon faaliyetlerinin tarafsızlığını ve kontrollerinin etkinliğini teyit etmek,
5).Yetkilendirilmiş kuruluşlara, kontrolörlere ve müteşebbislere organik tarım mevzuatlarına aykırı hareket etmeleri halinde gerekli idari para cezalarının uygulanmasını Bakanlık Makamına teklif etmek,
6).Türkiye’de organik tarımın yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, tanıtılması konularında çalışmalar yapmak, Organik tarım konusunda eğitim, seminer, sempozyum, toplantı, kongre ve fuarların düzenlenmesini teşvik etmek, bahse konu etkinliklere katılmak ve katkı sağlamak,
7).Uluslararası Organik Tarım mevzuatlarını izleyerek bu konudaki uyumun sağlanması için değişiklik çalışmaları yapmaktır.
c).Komite, sekreterya tarafından toplantıya çağrılır. Komite üye tam sayısının en az salt çoğunluğuyla toplanır. Kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır.
d).Raportörlük, Komitece Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü temsilcileri arasından seçilen sekreter üye tarafından yürütülür.
e).Kararlar, toplantı tarihinden itibaren en geç bir ay içinde toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır. Bakan veya Bakan’ın yetki verdiği Makamın Onayına sunulur ve Makam Onayı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu İşlemlerin İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin organik kontrol ve sertifikasyonunu yapan … adlı şirket tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne yapılan 14/06/2012 tarihli başvuruda, davacı tarafından üretilen ve ABD’ye satışı yapılan bir parti ürünün arsenik içeriğinin yüksek bulunması nedeniyle toplatıldığı ve davacı şirketin ürettiği dört parti organik nar suyunun analizinde 0,095 ppm arsenik tespit edildiği belirtilmek suretiyle organik ürün sertifikası düzenlenebilmesi için izin verilecek arsenik limitinin ne olduğunun sorulduğu, bu başvuruya cevaben tesis edilen dava konusu işlemde, organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki dava konusu Organik Tarım Komitesi kararından bahisle sertifika düzenlenecek organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından, ister organik, ister konvansiyonel yöntemlerle üretilsin tüm tarım ürünlerinde belirli düzeyde bir arseniğin mevcudiyetinin kaçınılmaz olduğu, meyve suyu üretiminde kullanılan içme suyunun da arsenik içerebileceği ileri sürülmekte ise de, davalı idarece piyasa denetimleri sonucunda farklı organik nar sularının analizlerinin yapıldığı ve arsenik tespit edilmediği görülmüştür.
Öte yandan, AB mevzuatında ve buna paralel olarak ülkemiz mevzuatında organik tarım ürünlerine ilişkin olarak arseniğe özgü belirlenmiş bir kalıntı ya da bulaşan limitinin bulunmadığı ve bu durumun organik meyve sularının arsenik içermesine izin verilmediği anlamına geldiği de açıktır.
Nitekim, Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinde Belirli Bulaşanların Maksimum Seviyelerinin Belirlenmesi Hakkında Tebliğ’in “Ek-2 Metal ve Metaloidler” başlıklı kısmında, meyve suyu, nektarı ve şuruplarındaki arsenik konsantrasyonu için ‘kabul edilebilir en yüksek değer’in 0,2 mg/kg olarak belirlendiği dikkate alındığında, idarenin organik meyve sularında tespit edilebilir düzeyde arsenik bulunmaması yönünde iradesinin bulunduğu açık olup, yargı kararıyla davalı idarenin organik meyve sularında bulunabilecek maksimum arsenik limiti belirlemesi konusunda zorlanamayacağı gibi bu durumun kamu yararına da uygun olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, organik üretimin; güvenilir gıdaya yönelik, kendine özgü standartları bulunan, sentetik kimyasalların kullanımına izin verilmeyen, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen ve üretimde kimyasal girdi kullanılmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı olan dolayısıyla insan sağlığını ve gıda güvenilirliğini önceleyen ve sağlayan bir model olduğu, organik tarım ürünlerine ilişkin olarak arseniğe özgü belirlenmiş bir kalıntı ya da bulaşan limitinin olmamasının da organik meyve sularının arsenik içermesine izin verilmediği anlamına geldiği dikkate alındığında, Organik Tarım Komitesinin … tarih ve … sayılı Kararının organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki kısmında ve bu Karara uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. İşbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen … TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.