Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6754 E. , 2022/4808 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6754
Karar No : 2022/4808
DAVACI : …Sağlık ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Ana Yönetmelik ve ekinde yapılan birtakım değişikliklerin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise 3. ve 5. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce, iptali istenilen idari işlemle sınırlı olarak hukuka uygunluk incelemesi yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
İptal davalarında, iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, düzenleyici işlemin tamamının, belirli maddelerinin veya maddelerin belirli kısımlarının iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, dava dilekçesinde, iptali istenilen hukuk kuralının açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, düzenleyici işlemin, idari işlemin yetki ve/veya şekil unsurlarına aykırı olarak tesis edildiği iddia ediliyor ise tamamının iptalinin istenebileceği açık olmakla birlikte; yargısal denetimi yapacak olan merci tarafından anılan unsurlar yönünden düzenleyici işlemin hukuka uygunluğu tespit edildiği takdirde düzenleyici işlemin tamamı yönünden iptali isteminin yanında ayrıca belirli maddeleri veya kısımları yönünden de hukuka aykırılık iddialarının denetlenebilmesi için, aynı dava kapsamında düzenleyici işlemin tamamının iptali istemiyle birlikte belirli maddelerinin veya kısımlarının da iptalinin istenebileceği, anılan nitelikte bir istemde bulunulmasının ise terditli istem niteliğinde olmayacağı açıktır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin “talep konusu” kısmında 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dilekçe ekinde yer alan bir kısım cerrahi işlemlerin (B) ve (C) tipi olarak ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinde yapılamaz hâle getirilmesine ilişkin değişikliklerin ve aynı Yönetmelik’in 5. maddesinde yer alan “…ve aynı Yönetmeliğin Ek-9’u ekteki şekilde değiştirilmiştir.” ibaresi ile Ek-9 sayılı ekinde yapılan değişikliklerin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği; dilekçenin “sonuç” kısmında ise, bir kısım cerrahi işlemlerin (B) ve (C) tipi olarak ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinde yapılamaz hâle getirilmesine ilişkin değişikliklerin ve Yönetmelik’in Ek-9’unun iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, dava dilekçesinin talep ve sonuç kısımlarının kısmen çelişkili olduğu, ayrıca dava konusu değişiklikler dışında düzenlemeler de içeren ana Yönetmelik’in Ek-9’unun tamamının iptalinin istenildiği; dilekçenin açıklamalar kısmında her bir madde, fıkra, bent ya da ibare bakımından hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmediği, dava konusu edilen Yönetmelik’in ve eklerinin tam olarak hangi maddesinin, fıkrasının, bendinin ya da ibaresinin iptalinin istenildiğinin açıkça anlaşılamadığı, istemlerin tereddüte yer bırakılmayacak şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir. Bu hâli ile dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, iptali istenilen madde, fıkra, bent ya da ibarenin açıkça belirtilmesi, ayrıca dava konusu Yönetmelik ve eklerinde anılan cerrahi işlemlere karşılık gelen hangi kısımların (veya eksik düzenlemenin) iptalinin istenildiğinin açıkça ifade edilmesi, iptali istenilen hükümler yönünden tek tek hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile harç yatırılmaksızın Dairemiz nezdinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi hâlinde davacıya iadesine, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.