Danıştay Kararı 6. Daire 2022/2394 E. 2022/9008 K. 26.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2394 E.  ,  2022/9008 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2394
Karar No : 2022/9008

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sigorta A.Ş.
(Eski Ünvan: … Sigorta A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Sakarya İli, Geyve İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacı şirket tarafından sigortalanan yapıların yer hareketlerinden kaynaklı zarar görmesinden dolayı poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapıldığı, anılan sigortalı yapılar hakkında yapı ruhsatı düzenlenirken gerekli inceleme ve denetim yapılmadığı ve hizmet kusuru işlendiği gerekçesiyle yapılan ödemenin tazmini istemiyle idareye yapılan başvurunun ise reddedildiğinden bahisle, söz konusu ret işleminin iptali ile sigortalıya ödenen 498.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınması istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf talebinin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) :
Dava; davacı şirket tarafından sigortalanan yapıların zemin hareketlerinden kaynaklı zarar gördüğünden bahisle, sigortalıya ödenen 498.000,00 TL’nin tazmini istemiyle açılmıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 04/01/2019 tarihinde ödeme yapılmış, ödenen bedelin tazmini için idareye 29/06/2020 tarihinde başvurulmuş, başvurunun reddedilmesi üzerine ise bakılmakta olan dava açılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından istinaf başvurusunun reddine karar verilen İdare Mahkemesi kararında ise; zararın 04/01/2019 tarihinde tüm sonuçlarıyla birlikte öğrenildiği, zararın öğrenildiği 04/01/2019 tarihinden itibaren en geç bir yıl içerisinde ve son olarak 04/01/2020 tarihine kadar idareye başvuruda bulunulması, istemin açık veya zımnen reddi üzerine altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 29/06/2020 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine 21/09/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılarak, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun Sigorta Hukukunun Altıncı Kitabı’nın 1420. maddesinde; Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar, hükmünü içermektedir.
Olayda ise; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 04/01/2019 tarihinde ödeme yapıldığı, ödenen bedelin tazmini için 29/06/2020 tarihinde başvuru yapıldığı ve davanın da 21/09/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, zaman aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında isabet görülmediğinden, kararın bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.