Danıştay Kararı 13. Daire 2019/3951 E. 2022/3859 K. 26.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/3951 E.  ,  2022/3859 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3951
Karar No:2022/3859

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Müşavirlik Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kazan Belediye Encümeni’nce 22/04/2016 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen “Arsası ile Beraber Termal Otel Satışı” ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin … tarih ve … sayılı davalı idare yazısının tebliğinden itibaren 5 (beş) gün içerisinde sözleşme imzalamadığından bahisle geçici teminat mektubunun nakde çevrilerek gelir kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile gelir kaydedilen 633.000,00-TL’nin iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen kararda; ihale şartnamesinin davacı tarafından okunduğu ve orada belirtilen koşulların kabul edildiği, ihale günü olan 22/04/2016 tarihinde 220.000,00-TL tutarında nakit ve 14.000,00-TL mahsup fişi olmak üzere 234.000,00-TL geçici teminat bedelinin hazır edildiği, 400.000,00-TL geçici teminat bedeli bu aşamada hazır edilemediğinden davacı tarafından 400.000,00-TL tutarında çek düzenlendiği, ihale tarihinden sonra çek tutarından idarece tahsilat yapılarak toplamda 633.000,00-TL tutarında geçici teminat bedelinin alındığı, davacı şirket uhdesinde kalan ihalenin ihale yetkilisince 06/05/2016 tarihinde onaylandığı, 20/05/2016 tarihinde sözleşmeye davet yazısının davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiği, 24/05/2016 tarihinde davacı şirket tarafından ihale konusu otel için tespit talebinde bulunulduğu ve buna ilişkin tespit raporları hazırlandığı, davacı şirketin 03/06/2016 tarihli dilekçesiyle mevcut yapının sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olmadığından bahisle ihalenin iptalinin talep edildiği, aynı tarihte idarece ihalenin feshi yoluna gidilerek geçici teminatın irat kaydedilmesine karar verildiği;
Davacı tarafından, “teminat olarak usule aykırı şekilde çek alındığı, kalan 400.000,00-TL teminatın ihaleden sonra peyderpey alındığı, şartnamenin dördüncü maddesindeki yasal zorunluluğa uyulmadığı” ileri sürülmekte ise de, davalı idarece geçici teminat bedeli olarak çek kabul edildiği görülmekle birlikte, söz konusu hususa davacı tarafından itiraz edilmediği, ihale tarihinden sonra çek bedellerinin nakit olarak ödendiği, şartname hükümlerine aykırı olarak çek kabul edildiği davacı tarafından ihale tarihinde bilinmesine rağmen menfaati ihlâl edilene kadar bu hususun hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmediği ve söz konusu tutarların sonradan nakit olarak ödendiği göz önüne alındığında salt bu durum dava konusu işlemin iptalini gerektirmeyeceğinden dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacı tarafından sözleşmeye davet yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ileri sürülmekte ise de, 03/06/2016 tarihinde davacı şirket tarafından ihalenin iptalinin talep edildiği, ihalenin iptali talebi sonrasında idarece 03/06/2016 tarihinde ihalenin feshedilerek geçici teminatın irat kaydedilmesine karar verildiği, dolayısıyla sözleşmeye davet yazısının tebliği usulsüz olsa dahi davacı şirket tarafından 03/06/2016 tarihinde ihalenin iptali talep edildiğinden davacının bu tarih itibarıyla sözleşmenin imzalanmayacağı yönündeki iradesinin belli edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, teminat sayılabilecek unsurların kanunda gösterildiği, idarenin teminat sayılamayacak bir unsur olan çeki geçerli kabul ederek kendilerini yanlış yönlendirdiği, Mahkemenin yorum yoluyla çeki geçerli kabul etmesinin hukuka uygun bir değerlendirme olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.