Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/152 E. , 2022/4048 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/152
Karar No : 2022/4048
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir vergisi, geçici vergi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen …tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin … tarih ve …ila …nolu ihbarnamelerin davacıya 14/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihbarnamelere karşı dava açılmayarak alacağın kesinleştiği, usulüne uygun olarak kesinleştirilen kamu alacağının tahsili için ödeme emri tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece ödeme emri içeriği geçici vergilerin 24/04/2017 tarihinde terkin edildiği bildirildiğinden 2010 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler ile bu vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizi yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ödeme emrinin 7, 9, 10, 11, 14, 15, 16. sırasında yer alan alacaklara dair kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, diğer kısımlar yönünden dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacının 2010 yılı işlemleri yönünden 13/11/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunu done alarak matrah belirleyen takdir komisyonu kararlarının 17/10/2016 tarihinde davalı vergi dairesine geldiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ise 22/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, buna göre 2010 vergilendirme dönemi için beş yıllık zamanaşımı süresinin takdire sevk tarihi olan 13/11/2015 tarihinde durduğu, 17/10/2016 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, ihbarnamelerin takdire sevkten sonra zamanaşımı için kalan süre içerisinde tebliğ edilmediği görüldüğünden tarh zamanaşımına uğrayan kamu alacağı için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra ödeme emri değinilen kısım yönünden iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine karşı davanın 7 günlük dava açma süresi içerisinde açılmadığı, ödeme emri içeriği kamu alacağının dayanağı olan ihbarnamelerin davacıya 14/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, dava açılmayarak kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 2010 yılı işlemleri yönünden 13/11/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunun … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunu done alarak belirlediği matrahlara ilişkin 23/09/2016 tarihli kararlarının 17/10/2016 tarihinde davalı vergi dairesine geldiği, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2010 yılının muhtelif dönemleri için yapılan gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatının duyurulduğu 17/10/2016 tarih ve 1 ila 10 nolu ihbarnamelerin ise davacıya 14/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından ihbarnamelere konu vergi ve cezalara karşı dava açılmaması ve herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine sözü edilen vergi ve cezaların tahsili için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde re’sen tarhiyat, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmış, 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak, takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonunun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise 72. maddenin 1. fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak belirtilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların dayanağı olan ihbarnamelerin Vergi Dava Dairesi kararında belirtildiği gibi 22/05/2017 tarihinde değil, takdire sevk tarihi itibarıyla duran tarh zamanaşımı süresinden kalan süre içerisinde, 14/11/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, bu tarihte tebliğ edilen ihbarnamelere konu tarhiyatın zamanaşımına uğramadığı görülmüştür.
Bu durumda, usule uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın vergi ve cezalara karşı dava açılmadığı gibi herhangi bir ödemede bulunulmadığı anlaşılan kamu alacaklarının davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından, yazılı gerekçeyle ödeme emrini, 7, 9, 10, 11, 14, 15, 16. sırasında yer alan alacaklar dışındaki kısımları yönünden iptal eden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.