Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2787 E. 2022/5887 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2787 E.  ,  2022/5887 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2787
Karar No : 2022/5887

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2012/1,2,3,4,6,7 ve 8. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Kavaklıdere Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik İnş. Mob. Rekl. Ltd. Şti, ve Dışkapı Vergi Dairesi mükellefi … Grup Kağ. Matb. İnş. Tic. Ltd. Şti tarafından düzenlenen faturalara isabet eden cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, Dışkapı Vergi Dairesi mükellefi … Kağ. Rek. Mat. Amb ve Kırt. Ürün. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalara isabet eden cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı … Kağıtçılık Reklam Matbaa, Ambalaj ve Kırtasiye Ürünleri Tic. Ltd. Şti hakkında düzenlenen … tarih … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun incelenmesinden; davacının 20/12/2001 tarihi itibariyle … Sigorta Aracılık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti ticaret unvanı adı altında işe başladığı, 14/11/2005 tarihinde şirketin unvanının … Kağıtçılık Reklam Matbaa, Ambalaj ve Kırtasiye Ürünleri Tic. Ltd. Şti olarak değiştirildiği, ansiklopedi, sözlük, kitap, kitapçılık, müzik eserleri ve müzik el yazmaları, atlas, harita vb. basım hizmetleri ve kırtasiye ürünleri toptan ticareti faaliyetinde bulunduğu, 01/06/2006 tarihinde hisse devri yapıldığı, mükellef şirketin ortağı …’ın ortağı ve şirket müdürü olduğu … Granit Mermer Paz. Mad. İn. Tu. İt. İh. San. Tic. Ltd. Şti hakkında bilerek sahte fatura kullanma nedeniyle 2011 vergilendirme döneminde … tarih ve … sayılı Vergi Suçu Raporu düzenlendiği, bir defa sahte fatura düzenleme, bir defa da adreste bulunamama gerekçesiyle özel esaslara tabi tutulduğunun tespit edildiği, mükellef hakkındaki düzenlenen 05/01/2009 tarihli yoklamada, mükellefin nakil geldiği, iş yerinin 40 m² olduğu, 3 işçinin çalıştığı, faaliyet konusunun toptan kağıt alım satımı olduğunun beyan edildiği, 07/12/2012 tarihinde adres değişikliği konulu yoklamada, mükellefin adres değişikliği yaptığı, iş yerinin 150 m² olduğu, adreste büro hizmetleri verileceği, 4 takım büro malzemesi, bilgisayarın mevcut olduğu, 26/06/2013 tarihinde yapılan yoklamada ise, belirtilen adresin mükellef şirket ortaklarının kararı ile Yenimahalle/Ankara adresinde irtibat bürosu ve toptan satış faaliyetinde bulunmak üzere kiralandığı, iş yerinin 100 m² olduğu, 1 kişi çalıştırılacağı, 25/03/2013 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanıldığı, iş yerinde 2 dolap, 3 masa, 10 sandalye, bilgisayar ve satılmak üzere muhtelif kağıtlar bulunduğu, 02/12/2013 tarihli yoklamada ise, mükellefin adres değişikliği yaptığı, iş yerinin 100 m² olduğu, irtibat bürosu olarak Yenimahalle/Ankara adresinde bulunan yeri kullandığı, büro malzemelerinin mevcut olduğu, 02/12/2012 tarihi itibariyle 5 kişinin çalıştığının beyan edildiği, 26/03/2014 tarihinde … Mahallesi Keçiören/Ankara adresinde yapılan yoklamada, şirketin faaliyetine devam ettiği, 3 çalışan bulunduğu, depo ve şubesinin bulunmadığı, 28/11/2014 tarihinde yapılan yoklamada ise, şirketin işyeri adresinde faaliyette olduğu ancak şirket ortakları şehir dışında olduğundan adrese görüşme mektubu bırakıldığı, ancak görüşmeye riayet edilmediği tespitlerine yer verildiği, 2009 yılı katma değer vergisi matrahının 14.517.093,82 TL, 2010 yılı katma değer vergisi matrahının 13.874.182,20 TL, 2011 yılı katma değer vergisi matrahının 13.072.676,26 TL, 2012 yılı katma değer vergisi matrahının 11.579.983,65 TL ve 2013 yılı katma değer vergisi matrahının ise 25.216.975,22 TL olduğu, mükellefin vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam borcunun 134.570,64 TL olduğu, GİB-YBS ortamında yapılan sorgulama neticesinde mükellefe ait merkezi taşıt kütüğünde araç kaydı bulunmadığı, mükellef kurum muhasebecisinin “bu şirketin iş yerini gördüm, İş yerinde 4-5 ton civarında matbaa kağıtları bulunmaktaydı. Mal alış ve satış sevkiyatlarını görmedim. Şirket toptan kağıt ticareti malzemeleri alış- satışı yapıyordu. Şirket halen faaliyetine devam ediyor, şirketin depo ve şubesi yoktu. Alış ve satış tutarları çok yüksek olduğundan bundan şüphelendim. Bu durumu müdüre sorduğumda, kağıdın pahalı bir ürün ve kâr marjı düşük olduğundan yüksek tutarda alış ve satış tutarlarının olduğunu söylediler. Şirketin bu alışlarından şüphelendim” şeklinde beyanının bulunduğu, mükellef kurumun mal ve hizmet alışlarına ilişkin bildirimine göre 2009 yılında hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan kişi ve şirketlerden 11.636.093,00 TL tutarında alım yaptığı, bunun toplam mal/hizmet alışları içindeki payının %82 olduğu, 2010 hesap döneminde 13.818.559,61 TL tutarındaki alışının 11.900.139,83 TL kısmı hakkında sahte belge düzenleme yönünden hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükelleflerden, 1.785.795,02 TL’lik alışlarının da hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapıldığı, mükellef kurumun 2010 hesap döneminde kullandığı mal/hizmet alış faturalarının %86’lık kısmının hakkında sahte fatura düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, %13’lük kısmının ise sahte fatura düzenlemek şüphesiyle incelemede bulunan mükelleflerden alındığı, dolayısıyla alışların %99’unun sahte fatura düzenleyen ve sahte fatura düzenleme şüphesiyle incelemede bulunan mükelleflerden yapıldığı, 2011 hesap döneminde 12.739.507,47 TL tutarındaki alışın 4.242.425,49 TL kısmı hakkında sahte belge düzenleme yönünden hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükelleflerden, 8.421.349,98 TL’lik alışlarının da hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapıldığı, 2011 hesap döneminde kullanılan mal/hizmet alış faturalarının %33’lük kısmının hakkında sahte fatura düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, %63’lük kısmının ise sahte fatura düzenleme şüphesiyle incelemede bulunan mükelleflerden alındığı, dolayısıyla toplam mal alışlarının %99’unun sahte fatura düzenleyen ve sahte fatura düzenlemek şüphesiyle incelemede bulunan mükelleflerden yapıldığı, 2012 hesap döneminde 11.437.353,85 TL tutarındaki alışının 9.390.337,17 TL kısmı hakkında sahte belge düzenleme yönünde hakkında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, 2.020.916,88 TL’lik alışlarını ise hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapıldığı, bu durumda 2012 hesap döneminde kullandığı mal/hizmet alış faturalarının %82’lik kısmının hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden,%18’lik kısmı hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden, dolayısıyla toplam mal alışlarının %100’ünün yani tamamının sahte fatura düzenleyen ve sahte fatura düzenleme şüphesiyle incelemede bulunan mükelleflerden alındığını gösterdiği, mükellef kurumun defter kayıt ve belgelerinden 2013 hesap döneminde 25.221.616,00 TL tutarındaki alışının 11.655.067,99 TL kısmı hakkında sahte belge düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, 13.196.397,01 TL’lik alışları hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapıldığı, bu durumda toplam mal alışlarının %98’inin sahte fatura düzenleyen ve hakkında sahte fatura düzenleme şüphesiyle inceleme bulunan mükelleflerden yapıldığı tespitlerinden hareketle mükellef kurumun 2009 ila 2013 yıllarında komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme maksadıyla faaliyette bulunduğu, faaliyetinin gerçek olmadığı, bu yıllarda düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile aktarılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, mükellef kurumun defter kayıtlarından yüksek tutarlarda stok görünmesine rağmen deposunun olmadığı, herhangi bir şubesinin bulunmadığı, yüksek tutarlı katma değer vergisi beyan etmesine rağmen ödenmesi gereken katma değer vergisinin sadece üç dönemde düşük tutarda olduğu, adına kayıtlı aracının da bulunmadığı, mükellef şirketin 50-100 m² iş yerinde, bir kaç çalışanla, işletmeye kayıtlı araç olmadan, depo vb gerekli organizasyona sahip olmadan bu kadar yüksek tutarda cirolara ulaşmasının iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun düşmediği, bu haliyle de davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı, asıl faaliyetinin komisyon karşılığında sahte fatura düzenlemek olduğu sonucuna ulaşılmış olup, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta, davacının fatura aldığı … Kağıtçılık Reklam Matbaa, Ambalaj ve Kırtasiye Ürünleri Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu birlikte dikkate alındığında, raporda yer alan tespitlerin adı geçen mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.