Danıştay Kararı 6. Daire 2022/7690 E. 2022/8944 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/7690 E.  ,  2022/8944 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/7690

Karar No : 2022/8944

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: İstanbul İli, Şile İlçesi, … Mahallesi dahilinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan 6.130.000 m3 göl hacmine sahip içme suyu ve taşkın koruma amaçlı Yunuslu Göleti projesi hakkında ÇED Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararına ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyada bulunan bilgi belgeler ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu projeye ilişkin proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu yönünden yapılan değerlendirmeye göre yerinde olduğu ve proje sahasının yeri ve proje teknolojisinin seçilen ve etkilenen alanlar için uygun olduğu ve alternatiflerinin bulunmadığı, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi suretiyle projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin bulunup bulunmadığının saptanması ile proje dosyasında olumsuz etkilerin azaltılması için öngörülen önlemlerin yeterli olduğu, etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi suretiyle projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin bulunup bulunmadığının saptanması ile proje dosyasında olumsuz etkilerin azaltılması için öngörülen önlemlerin yeterli olduğu, öte yandan söz konusu projenin, İstanbul İli su bütçesine sağlayacağı katkı ile (göletin kurulmasının planlandığı çevrenin özellikleri dikkate alındığında) ekolojik yapıya verilecek zarar arasında kamu yararı açısından adil bir denge bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesinden Biyoloji (Hidrobiyoloji/Ekoloji) uzmanlığı yönünden yerinde olduğu, Biyoloji (Flora/Fauna) uzmanlığı yönünden yerinde olduğu, Ziraat mühendisliği yönünden yerinde olduğu, Jeoloji mühendisliği yönünden yerinde olduğu, Çevre mühendisliği yönünden yerinde olduğu, bu kapsamda “ÇED Gerekli Değildir” kararının verilmesini gerektiren bilimsel ve hukuki şartların yerine getirildiği, dolayısıyla “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararınına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, proje tanıtım dosyası için arazi çalışmalarının iki mevsimde yapılmasının gerektiği, proje tanıtım dosyasında proje sahasının özel çevre koruma bölgesinde kaldığı belirtilmesine karşın buna ilişkin bir açıklama ve taahhüdün dosyada yer almadığı, makro yaban hayatının değerlendirilmediği, proje sahasının yeri ve teknolojisinin uygun olmadığı, dosyada “flora ve fauna” açısında eksiklik olduğu, projeye ilişkin açıklamaların yeterli olmadığı, bilirkişi raporundaki ziraat mühendisliğince yapılan tespitlerin gerekçesiz olduğu hususları ileri sürülerek, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ilgili mevzuat hükümleri ile hizmet gerekleri ve kamu yararı ilkeleri çerçevesinde tesis edildiği, dolayısıyla işlemin iptalini gerektiren bir yönünün bulunmadığı, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının bozularak, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : İstanbul İli, Şile İlçesi, … Mahallesi dahilinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan 6.130.000 m3 göl hacmine sahip içme suyu ve taşkın koruma amaçlı Yunuslu Göleti projesi hakkında İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, ÇED Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca … tarihli ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiştir. Anılan ÇED Gerekli Değildir kararının internet sitesinde 20/09/2021 tarihinden itibaren duyurulduğu, askıda ilana ilişkin belgeler dosyada bulunmamakla birlikte, davalı idare savunması ve eklerine göre askıda ilana ilişkin işlemlerin de yapıldığı anlaşılmaktadır.

Anılan karara karşı, davacı Şile Belediye Başkanlığınca … tarihli ve … sayılı yazı ile İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne itirazda bulunulması üzerine, adı geçen idare tarafından … tarihli ve … sayılı yazıyla davacı belediyenin (Şile Kaymakamlığının itirazı ile birlikte) itirazının reddine karar verilmiştir.

Bunun üzerine, Şile Belediye Başkanlığı tarafından, … tarihli ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının; ‘belediyelerince İstanbul Valiliğine 04/10/2021 tarihli yazılarıyla karara karşı itiraz başvurusunda bulundukları, ancak anılan Valilikçe 25/10/2021 tarihli yazıyla itirazlarının uygun bulunmadığının bildirildiği ve bu tarihte (25/10/2021 tarihinde) belediyelerine ÇED Gerekli Değildir Kararının tebliğ edildiği belirterek’ iptali istemiyle, 24/11/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtildikten sonra, “İvedi Yargılama Usulü” başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan; “2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar” hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı, ikinci fıkrasında ise, dava açma süresinin otuz gün olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan çevresel etki değerlendirme sürecine ilişkin uyuşmazlıklarının ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu, ivedi yargılama usûlüne tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin 30 gün olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan istenmesinin dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; davacı belediye tarafından dava konusu edilen 06/09/2021 tarihli işleme karşı, 04/10/2021 tarihli yazıyla davalı İstanbul Valiliği nezdinde itirazda bulunulduğunun dava dilekçesinde belirtildiği gibi davalı idarenin itirazın reddine ilişkin 25/10/2021 tarihli yazılarında da bu hususun açıklandığı, anılan itiraz başvurusunun ise 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğu, ancak ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda 11. maddenin uygulanamayacağı, başka bir deyişle, yapılan başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı göz önünde bulundurulduğunda; davalı idarenin … tarihli ve … sayılı yazısı üzerine, ‘kararın askıda duyurulmasına ilişkin ilana’ ait belgeler dava dosyasında yer almasa da, davacı belediyenin en geç dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararından, dava dilekçesinde ve valiliğin itirazın reddine ilişkin yazısında belirttiği 04/10/2021 başvuru tarihi itibarıyla haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, … tarihli ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle 04/10/2021 tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 24/11/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, uyuşmazlığın esası incelenerek davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,

6. Davacı tarafından yatırılan keşif avansından artan … TL’nin davacıya iadesine,

7. Davalı yanında müdahilin artan posta avansının istemi halinde iadesine,

8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.