Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/720 E. , 2022/3816 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/720
Karar No:2022/3816
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’nca 18/05/2011 tarihinde gerçekleştirilen “2.Grup Eskişehir Merkez ve İlçeleri İlköğretim Okulları Onarımı Yapım İşi” ihalesinde, davacı şirketin teklif başvuru belgelerinde iki adet kaşeli imzalı teklif mektubu sunduğundan bahisle irat kaydedilen 9.500,00-TL geçici teminatın, irat kaydedildiği tarihten itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 17/06/2020 tarih ve E:2015/6121, K:2020/1471 sayılı kararı ile anılan Mahkeme’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacının tazminat isteminin kabulüyle … İl Özel İdaresi’nce irat kaydedilen 9.500,00.-TL geçici teminatın ödenmesine ilişkin kısmının onanması; davacının faiz istemine yönelik hüküm kurulmadığından, bu kısım yönünden, eksik hüküm nedeniyle bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden bozma kararına uyularak verilen kararda; dava dilekçesinde, davalı idare tarafından irat kaydedilen 9.500,00-TL geçici teminatın, irat kaydedildiği tarihten itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi isteminde bulunduğu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca yürütülmesi gereken faizin başlangıcının, söz konusu tutarın ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru tarihinin, başvuru tarihi hakkında herhangi bir istemde bulunulmaması hâlinde ise, dava tarihinin esas alınması gerektiği, davacının geçici teminatın iadesi için davalı idareye başvurusu bulunmadığından, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilen 9.500,00-TL geçici teminata dava açma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 9.500,00-TL geçici teminata dava açma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kamu İhale Kurulu kararına istinaden dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı tarafından Kurul kararına karşı dava açılmadığı, Kurul kararının hukuka aykırı olup olmadığı bilinmediğinden faiz işletilmesi gerektiren bir kusurun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti” yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasında, “Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
1. Temyize konu Mahkeme kararının 9.500,00-TL geçici teminata dava açma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Temyize konu Mahkeme kararının, vekâlet ücretine yönelik kısmının incelenmesinden:
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay’ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının tazminat isteminin kabulüyle irat kaydedilen 9.500,00.-TL geçici teminatın ödenmesine ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca davacı lehine 750,00.-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, Mahkeme kararının geçici teminat bedelinin davacıya ödenmesine ilişkin kısmının Dairemizin 17/06/2020 tarih ve E:2015/6121, K:2020/1471 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, buna bağlı olarak kararın davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının da onanan kısım içinde kaldığı, kararın faize hükmedilmemesi yönünden eksik hüküm nedeniyle bozulduğu ve İdare Mahkemesi’nce Dairemizce verilen kısmen bozma kararına uyularak tazminata karar verilen geçici teminata dava açma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, ancak bozma üzerine yeniden vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, bozma kararına uyularak verilen kararda davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekâlet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davacı lehine ikinci defa vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmının, vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Geçici teminata dava açma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yolundaki temyize konu … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yer alan “ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin, “önceki kararda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X)
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.