Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2077 E. , 2022/3829 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2077
Karar No:2022/3829
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Sistemleri Satış ve Servis A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Danışmanlık Ticaret Ltd. Şti.
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nce 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen “… Marka Lineer Hızlandırıcı Cihazı Bakım Onarım Hizmeti Alımı” işine ilişkin sözleşmenin feshedilerek, anılan işin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında açık ihale usulü ile gerçekleştirilmesine yönelik 12/06/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; … Satış ve … A.Ş.’nin … ürünleri ve servislerinin Türkiye’deki tek temsilcisi olduğundan bahisle, İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nde kurulu … marka doğrusal (lineer) hızlandırıcının 12 aylık bakım ve onarımı işinin doğrudan temin yoluyla anılan şirketten temin edildiği, davacının bahse konu hizmet alımının rekabet koşullarının sağlanması için ihale usulü ile gerçekleştirilmesi gerektiği yönündeki 12/06/2019 tarihli başvurusunun reddedildiği; dosyanın incelenmesinden, davacı firmanın muhtelif özel hastanelerde aynı marka lineer (doğrusal) hızlandırıcıların bakım ve onarım işini yapması ve davacı şirket personelinin üretici firmanın lineer hızlandırıcı ürünlerinin bakım ve onarımını yapabildiklerine dair sertifikalarının bulunması karşısında, davacı şirketin de üretici firmaya ait lineer hızlandırıcıların bakım ve onarımını yapabileceğinin anlaşıldığı, öte yandan, idarece sunulan ve anılan şirketin söz konusu cihazın Türkiye’deki tek temsilcisi olduğuna dair belgenin, anılan şirketin bakım ve onarım hizmetleri açısından ” ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olduğu” anlamına gelmediği, buna göre, anılan şirketin bakım ve onarım hizmetleri açısından özel bir hakka sahip olmaması nedeniyle davalı idare tarafından lineer (doğrusal) hızlandırıcının bakım ve onarım hizmetinin doğrudan temin yöntemiyle satın alınmasında ve davacı tarafından yapılan başvurunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sözleşmenin süresi 31/12/2019 tarihinde dolduğundan davanın konusuz kaldığı, ihtiyaç duyulan bakım ve onarım hizmetini karşılamak için Teknik Şartname’de belirtilen tüm belgeleri ve şartları eksiksiz şekilde sunan, … marka ürün ve servislerinin Türkiye sınırları içerisinde tek temsilcisi … Sistemleri Satış ve … A.Ş. olduğundan doğrudan temin yönteminin benimsendiği; davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu sözleşmenin 31/12/2019 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla anılan tarihte davanın konusuz kaldığı, bu sebeple davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, doğrudan temin yöntemine konu cihaza yönelik tüm sertifikalara kendilerinin sahip olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nce doğrudan temin usulüyle gerçekleştirilen “… Marka Lineer Hızlandırıcı Cihazı Bakım Onarım Hizmet Alımı” işine yönelik olarak davalı yanında müdahil şirket ile 28/12/2017 tarihinde sözleşme imzalanmıştır.
Davacı tarafından, söz konusu bakım ve onarım hizmet alımı işinin doğrudan temin yöntemiyle yapılabilmesine ilişkin şartlar oluşmadığından davalı yanında müdahil ile imzalanan sözleşmenin feshedilerek bahse konu işin açık ihale usulüyle gerçekleştirilmesi gerektiği iddialarıyla ihaleyi yapan idareye 12/06/2019 tarihinde başvuru yapılmış, söz konusu başvurunun ihaleyi gerçekleştiren idarenin 27/08/2019 tarihli işlemiyle reddedilmesi üzerine 07/08/2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idarî dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idarî dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idarî dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’a 6545 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle eklenen “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, bu Kanun’un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Aktarılan mevzuat kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu, bu usule tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.
Bireysel idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekte ise de, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, doğrudan temin usulüyle gerçekleştirilen hizmet alımına yönelik olarak davacıya herhangi bir bildirim yapılmadığı, davacının hizmet alımının yapıldığı tarihi ihaleyi gerçekleştiren idareye yaptığı başvuruyla birlikte öğrenebileceği, söz konusu başvuruda dava konusunu öğrenme zamanına ilişkin kesin bir tarih belirtilmese de en geç idareye başvuru tarihi olan 12/06/2019 tarihinin öğrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı da dikkate alındığında, dava açma süresinin 12/06/2019 tarihinde başladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, öğrenme tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde en son 12/07/2019 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 07/08/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, esası incelenmek suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Mahkeme kararında usûl kurallarına uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan toplam …-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı idareden başlangıçta alınmayan …-TL temyiz başvuru harcı ve …-TL temyiz karar harcının davacıdan tahsili için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL
müdahil yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
8. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara ve müdahile ayrı ayrı iadesine,
9. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
10. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.