Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1699 E. 2022/5254 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1699 E.  ,  2022/5254 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1699
Karar No : 2022/5254

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı, 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen rütbelere azami kadro oranı ve Bakanlık Makamının rütbelere göre terfi ettirilecek kadro sayılarına ilişkin 24/07/2015 tarihli onayına bağlı kalınarak 3. sınıf ve 4. sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde 2 yıl bekleme süresini dolduranlar ile emniyet amiri rütbesinde 3 yıl bekleme süresini dolduran ve aynı hukuksal durumda bulunan personelin eşitlik ilkesi çerçevesinde, herhangi bir liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın prensip olarak terfi ettirilmemesine, bu kapsamda bulunan personelin terfi durumunun 2016 yılında toplanacak Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilmesine karar verildiği; davacı ile aynı rütbede görev yapan ve 3 yıl bekleme süresini dolduran tüm personelin terfi ettirilmediği, bu itibarla dava konusu işlemde eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı, davacının, kadro durumu, teşkilat yapısı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından özetle; dava konusu işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyan emsal yargı kararları bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata açıkça aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/30233 sayılı esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2015 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 6638 sayılı Kanun ile değişik “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinde “…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinde “Liyakat”, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinde, “(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir.” hükmüne; “Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı” başlıklı 21. maddesinde ise, “(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadronun bulunması halinde “terfi eder” kararı, kadro bulunmaması halinde ise “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı verilmesi, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarının, verilen disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan, davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Olayda, davalı idarece, Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2015/3 sayılı kararının 3. maddesinde yer alan, “YDK tarafından yapılan değerlendirmede; 3201 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin üçüncü fikrasında belirtilen rütbelere göre azami kadro oranı ve Bakanlık Makamının rütbelere göre terfi ettirilecek kadro sayılarına ilişkin 24/07/2015 tarihli onayına bağlı kalınarak, 3. Sınıf ve 4. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde 2 yıl bekleme süresini dolduranlar ile Emniyet Amiri rütbesinde 3 yıl bekleme süresini dolduran ve aynı hukuksal durumda bulunan personel hakkında eşitlik ilkesi çerçevesinde, herhangi bir liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın prensip olarak terfi ettirilmemesine, bu kapsamda bulunan personelin terfi durumunun, 3201 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde 2016 yılında toplanacak YDK tarafından değerlendirilmesine karar verilmiştir.” şeklindeki kural uyarınca 2015 yılında bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirmeye alınan emniyet amirleri için hazırlanan listede yer alan davacı hakkında liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın prensip olarak “terfi etmez” kararı verildiği ileri sürülmekte ise de yukarıda ayrıntısına yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idare personelinin terfi değerlendirmelerinin liyakate göre yapılacağının ve yapılan değerlendirme sonucunda liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadronun bulunması halinde “terfi eder”, kadro bulunmaması halinde “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez”, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verileceğinin kural bağlanmış olması ve anılan düzenlemeler karşısında Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2015/3 sayılı kararının 3. maddesinin herhangi bir dayanağının olmadığı ve bu şekilde bir prensip kararı alınmasının hukuka aykırı olduğu dikkate alındığında, davalı idarece, davacının 2015 yılı itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi durumunun, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarının, verilen disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınarak liyakat yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü; E:…, K:… sayılı temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, bir üst rütbeye terfisi için yapılan 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında (20) puan takdir edilmek suretiyle başarısız sayılmış ve bu işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada, … İdare Mahkemesince verilen E:… sayılı, “davalı idarenin ara karara cevap ve savunma verme sürelerinden sonra yeniden bir karar verilinceye kadar işlemin yürütmesinin durdurulmasına” dair karar üzerine “yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitime” katılmıştır.
Davacı, söz konusu sınavda başarılı sayılarak, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmış ve anılan Kurulun … günlü, … sayılı kararı ile bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiş; bunun üzerine, anılan işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in, sözlü sınava dair 28. maddesinin 3. fıkrasının Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği; anılan karara karşı davalı idareler tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E: 2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onama kararı verilerek kesinleştiği; benzer nitelikte birçok davanın açıldığı ve sözlü sınav yönünden iptal ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan Yönetmelik’in, sözlü sınava dair 28. maddesinin 3. fıkrasının yargı kararı ile iptali üzerine, Yönetmelik’in sözlü sınava dair hükümlerinin yeniden düzenleneceği; yürürlüğe konulacak yeni yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde davacının yeniden sözlü sınava alınacağı ve bunun sonucunda başarılı olması halinde Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirmesine tabi tutulacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacının, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada verilen “Yürütmenin durdurulması isteminin savunma ve ara kararına kadar kabulü” kararı ile esasa ilişkin olarak verilen ve Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2017 tarih ve E:2016/25890, K:2017/4212 sayılı kararı ile gerekçeli olarak onanan iptal kararı uyarınca “yargı kararı”nın uygulandığından bahisle davacının yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitime” alındığı görülmekte ise de, sözü edilen yargı kararının, iptal edilen Yönetmelik hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve davacının yeniden sözlü sınava alınması şeklinde uygulanması gerektiği, davacının sözlü sınavda başarılı sayılmış kabul edilemeyeceği, bu durumda; terfi için aranan sözlü sınavdan başarılı olma şartını “gündem tarihi itibarıyla” henüz yerine getirmeyen davacının, .. sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmasına ve terfi değerlendirmesine tabi tutulmasına hukuken olanak bulunmadığından, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine dair dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.