Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10009 E. , 2022/5299 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10009
Karar No : 2022/5299
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Polis Memuru” olarak görev yaptığı dönemle ilgili hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi gereğince “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle, “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılması” yönünde tesis edilen … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının (19) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararının içeriği yönünden fiilin sübuta erdiğine dair değerlendirme yapılıp yapılmadığı ile yapılıp yapılamayacağına ilişkin olduğu; davacı hakkında, “teknik araçlarla izleme faaliyetinden sonra görevli personel tarafından tanzim edilmesi gereken tutanakların, izinde olduğu tespit edilen personel tarafından tanzim edilerek imzalanması” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” disiplin cezası öngörülmekte ise de, zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği ve netice itibariyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği değerlendirmelerine yer verilmediği, sadece soruşturma kapsamındaki fiilin hangi madde kapsamında hangi cezayı gerektirdiği öngörüldükten sonra zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı; bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle geriye dönük olarak tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzük’ün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’yle düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 21/09/2018 günlü, E:2018/784 sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Polis Memuru” olarak görev yaptığı dönemle ilgili olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülmekte olan … sayılı soruşturma dosyası kapsamında, kamuoyunda “Selam Tevhid Terör Örgütü” olarak bilinen soruşturma dosyasının adli ve idari yönden incelenerek suç tespiti halinde sorumlularının isim ve eylemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ve düzenlenecek raporların gönderilmesinin talep edilmesi üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı işlemler ve adli makamlar nezdinde taleplerine esas teşkil eden konuların mevzuata uygunluğunun incelenmesi, kanun ve yönetmeliklere aykırı davranışlar ile eksik işlemlerin tespiti amacıyla soruşturmaya başlandığı; Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığınca hazırlanan … günlü, … sayılı disiplin soruşturma raporunun (19) no’lu olaya ilişkin kısmında, aralarında davacının da bulunduğu bazı personelin “Teknik Araçlarla İzleme faaliyetinden sonra görevli personel tarafından tanzim edilmesi gereken tutanakları izinde iken tanzim ederek imzalamak” şeklinde hukuka aykırı işlem yaptıklarının belirlendiği, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziyesi öngörülmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılması” yönünde getirilen teklif doğrultusunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesinde; “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, yukarıda metnine yer verilen hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Dava konusu olayda; soruşturma raporu ve ekleri ile Yüksek Disiplin Kurulu kararında, davacının da aralarında bulunduğu bazı emniyet personelinin, izinde oldukları ve hiçbir şekilde görev almalarının mümkün olamayacağı tarihlerde yapılan Teknik Araçlarla İzleme görevlerine katılmış gibi, bu konuda tanzim edilen tutanakları sonradan imzalayarak gerçeğe aykırı olarak tutanak tanzim etme suçunu işledikleri ve bu durumdan sorumlu oldukları yönünde tespitlere yer verildiği, ancak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığının belirlenmesi üzerine de, dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacıya yönelik soruşturma raporundaki isnatlar da dikkate alındığında, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, eylemin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, davacının üzerine atılı fiillerin işlendiğinin anlaşılması durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; “soruşturma dosyasında işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırıldığı” gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.