Danıştay Kararı 12. Daire 2018/4148 E. 2022/5109 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/4148 E.  ,  2022/5109 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4148
Karar No : 2022/5109

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” şeklindeki düzenlemenin ve yine aynı maddenin altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenlemenin ve Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile Kararın 3. maddesiyle aynı Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenlemenin, dördüncü fıkrasında yer alan,”657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin ve Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 19. maddesinin (f) bendi uyarınca dava ve taraf ehliyetlerinin olduğu, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de, 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu Bakanlar Kurulu Kararı ile Sözleşmeli 4/B’li kamu personelinin çalıştırılmasına ilişkin esaslarda bir takım değişiklikler yapılarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun mülga 4/C maddesi ile özelleştirme uygulamaları kapsamında bu programa alınan kuruluşlarda daimi işçi statüsünde çalışan personelin 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca istihdam edileceğinin düzenlendiği, yapılan bazı değişikliklerin hukuka aykırılıklar içerdiği ileri sürülmüştür.
26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
1- Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” şeklindeki düzenleme yönünden,
Bu düzenlemenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104. maddesine göre kısıtlayıcı hükümler içerdiğinden sosyal ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, Anayasa’nın 5., 17., 49. ve 125. maddeleri doğrultusunda; dava konusu mazeret izni açısından yalnızca bu esaslara tabi tutulmasına dair düzenlemenin, lafzi itibarıyla oldukça sınırlayıcı olup, kamu personeli konumunda görevini ifa eden çalışanlar arasında sosyal adaletsizlik yaratacak nitelikte olduğu, bu düzenleme ile hastalık, doğum, ölüm, engellilik, evlat edinme gibi sosyal bir devlet anlayışı içerisinde insan hayatı için önem arz ettiği noktasında şüphe bulunmayan olayların kamu çalışanları açısından yaşanması halinde; 4/A kadrosunda görev yapan personele mazeret izni kullandırılırken, 4/B’li olarak istihdam edilen personelin aynı haklardan yararlanamadığı, bu kapsamda istihdam edilen personelin de kamusal faaliyetleri yürüttüğü ve yürüteceği göz ardı edilmeksizin; 657 sayılı Kanun uyarınca getirilmiş mazeret izin hakkından yararlandırılması gerektiğinden anılan ibarenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Kanun’un 4/C statüsünde görev yapmakta iken, 4/B statüsünde istihdam edilmek üzere sözleşmeli konumuna getirilen personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesine tabi olarak çalışmakta iken, maaş ödemelerini görevin yapılmasından önce yani 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesi kapsamında istihdam edilen devlet memurları gibi almakta olduğu, temel norm konumundaki 657 sayılı Kanun uyarınca hem 4/B’li ve 4/C’li personelin esasen kamu görevlisi olmaları sebebiyle; maaşlarını göreve başladıkları tarih itibarıyla “görevin yapılmasını müteakiben şartı” aranmaksızın, doğrudan o ayın 15’inde aldığı ve bu bakımdan İş Kanunu’na tabi bulunan “işçi” statüsünde özel sektörde istihdam edilen personelden ayrıldığı, ancak dava konusu düzenleme ile hem genel itibarıyla 4/B’li olarak çalışan, hem de 4/C’li olarak görev yapmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçişi sağlanan kamu çalışanlarının, üst norm olarak 657 sayılı Kanun’a tabi ve kamu personeli olduğu göz ardı edilerek; 4/A maddesi uyarınca istihdam edilen devlet memurlarından farklı tutulmalarının açıkça ayrımcılık yasağı ile eşitlik ilkesinin ihlali anlamını taşıdığı, Devletin her zaman çalışanlarını koruyarak, çalışma barışını sağlamak ve çalışanların hayat standardını yükseltmek zorunluluğu altında bulunmasına rağmen, hukuki öngörülebilirlik ile hukuki güvenliğin dava konusu bu düzenlemeyle ortadan kaldırıldığı, en üst norm konumundaki Anayasa’ya ve eşitlik ilkesine aykırı biçimde getirilen “maaşların görevin yapılmasını takiben” ayın 15’inde ödeneceği yönündeki düzenlemenin, devlet memurları ile aynı işi yaparak, aynı mevzuata tabi olarak çalışmakta olan 4/B’li personel açısından kazanılmış haklar ile haklı beklentilerin de ihlali anlamına geldiği, dolayısıyla mevzuata, Anayasa’nın 5., 10., 49., 55. hükümleri ile evrensel hukuk ilkelerine aykırı bulunan dava konusu ibarelerin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
3- Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “…Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. …” şeklindeki düzenleme yönünden;
Dava konusu bu düzenlemelerin kariyer ve liyakat ilkelerine hizmet etmekten uzak olduğu, 4/B statüsünde görev yapan personelin sözleşmelerinin 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona ermesi düzenlemesinin, kamu personelinin görevinin sona ermesi noktasında objektif olarak hiçbir geçerli sebep bulunmamasına ve liyakat ilkesine uygun olarak bir saptama yapılmamasına rağmen, tek kriter olarak “yaşlılık veya malullük aylığına hak kazanma” durumunun esas alınması ile görevini en iyi şekilde yerine getiren ve getirmeye devam etme arzusunda olan personelin çalışma hakkını ihlal edeceği, bu bağlamda; Anayasanın 5., 17., 55. maddeleri esas alınarak dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
4- Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptali istemi yönünden;
Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline bakıldığında; bu Cetvelde yer alan sıralara göre pek çok kategorinin bulunduğu, örneğin; 17. Sıranın “Destek Personeli, Destek Elemanı, Fiziki Destek Elemanı, Kostümcü, Mübaşir, Mücellit, Sedefkâr, Vitray Ustası ile Cetvelde yer almayan diğer pozisyon unvanlarında bulunanları” kapsadığı ve bu unvanlı personel için en düşük ek ödeme oranının “70” olarak belirlendiği, yine 13. sıranın “Büro Personeli, Çocuk Eğiticisi, Dans Uzmanı, Dizgi Operatörü, Eğitici, Fotoğrafçı, Gemi Adamı, Işıkçı, İnfaz ve Koruma Memuru, İşaret Dili Tercümanı, Kameraman, Öğretici Öğretici/Dokumacı, Redaktör, Öğretici/İşlemeci, Resim Seçici, Sekreter/Daktilograf, Zabıt Kâtibi” unvanlarında bulunan personeli kapsadığı ve bu personel için en düşük ek ödeme oranının “85” olarak belirlendiği, genel olarak tüm cetvele bakıldığında dahi en düşük ek ödeme oranının “65” olarak düzenlendiği, 4/B’li olarak istihdam edilen kamu çalışanlarının, mevcut Cetvel’de yer alan kadrolarda istihdam edilecekleri ve burada yer alan ek ödeme oranlarına tabi olacakları yönünde bir güven ve beklenti ile hareket ettikleri, ancak somut durumda yapılacak işler ve görev bakımından bir fark olmamasına rağmen Cetvelde yer alan tüm unvanlar için belirlenmiş bulunan ek ödeme oranından, oldukça düşük (20) bir oran belirlenmesinin hukuken mümkün olmadığı, aynı yerde, aynı alanda, aynı görevi yapacak olan personeller arasından Anayasanın 10. maddesi ile uluslararası anlaşmalara aykırı olarak fark yaratılmasının hukuken mümkün olmadığı, dolayısıyla; bu bariz farkı yaratan dava konusu “18. sıranın” iptalinin zorunlu olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı
Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun sözleşmeli personele ilişkin 4/C fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı ve anılan Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesiyle, kapsama giren geçici personelin, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişlerinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemelerin 01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunla aynen kabul edildiği belirtilmiştir.
26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
1- Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” düzenlemesi yönünden,
Anayasa’nın 128. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesi çerçevesinde 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın uygulandığı, dolayısıyla, mazeret izinleri konusunda 14/05/2018 tarih ve 2018/11809 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla düzenleme yapıldığından, davanın bu kısmının konusuz kaldığı ileri sürülmüştür.
2- Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme yönünden;
Dava konusu Karar’ın “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinde, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli (5) sayılı “Bir Yıldan Az Süreli veya Mevsimlik Hizmetlere İlişkin Cetvel”de gösterildiği, anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma sürelerinin, her yıl ilgili kurumun önerisi ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca saptanacağının hüküm altına alındığı, bunlara ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacağının belirtildiği, anılan Cetvel incelendiğinde, Türkiye İstatistik Kurumunda “Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalar” ile yükseköğretim kurumlarında “eğitim – öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik” hizmetlerinde kısmi zamanlı veya parça başı iş verilmek suretiyle istihdam edilecekleri kapsadığı, söz konusu hizmetlerin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında aynı ücret tavanı ve çalışma şartlarında istihdam edilen personel eliyle yerine getirildiği, Esaslar’ın davaya konu düzenlemesiyle bu hizmetlerin yerine getirilmesinde çalıştırılacak kişilere yapılacak ödemelerde herhangi bir farklılaştırma yapılmadığı savunulmuştur.
Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” ibaresinin 13/04/2018 tarih ve 2018/11673 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 15/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı savunulmuştur.
3- Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “…Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki düzenleme ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. …” şeklindeki düzenleme yönünden;
Sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların, istihdam sürelerinin sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih ile sınırlı tutulmasına yönelik Ek 9. maddenin onbeşinci fıkrasındaki düzenlemenin de, esasen bu pozisyonuna geçirilmeden önce tabi oldukları 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinde de mevcut olduğu, bu nedenle kişilerin sosyal güvenliklerinde herhangi bir hak kaybından söz edilemeyeceği, kamu görevlilerinin sosyal güvenlik haklarının, Anayasa’nın 128. maddesinde yer verilen “diğer özlük işleri” kapsamında değerlendirilmesinin ve kamu hizmetinin gerekleri ile yaptıkları görevin gereklerine uygun olarak kamu görevlileri emeklileri için objektif ve öngörülebilir bir kurala bağlandığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişine dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. ” hükmüne yer verilmiş olup, anılan Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında da bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, ayrıca, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlerin geçiş işleminden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrası uyarınca vize edilen geçici iş pozisyonlarında geçici personel olarak istihdam edildikleri ve 29/12/2014 tarihli ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esasların 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçici personelin hizmet sözleşmelerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona ereceğinin açıkça düzenlenmiş olması sebebiyle bu geçiş işleminden ötürü ilgililerin kazanılmış haklarına müdahale edilmediğinin açık olduğu savunulmuştur.
4- Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklindeki 18. Sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemi yönünden;
Bakanlar Kurulu Kararıyla anılan pozisyon unvanları için en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) uygulanmak üzere %20 ek ödeme oranı belirlendiği, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesiyle, sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişi yapılan personelin “geçici personel” oldukları ve halen yapmakta oldukları işleri aynı şekilde yerine getirdikleri, hizmet gereklerinde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, brüt ücretlerinin belirlenmesinde, geçici personel olarak çalışmakta iken belirlenmiş olan öğrenim durumuna göre ücret dengesinin korunduğu, “idari büro görevlisi” pozisyon unvanında istihdam edilenler için yükseköğretim mezuniyetine göre belirlenmiş olan geçici personel ücreti, “idari destek görevlisi” pozisyon unvanı için de lise ve dengi okul mezunu ve ilköğretim mezunu (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) olanlar için belirlenmiş olan geçici personel ücretleri esas alınarak belirli oranda arttırıldığı ve aralarındaki oransal fark korunarak, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişinden sonraki pozisyon unvanı için öngörülen ek ödeme oranıyla brüt ücrette %10 civarında artış gerçekleştirildiği; oysa, geçici personelin 01/01/2008 tarihinde yapılan artışın %5,69 olduğu; bu nedenle, ek ödemenin tek başına ele alınmaması, ek ödeme dahil toplam ücret tutarı üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği; ek ödemenin, sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, sözleşmeli personelin ücret sisteminde, ücret dengesinin sağlanmasında önemli bir işlev gördüğü; ek ödeme oranının daha yüksek belirlenmesi halinde, ek ödeme ücret sisteminde denge unsuru olma amacından çıkarılarak, zaten yüksek oranda arttırılan toplam ücretin daha da fazla artması sonucunu doğuracağı, dolayısıyla haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kararı’n 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına; Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ve Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile Kararın 3. maddesiyle aynı Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan,”657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin ve Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesi ile eklenen Ek 8. maddesinin 5. ve 6. fıkralarında yer alan sırasıyla, “Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.”, “Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenlemelerin ve aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin 15. fıkrasındaki, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih, kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin, kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin 3. ve 4. fıkrasındaki, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlarda bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer.” şeklindeki düzenleme ile kararın 6. maddesindeki, “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” şeklindeki sıranın iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler. … 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesi ile eklenen “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinin 1. fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fikrasi uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli 5 sayılı Bir Yıldan Az Süreli veya Mevsimlik Hizmetlere İlişkin Cetvelde gösterilmiştir.”, 2. fıkrasında, ” Anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma süreleri, her yıl ilgili kurumun önerisi ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca saptanır.”, 3. fıkrasında, “Bu … belirleyebilirler.”, 4. fıkrasında, “Parça … edilir.”, 5. fıkrasında, “Bu kapsamda görev yapan personele. parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç, çalıştıkları her ay için iki gün ücretli izin verilir ve çalışılan her ay için kazanılan izinler sözleşme dönemi içinde kalmak kaydıyla toplu olarak da kullandırılabilir. Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.”, 6. fıkrasında, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, 7. fıkrasında, “Bu … belirleyebilir.”, 8. fıkrasında, “Bu … doğurmaz.”, 9. fıkrasında, “Bu … düzenlenir.”, 10. fıkrasında, “Bu … bulunulamaz.”, 11. fıkrasında, “Bu … uygulanmaz.” hükmü, aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin 15. fıkrasında ise, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih, kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.”, hükmü, kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin 1. fıkrasında, “657 sayılı Kanunun Geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, 2. fıkrasında, “Bu … gönderilir.”, 3. fıkrasında, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, 4. fıkrasında ise, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlarda bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmü, kararın 6. maddesinde ise, “3/1/2012 tarihli ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13 üncü sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 nci sıra eklenmiştir. “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, “657 sayılı DMK’nun 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak görev yapanlardan, 696 sayılı KHK’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesi uyarınca, 4/B’li kadroya geçirilecek personel” ile ilgili olarak usul ve kriterler belirlenmek suretiyle hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak Maliye Bakanlığının 26/03/2018 tarihli ve 2452 sayılı yazısı üzerine hazırlanıp yürürlüğe konulan uyuşmazlığa konu “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması hakkındaki (6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ek) Bakanlar Kurulunun 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı kararıyla yapılan düzenlemenin, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü ve ilgili diğer mevzuata aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede, hak ve adelet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi ve Onikinci Dairesince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek-1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” şeklindeki düzenlemenin, altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ve Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile Kararın 3. maddesiyle aynı Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenlemenin, dördüncü fıkrasında yer alan,”657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin ve Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:

İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekte oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği; (B) fıkrasında, Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiş; (B) fıkrasının 4. bendinde, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin, Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği; 5. maddesinde ise, bu Kanuna tabi kurumlarda, 4. maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştırılamayacağı kurala bağlanmış, aynı maddenin mülga (C) bendinde de, geçici personel, “bir yıldan az süreli veya mevsimlik olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kişilerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi yürürlükten kaldırılmış; birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile geçici personelin bu fıkra kapsamında istihdamına olanak sağlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile,
”(Ek paragraf): Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf): Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.”, altıncı fıkrasında, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ve 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren Ek 9. maddenin birinci fıkrasında, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.” düzenlemesine yer verilerek bazı kamu personeline ek ödeme verilmesi öngörülmüş; dokuzuncu fıkrasında, “Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleri ile mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla verilen söz konusu yetkiye istinaden 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın “Ek ödeme” başlıklı 1. maddesinde, “Sözleşme ücretleri 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile üçüncü fıkrası kapsamında belirlenenler, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenler ile ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre usulüne uygun olarak vizesi yapılmış sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen sözleşmeli personele, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
b) Belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele, bulunduğu pozisyonda geçen hizmet yılı esas alınarak, sözleşmeli çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanları için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen oranları geçmemek üzere, il özel idareleri ve belediyeler ile mahalli idare birliklerinin meclisleri veya büyükşehir belediyeleri bağlı kuruluşlarının yönetim kurulları tarafından belirlenecek oranların,
c) 11/8/1983 tarihli ve 2876 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi, 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ve 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele (bilimsel projelerde proje süresi ile sınırlı sürede istihdam edilenler hariç), bulundukları pozisyon unvanlarına, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlilerinin ücretlerinin, hak ve yükümlüklerinin belirlenmesine ilişkin 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinde, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli 5 sayılı Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvelde gösterilmiştir.
Anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma süreleri, her yıl ilgili kurumun önerisi üzerine Cumhurbaşkanlığınca saptanır.
Bu madde uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacakların, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (4), (5), (6), ve (7) numaralı alt bentleri ile hizmet gerekleri açısından ihtiyaç duyulması halinde (8) numaralı alt bendinde belirtilen şartları taşımaları gerekir. Kurumlar, bu koşullara ilave olarak hizmet gereği özel şartlar belirleyebilirler.
Parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç olmak üzere, bu madde uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacakların çalışma saat ve süreleri hususunda 13 üncü madde hükümleri uygulanır. Saat ücreti karşılığı çalıştırılacak personelin çalışma süresi, günde beş saati geçmemek üzere kurumu tarafından tespit edilir.
Bu kapsamda görev yapan personele, parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç, çalıştıkları her ay için iki gün ücretli izin verilir ve çalışılan her ay için kazanılan izinler sözleşme dönemi içinde kalmak kaydıyla toplu olarak da kullandırılabilir. Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.
Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir….” hükmüne, Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında, ”Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmüne, Kararın 3. maddesiyle aynı Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” hükmüne, dördüncü fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin verdiği yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla anılan Karar’da değişiklik yapılmıştır. Söz konusu Karar’ın 6. maddesinde, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”

18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi

20

hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
1- Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme yönünden incelendiğinde,
21/06/2018 tarih ve 30455 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 14/05/2018 tarih ve 2018/11809 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar ile mazeret izinleri konusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Mazeret izni” başlıklı 104. maddesi doğrultusunda düzenleme yapıldığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

2- Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde;
Davacı Sendika tarafından, dava konusu düzenlemenin, 657 sayılı Kanunda belirtilen bir kısım parasal hakların, sözleşmeli personele ödenmesini engellediği, bu durumun Anayasa’da belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında, bir hizmet karşılığında, sadece ihtiyaç duyulan hizmet nedeniyle istihdam edildiği ve sözleşme ücretinin de, yapılan işin karşılığı olduğu gözetildiğinde; 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasına göre çalıştırılan sözleşmeli personel ile memurların hukuki statüleri, aylık ve özlük hakları yönünden farklı hukuki rejime tabi oldukları, buna göre, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personel ile memurların aylık ve diğer parasal hakları yönünden farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün olduğu, dolayısıyla, aynı işi yapan sözleşmeli personel ile memurların ücret ve diğer parasal haklarının farklı olarak belirlenmesinin, Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararında; memurların içeriği taraflarca belirlenemeyen bir statüye atanırken sözleşmeli personelin kamu hizmetine sözleşme ilişkisi ile bağlandığı, 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesine tabi memur statüsü ile 4/B kapsamındaki sözleşmeli personelin aynı hukuksal konumda olmadıkları ve farklı hukuksal düzenlemelere tabi olmalarının eşitsizliğe yol açtığının ileri sürülemeyeceğinin vurgulandığı, diğer taraftan, ücretlerin görevin yapılmasını müteakip ödenmesi uygulamasının ise, geçmiş dönemde aynı görevleri ifa eden geçici personel için uygulandığı, yaptıkları işin niteliği, süresi ile kapsamı da dikkate alınarak 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetki çerçevesinde yürürlükte bulunduğu, nitekim diğer sözleşmeli personelden farklı olarak bu kapsamda çalıştırılacakların görevleri kısa süreli (3 gün dahi olabildiği), parça başı veya saatlik olmakta ve idareyle süreklilik arz eden bir istihdam ilişkisi bulunmamakta, görev veya iş bittiğinde sözleşmelerinin de sona erdiği, “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddede 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli 5 sayılı Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvelde gösterildiği, anılan Esaslara ekli 5 sayılı Cetvel Türkiye İstatistik Kurumunda “Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalar” ile Yükseköğretim kurumlarında “eğitim – öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik” hizmetlerinde kısmi zamanlı veya parça başı iş verilmek suretiyle istihdam edilecekleri kapsadığı, söz konusu hizmetlerin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce de 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin mülga (C) fikrası kapsamında aynı ücret tavanı ve çalışma şartlarına göre istihdam edilen personel eliyle yerine getirildiği göz önüne alındığında, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, ücretlerin, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödeneceği yolundaki düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
22/05/2018 tarih ve 30428 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 15/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 13/04/2018 tarih ve 2018/11673 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar ile Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
3- Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “…Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki düzenleme ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. …” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, anılan düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
4- Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptali istemi yönünden incelendiğinde;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında memur, akademik ve askeri personele mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla hesaplanan tutarda ek ödeme yapılması öngörülmüş, dokuzuncu fıkrasında ise, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılması ve yapılacak ek ödeme oranının belirlenmesi hususunda Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesinde; belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılması kurala bağlanmıştır.
Buna göre, kamu personeline ek ödeme uygulamasının aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesinin sağlaması amacıyla diğer ödeme unsurlarından kaynaklanan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu ve sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, ayrıca 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere istihdamının sağlandığı hususları göz önüne alındığında, Bakanlar Kuruluna verilen takdir yetkisinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ve üst hukuk normlarına uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “…Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.” şeklindeki ibare ile aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” ibaresinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Anılan Karar’ın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “…Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ve Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile Kararı’n 3. maddesiyle aynı Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan,”657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin ve Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderlerinin yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan …-TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, …-TL vekâlet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.