Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4149 E. , 2022/5108 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4149
Karar No : 2022/5108
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hazine Avukatı …
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ile Ek 9. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.”, sekizinci fıkrasında yer alan, “Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır. Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin pozisyonlar; Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına atama teklifi yapıldığı tarih itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu kapsamda ihdas edilen pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmaları halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler en geç onbeş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.”, onbeşinci fıkrasında yer alan, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemelerin; Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin birinci fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, üçüncü fıkrasında yer alan, “Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemeler ile Kararı’n 4. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL”e eklenen “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” satırlarının ve Kararın 6. maddesinde yer alan, “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi …..20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
I- 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme yönünden;
Bu düzenlemenin, 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin geçici personelle ilgili 17., 23. ve 24. maddelerine ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Sözleşmenin ilgili hükümlerinde, 4/C statüsünde çalışan geçici personele ödenecek fazla çalışma ücreti, aile yardımı ödeneği ve 2.400 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ek ödeme yapılacağının belirtildiği, ancak dava konusu Karar’ın anılan 2. maddesinde; geçici personele, ekli 5 sayılı “Bir Yıldan Az Süreli veya Mevsimlik Hizmetlere İlişkin Cetvel”de gösterilenler dışında herhangi bir ödeme yapılmayacağının düzenlendiği, dava konusu işlem ile toplu sözleşmede yapılması kararlaştırılan ödemelerin, geçici personelin 4/B statüsüne geçirilmesi ile yok sayıldığı, bu durumun açıkça toplu sözleşme hükümlerine ve hukuka aykırı olduğu; ücretlerin görevin yapılmasını müteakiben ödenmesi hususuna ilişkin olarak ise, 06/06/1978 tarih ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 11. maddesine göre sözleşmeli personele ödemeler her ay başında peşin olarak yapılırken, anılan düzenleme ile, 4/B statüsünde çalışanlar için öngörülen düzenlemeden farklı olarak çalıştıkça hak kazanacak şekilde ödeme yapılmasınında Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ek 9. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.” şeklindeki düzenleme yönünden;
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 3. maddesine istinaden Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 20/12/2000 tarih ve 2000/92 numaralı kararı ile özelleştirme kapsamına alınan şeker fabrikalarının, 2008 yılında özelleştirme programına alındığı, bu durumda dava konusu işlem nedeniyle şeker fabrikalarında 4/C statüsünde çalışan personelin, 4/B statüsüne geçirilme hakkından faydalanamadığı, bu durumun hukuki güvenlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ek 9. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, “…Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır…” şeklindeki düzenleme yönünden;
Dava konusu Karar ile “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” adı altında yeni unvanlar ihdas edildiği, buna göre yükseköğretim mezunu olan personelin hangi lisans programından mezun olduğuna bakılmaksızın idari büro görevlisi olarak, yükseköğretim mezunu olmayanların ise, yine hiçbir kriter gözetilmeksizin idari destek görevlisi olarak istihdam edileceğinin düzenlendiği, ancak bu düzenlemenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, oluşturulan bu unvanların görev tanımının dahi bilinmediği, bu durumun açıkça hukuk devleti ilkesinin ihlali anlamına geldiği, bununla birlikte 4/C statüsündeki personelin, 4/B statüsüne geçirilirken eğitim ve öğrenim durumunun hiçe sayıldığı, bu düzenlemeye göre, örneğin, mühendislik fakültesi mezunu personelin de, büro yönetimi ve yönetici asistanlığı bölümü mezunu personelin de “idari büro görevlisi” unvanıyla görev yapacağı, bu durumun Anayasa’nın 10. maddesi ile güvence altına alınan eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “…Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki düzenleme yönünden;
Yapılan dava konusu düzenleme ile 4/B statüsüne geçirilecek geçici personelin, 4/B statüsünde çalışan personelden farklı olarak re’sen emekli edildikleri, bu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiği, ayrıca 4/B statüsüne geçirilen geçici personelin, 4/B statüsünde çalışan personelden farklı bir uygulamaya tabi tutulmasının eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu iddia edilmiştir.
II- Dava konusu Karar’ın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Karar’a eklenen,
Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, ”657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasında göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz…” şeklindeki düzenleme yönünden;
Bu düzenlemenin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle eklenen Ek 9. maddesinin sekizinci fıkrası ile aynı mahiyette olup, hukuk devleti ilkesine ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, diğer düzenlemelere ilişkin hukuka aykırılık gerekçelerinin bu düzenleme için de geçerli olduğu ileri sürülmüştür.
Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “…Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir…” şeklindeki düzenleme yönünden;
Bu düzenlemenin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrası ile aynı mahiyette olup ücretlerin görevin yapılmasını müteakiben ödenmesinin nispi eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.
Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ”…657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer.,..” şeklindeki düzenleme yönünden,
Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesinde düzenlenen Ek 9. maddenin onbeşinci fıkrası ile aynı mahiyette olup çalışma hakkına, eşitlik ilkesine ve sosyal güvenlik hakkına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
III- Kararın 4. maddesinde yer alan, “Aynı Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne alfabetik olarak teselsül ettirilmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.”
İDARİ BÜRO GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunlarından ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
İDARİ DESTEK GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunu olmayanlardan Ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
düzenlemesi yönünden;
Bu düzenlemenin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle eklenen Ek 9. maddesinin sekizinci fıkrası ve 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrası ile aynı mahiyette olup hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bahse konu maddelere ilişkin olarak ileri sürülen hukuka aykırılık gerekçelerinin bu madde için de geçerli olduğu, anılan düzenlemenin Anayasa’nın 10. maddesi ile güvence altına alınan eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4. maddesi ile cetvele eklenen “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” satırlarının iptalinin gerektiği ileri sürülmüştür.
IV- Kararın 6. maddesinde yer alan, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”
18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi
20
düzenlemesi yönünden;
Bu düzenlemenin de aynı şekilde hukuk devleti ilkesine, eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğu, düzenleme ile 4/B statüsüne geçirilen personele, 4/B statüsündeki personel ile aynı işi yapmasına rağmen çok daha düşük miktarda ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, ek ödemeler arasında büyük bir fark oluştuğu, buna göre 4/B statüsündeki sözleşmeli personel her ay en az 670,00-TL ek ödeme alırken, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçirilen personelin aylık 206,00-TL lira ek ödeme alabileceği, bu durum eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğundan, Karar’ın 6. maddesinin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davacı Sendikanın Ek 8. maddenin iptaline ilişkin dava açma yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmüştür.
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun geçici personele ilişkin 4. maddesinin (C) fıkrasının yürürlükten kaldırılarak, anılan Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesiyle geçici personelin, sözleşmeli personel statüsüne geçişinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemelerin 01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunla aynen kabul edildiği, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinde Kanunun 4. maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonlarında çalışmakla olanların, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fikrası kapsamında, ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişinin düzenlendiği, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın uygulandığı, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasında yapılan değişiklikler ve anılan Kanun’a eklenen Geçici 43. madde kapsamında Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda da yeni bazı düzenlemeler yapıldığı ifade edilmiştir.
I- 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme yönünden;
Dava konusu Karar’ın “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinde, 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırlarının ekli (5) sayılı “Bir Yıldan Az Süreli veya Mevsimlik Hizmetlere İlişkin Cetvel”de gösterildiği, anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma sürelerinin, her yıl ilgili kurumun önerisi ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca saptanacağının hüküm altına alındığı, bunlara ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacağının belirtildiği, anılan Cetvel incelendiğinde, Türkiye İstatistik Kurumunda “Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalar” ile yükseköğretim kurumlarında “eğitim – öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik” hizmetlerinde kısmi zamanlı veya parça başı iş verilmek suretiyle istihdam edilecekleri kapsadığı, söz konusu hizmetlerin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında aynı ücret tavanı ve çalışma şartlarında istihdam edilen personel eliyle yerine getirildiği, Esaslar’ın davaya konu düzenlemesiyle bu hizmetlerin yerine getirilmesinde çalıştırılacak kişilere yapılacak ödemelerde herhangi bir farklılaştırma yapılmadığı, ayrıca gerek emsal gösterilen toplu sözleşme düzenlemesinde geçici personele ek ödeme ve aile yardımı ödeneği verilmesi hususunda, gerekse Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda kısmi zamanlı çalışanların kapsam dışında bırakıldığı savunulmuştur.
Ek 9. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.” şeklindeki düzenleme yönünden;
Özelleştirme uygulamaları sonucunda iş akdi feshedilen ve nakil hakkı bulunmayan işçilerin kamu idarelerinde sözleşmeli personel statüsünde istihdamına ilişkin hükümler içerdiği, söz konusu hükmün 657 sayılı Kanun’un mülga 4/C maddesi hükmüne istinaden yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu Kararlarında da yer aldığı, ayrıca 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesinin birinci fıkrasında benzer bir hükmün yer aldığı, bu hüküm uyarınca, kuruluşun özelleştirme programına alınması sonrasında naklen veya açıktan atanan personelin nakil hakkından yararlanamadığı, bu hükme istinaden geçmiş dönemde geçici personel statüsünde istihdama engel teşkil eden bir koşulun aynı şekilde Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer almasında üst hukuk normlarına aykırı olmadığı savunulmuştur.
Ek 9. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, “…Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır…” düzenlemesi ve aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, ”657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasında göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz…” düzenlemesi ile Kararın 4. maddesinde yer alan, “Aynı Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne alfabetik olarak teselsül ettirilmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.”
İDARİ BÜRO GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunlarından ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
İDARİ DESTEK GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunu olmayanlardan Ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
düzenlemesi yönünden;
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesiyle sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişi yapılan personelin “geçici personel” olduğu, söz konusu personelin istihdamının 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafında düzenlendiği, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce, 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”a tabi oldukları, özelleştirme uygulamaları sonucunda iş sözleşmesi sona eren işçilerden 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelin bu kapsamda istihdam edildiği, bu personele ilişkin farklı pozisyon unvanlarının bulunmadığı, tümünün “geçici personel” adı altında istihdam edildiği, bunlara ilişkin brüt ücretlerin öğrenim durumları esas alınarak; yükseköğrenim mezunu, lise ve dengi okul mezunu ve ilköğretim mezunu (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) olanlar için ayrı ayrı belirlenerek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak tutar üzerinden belirlendiği, buna ilave olarak toplu sözleşmede öngörülmesi halinde ayrıca ek ödeme yapıldığı, söz konusu personelin, sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişinin, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinde de vurgulandığı gibi halen yapmakta oldukları işleri aynı şekilde yerine getirmek üzere gerçekleştirildiği, geçişi yapılacak personelin hizmet gereğinde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişte de “idari büro görevlisi” unvanında istihdam edilecekler için yükseköğretim mezuniyeti şartının arandığı, bu şartı taşımayanlar için “idari destek görevlisi” pozisyonunun öngörüldüğü, söz konusu pozisyonların brüt ücretlerinin belirlenmesinde, geçici personel olarak çalışılmaktayken belirlenmiş olan öğrenim durumuna göre ücret dengesinin de korunduğu, “idari büro görevlisi” pozisyon unvanında istihdam edilenler için yükseköğretim mezuniyetine göre belirlenmiş olan geçici personel ücretlerinin, “idari destek görevlisi” pozisyon unvanı için de lise ve dengi okul mezunu ve ilköğretim mezunu (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) olanlar için belirlenmiş olan geçici personel ücretleri esas alınarak belirli oranda artırıldığı, aralarındaki oransal farkın da korunduğu, bu şekilde, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” olarak iki farklı unvan belirlemesi yapılırken kişilerin hak kaybına sebebiyet verilmediği, aksine mevcut ücretlerinde genel ücret artış oranının üzerinde artış sağlandığı, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” pozisyon unvanlarının, 7/15754 sayılı Esaslara ekli asgari nitelikleri gösterir cetvelde de belirtildiği üzere anılan Esaslar’ın Ek 9. maddesi kapsamında bundan sonra da kullanılmaya devam olunacak, süreklilik arz eden pozisyonlar olduğu, kamu istihdamına ilişkin kadro ve pozisyonların kamu hizmet gereklerine göre belirlenmekte olup bunun dışında öğrenim durumuna göre kadro veya pozisyon unvanı belirlenmesinin kamu hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı, kaldı ki, gerek işçi, gerekse memur kadrolarında bulunan pek çok personelin mezuniyet alanlarından ve düzeylerinden bağımsız olarak işe alınmalarının ve kamu hizmetinin gereği olan kadro veya pozisyon unvanlarında görev yapmaya devam ettikleri, ayrıca, dava dilekçesinde öne sürüldüğü üzere mühendislik fakültesi mezunu personel ile yönetici asistanlığı mezunu olan personelin her ikisinin de geçici personel statüsünde çalışıyor olmasının bu kişilere mezuniyetine göre pozisyon unvanı belirlenmesi hakkını tanımadığı, kamu kurum ve kuruluşları adına “mühendislik” görevi için ihdas veya vize edilmiş kadro ve pozisyonlar bulunmakta olup bunların nitelik ve sınav şartlarının ilgili mevzuatlarında belirlendiği, gerekli nitelikleri taşıyanlardan öngörülen sınavlarda başarılı olanların bu pozisyonlarda istihdam edilebildiği, bu şartlar yerine getirilmeksizin sadece geçici personel olarak istihdam ediliyorken halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkı tanınmasının, kişilere öğrenim durumuna göre belirlenecek pozisyon unvanına atanma hak ve imkanını tanımadığı, söz konusu personelin mezuniyet alanlarına ve düzeylerine uygun pozisyon unvanlarına geçirilmesinin, idarelerin görev alanları ve yürüttükleri kamu hizmetinin gerekleriyle hiçbir bağlantısı olmayan pozisyon unvanlarında personel istihdam etmeleri gibi bir sonucu da beraberinde getireceği, ayrıca, kamuda öğrenim alanları ve düzeylerinden farklı kadro ve pozisyon unvanlarında çalışmakta olan kamu personelinin unvan değişikliği, kamu idarelerinin hizmet gereklerine göre daha önceden belirlenmiş bulunan kadro ve pozisyon unvanları için bu alanda ihtiyaç duyacağı sayıyla sınırlı olarak açılacak görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavlarıyla mümkün olabildiği, kamu personelinin kendi alanları ve düzeylerine uygun kadro ve pozisyon unvanında çalıştırılmasının başta sınav olmak üzere belirli şartların varlığına bağlı olup sırf geçici personel olarak çalışmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçiş imkanı sağlanmış olanlara öğrenim alanlarına göre pozisyon unvanı verilmesinin personel uygulamaları arasında adaletsizliğe neden olacağı savunulmuştur.
Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “…Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” düzenlemesi ile dava konusu Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ”…657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer.,..” şeklindeki düzenleme yönünden;
Geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişine dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun’un Geçici 43 üncü maddesinin altıncı fıkrasında; “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan düzenlemelerde bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, Bakanlar Kurulu Kararında kanun hükmüne aykırı bir düzenleme yapılmasının söz konusu olmadığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, kişilerin sosyal güvenliklerinde herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığı, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, idareye herhangi bir takdir hakkı bırakmaksızın objektif ve öngörülebilir bir kural çerçevesinde, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılmasını öngördüğü, dolayısıyla bu hükmün Anayasa’ya herhangi bir aykırılık içermediği, ayrıca, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlerin; geçiş işleminden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fikrası uyarınca vize edilen geçici iş pozisyonlarında geçici personel olarak istihdam edildikleri ve 29/12/2014 tarihli ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esasları’n 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçici personelin hizmet sözleşmelerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona ereceğinin açıkça düzenlenmiş olması sebebiyle; bu geçiş işleminden ötürü ilgililerin kazanılmış haklarına müdahale edilmediği, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
II- Dava konusu Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “…Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir…” şeklindeki düzenleme yönünden;
Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” ibaresi, 13/04/2018 tarih ve 2018/11673 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 15/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığından, davanın konusunun kalmadığı savunulmuştur.
III- Kararın 6. maddesinde yer alan, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”
18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi
20
düzenlemesi yönünden;
Gerekçesinden de görüleceği üzere, “icra katibi” ibaresinin 13. sıradan niçin çıkarılması gerektiği anlaşılamamış olup, icra katibinin 13. sıradan çıkarılması halinde söz konusu personele, bu cetvelde yer almayan diğer pozisyon unvanlarında bulunanlar için ek ödeme oranlarının belirlendiği 17. sırasından ek ödeme yapılmasına ve kadrolu icra katiplerinden daha az ücret almaları gibi bir durumla karşılaşılmasına neden olunacağı, davacının da bunu amaçlamadığının gerekçeden çıkarılabildiği, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca geçici personel olarak çalışmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, geçişten önceki ve sonraki aylık brüt ödemeleri ile yıllık ortalama net ödemeleri incelendiğinde; Yükseköğrenim mezunu olan geçici personele, sözleşmeli personel pozisyonuna geçmeden önce brüt 2.801,46-TL ücret ile buna ilave brüt 260,52-TL ek ödeme olmak üzere toplam brüt 3.061,98-TL ve yıllık ortalama net 2.297,28-TL ödenmekte olduğu, söz konusu personele sözleşmeli personel statüsüne geçişinden sonraki pozisyon unvanında brüt 3.098,80-TL ücret ile buna ilave olarak brüt 206,25-TL ek ödeme olmak üzere toplam brüt 3.305,05-TL ve yıllık ortalama net 2.527,01-TL ödenmeye başlandığı, sonuç itibarıyla söz konusu personelin brüt ücretinde %10,6’lık artış oranıyla 297,34-TL, ek ödeme dahil toplam brüt ödeme tutarında ise %7,9’luk artış oranıyla 243,07-TL tutarında artış gerçekleşirken; yıllık ortalama net ücretinde ise %10’luk artış oranıyla 229,74-TL tutarında artış gerçekleştiği, benzer artışların lise ve dengi okul mezunu olanlar ile ilköğretim mezunu olan (İlkokul mezunu veya okur-yazar dahil) geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişinde yapılan ücret ve ek ödeme belirlemeleri için de geçerli bulunduğu, kamu personel ücretlerinde 01/01/2018 tarihi itibarıyla yapılan artış oranı %5,69 olup, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişinde yapılan artışın bu oranın da üzerinde olduğu, ek ödemenin, diğer kamu personelinde olduğu gibi sözleşmeli personel uygulamasında da sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, sözleşmeli personel ücret sisteminde, ücret dengesinin sağlanmasında önemli bir işlev gördüğü savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Daire kararında belirtilen gerekçeyle, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına; aynı Karar’ın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrası ile Ek 9. maddesinin dördüncü, sekizinci, onbeşinci fıkralarının; Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin birinci ve dördüncü fıkralarının, Kararın 4. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” e eklenen “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” satırlarının ve Kararın 6. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesi ile eklenen Ek 8. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ile aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin 4., 8. ve 15. fıkrasındaki sırasıyla, “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.”, “Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır. Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin pozisyonlar; Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına atama teklifi yapıldığı tarih itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu kapsamda ihdas edilen pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmaları halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler en geç onbeş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.”, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemelerin, Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin 1., 3. ve 4. fıkrasındaki sırasıyla, “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır.Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, “Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemeler ile Kararın 4. maddesiyle cetvele eklenen “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” satırlarının ve Kararın 6. maddesindeki, “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” şeklindeki sıranın iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler. … 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesi ile eklenen “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinin 6. fıkrasında, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” hükmü, aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin 4. fıkrasında, “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.”, 8. fıkrasında, “Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır. Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin pozisyonlar; Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına atama teklifi yapıldığı tarih itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu kapsamda ihdas edilen pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmaları halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler en geç onbeş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.”, 15. fıkrasında ise, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih, kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.”, hükmü, kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin 1. fıkrasında, “657 sayılı Kanunun Geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, 3. fıkrasında, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, 4. fıkrasında ise, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlarda bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmü, kararın 4. maddesinde, “Aynı Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne alfabetik olarak teselsül ettirilmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir. … “İdari Büro Görevlisi” ve “İdari Destek Görevlisi” …” ve 6. maddesinde ise, “3/1/2012 tarihli ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13 üncü sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 nci sıra eklenmiştir. “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, “657 sayılı DMK’nun 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak görev yapanlardan, 696 sayılı KHK’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesi uyarınca, 4/B’li kadroya geçirilecek personel” ile ilgili olarak usul ve kriterler belirlenmek suretiyle hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak Maliye Bakanlığının 26/03/2018 tarihli ve 2452 sayılı yazısı üzerine hazırlanıp yürürlüğe konulan uyuşmazlığa konu “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması hakkındaki (6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ek) Bakanlar Kurulunun 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı kararıyla yapılan düzenlemenin, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü ve ilgili diğer mevzuata aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede, hak ve adelet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek-1. maddesi uyarınca Danıştay İkinci Dairesi ve Onikinci Dairesince yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrası ile Ek 9. maddesinin dördüncü, sekizinci, onbeşinci fıkralarının; Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının, Kararın 4. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne eklenen “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” satırının ve Kararın 6. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekte oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği; (B) fıkrasında, Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiş; (B) fıkrasının 4. bendinde, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin, Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği; 5. maddesinde ise; bu Kanuna tabi kurumlarda, 4. maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştırılamayacağı kurala bağlanmış, aynı maddenin mülga (C) bendinde de, geçici personel; “bir yıldan az süreli veya mevsimlik olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kişilerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi yürürlükten kaldırılmış; birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile geçici personelin bu fıkra kapsamında istihdamına olanak sağlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile,
”(Ek paragraf): Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf): Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.”, altıncı fıkrasında; “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ve 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren Ek 9. maddenin birinci fıkrasında, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.” düzenlemesine yer verilerek bazı kamu personeline ek ödeme verilmesi öngörülmüş; dokuzuncu fıkrasında, “Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleri ile mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla verilen söz konusu yetkiye istinaden 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın “Ek ödeme” başlıklı 1. maddesinde, “Sözleşme ücretleri 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile üçüncü fıkrası kapsamında belirlenenler, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenler ile ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre usulüne uygun olarak vizesi yapılmış sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen sözleşmeli personele, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
b) Belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele, bulunduğu pozisyonda geçen hizmet yılı esas alınarak, sözleşmeli çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanları için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen oranları geçmemek üzere, il özel idareleri ve belediyeler ile mahalli idare birliklerinin meclisleri veya büyükşehir belediyeleri bağlı kuruluşlarının yönetim kurulları tarafından belirlenecek oranların,
c) 11/8/1983 tarihli ve 2876 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi, 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ve 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele (bilimsel projelerde proje süresi ile sınırlı sürede istihdam edilenler hariç), bulundukları pozisyon unvanlarına, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlilerinin ücretlerinin, hak ve yükümlüklerinin belirlenmesine ilişkin 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinde; “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli 5 sayılı Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvelde gösterilmiştir.
Anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma süreleri, her yıl ilgili kurumun önerisi üzerine Cumhurbaşkanlığınca saptanır.
Bu madde uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacakların, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (4), (5), (6), ve (7) numaralı alt bentleri ile hizmet gerekleri açısından ihtiyaç duyulması halinde (8) numaralı alt bendinde belirtilen şartları taşımaları gerekir. Kurumlar, bu koşullara ilave olarak hizmet gereği özel şartlar belirleyebilirler.
Parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç olmak üzere, bu madde uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacakların çalışma saat ve süreleri hususunda 13 üncü madde hükümleri uygulanır. Saat ücreti karşılığı çalıştırılacak personelin çalışma süresi, günde beş saati geçmemek üzere kurumu tarafından tespit edilir.
Bu kapsamda görev yapan personele, parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç, çalıştıkları her ay için iki gün ücretli izin verilir ve çalışılan her ay için kazanılan izinler sözleşme dönemi içinde kalmak kaydıyla toplu olarak da kullandırılabilir. Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.
Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir….” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Bakanlar Kurulu Kararı’nın Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında, “24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirme programına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanunun değişik 22 nci maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenler 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilir.”, dördüncü fıkrasında; “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.”, sekizinci fıkrasında; “Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır.”, onbeşinci fıkrasında; “Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmüne, aynı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında; “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, üçüncü fıkrasında; “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, dördüncü fıkrasında; “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.”, hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4. maddesinde; “Aynı Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne alfabetik olarak teselsül ettirilmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.”
İDARİ BÜRO GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunlarından ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
İDARİ DESTEK GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunu olmayanlardan Ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
düzenlemesine,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. Maddesiyle verilen yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla anılan Karar’da değişiklik yapılmıştır. Söz konusu Karar’ın 6. maddesinde, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”
18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi
20
düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
“Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ile Karar’ın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “…Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir…” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde;
Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacağına ilişkin olarak, davacı Sendika tarafından, 657 sayılı Kanun’da belirtilen bir kısım parasal hakların, sözleşmeli personele ödenmesini engellediği, bu durumun Anayasa’da belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında, bir hizmet karşılığında, sözleşmeli personelin sadece ihtiyaç duyulan hizmet nedeniyle istihdam edildiği ve sözleşme ücretinin de, yapılan işin karşılığı olduğu gözetildiğinde; 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasına göre çalıştırılan sözleşmeli personel ile memurların hukuki statüleri, aylık ve özlük hakları yönünden farklı hukuki rejime tabi oldukları, buna göre, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personel ile memurların aylık ve diğer parasal hakları yönünden farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün olduğu, dolayısıyla, aynı işi yapan sözleşmeli personel ile memurların ücret ve diğer parasal haklarının farklı olarak belirlenmesinin, Anayasanın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararında; memurların içeriği taraflarca belirlenemeyen bir statüye atanırken sözleşmeli personelin kamu hizmetine sözleşme ilişkisi ile bağlandığı, 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesine tabi memur statüsü ile 4/B kapsamındaki sözleşmeli personelin aynı hukuksal konumda olmadıkları ve farklı hukuksal düzenlemelere tabi olmalarının eşitsizliğe yol açtığının ileri sürülemeyeceğinin vurgulandığı, anılan düzenlemeye konu olan personelin, bir yıldan az süreli ve mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle çalıştırılacak olan personel olduğu, Esaslara ekli 5 sayılı “Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvel”de belirtildiği üzere yalnızca Türkiye İstatistik Kurumunda Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalarda görevlendirilenler ile Yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik hizmetlerini yerine getirenlerden oluştuğu, kaldı ki geçici personelden sözleşmeli personel statüsüne geçiş sürecinde Türkiye İstatistik Kurumunda ve Yükseköğretim kurumlarında bu kapsamda çalışanların, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. Maddesinin birinci fıkrasında “adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti çalışmakta olanlar hariç olmak üzere” şeklinde ifade edildiği ve bunların geçiş kapsamı dışında tutulduğu, 657 sayılı Kanunun mülga 4/C maddesinin birinci fıkrasının, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.” hükmünün eklenmesi suretiyle bundan sonra bu görevlerde çalıştırılacakların da sözleşmeli personel olarak istihdamının düzenlendiği, bununla birlikte 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 23. ve 24. maddelerinde belirtilen geçici personele verilecek aile yardımı ödemesi ve ek ödemenin, bu maddelerde açıkça yer aldığı üzere “ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısımi zamanlı çalışanlar ile parça başı ücret vermek suretiyle istihdam edilenler hariç olmak üzere” tam zamanlı çalışan geçici personele ilişkin olduğu, fazla çalışma ücretine ilişkin 17. maddenin de aynı şekilde ilgili kurumlarda tam zamanlı görev yapan personel için söz konusu olup; yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle istihdam edilecek geçici personele bu ödemelerin yapılmadığı, geçici personel istihdam şeklinin kaldırılması sonrasında kamu idarelerinde halen bu statüde istihdam edilen personel bulunmadığı da dikkate alındığında 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 17., 23. ve 24. maddelerinin uygulanma kabiliyeti de kalmadığı, söz konusu hükümlerin tam zamanlı personeli kapsadığı, zamanlı veya parça başı ücretle çalışan geçici personelin bu ödemelerden geçmişte de yararlanamadığı, anılan düzenlemenin tam zamanlı çalışan sözleşmeli personelde olduğu üzere, kanuni düzenlemelerle veya Toplu Sözleşme ile bu personel için sözleşme ücreti dışında ödeme yapılmasını sağlayan hükümler getirilmesini engellemediği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, ücretlerin görevin yapılmasını müteakip ödenmesi uygulamasının ise, geçmiş dönemde aynı görevleri ifa eden geçici personel için uygulandığı, yaptıkları işin niteliği, süresi ile kapsamı da dikkate alınarak 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetki çerçevesinde yürürlükte bulunduğu, nitekim diğer sözleşmeli personelden farklı olarak bu kapsamda çalıştırılacakların görevlerinin kısa süreli (3 gün dahi olabildiği), parça başı veya saatlik olduğu ve idareyle süreklilik arz eden bir istihdam ilişkisinin bulunmadığı, görev veya iş bittiğinde sözleşmelerinin de sona erdiği, “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddede, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırlarının ekli 5 sayılı “Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvel”de gösterildiği, anılan Esaslar’a ekli 5 sayılı Cetvelin, Türkiye İstatistik Kurumunda “Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalar” ile yükseköğretim kurumlarında “eğitim – öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik” hizmetlerinde kısmi zamanlı veya parça başı iş verilmek suretiyle istihdam edilecekleri kapsadığı, söz konusu hizmetlerin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fikrası kapsamında aynı ücret tavanı ve çalışma şartlarına göre istihdam edilen personel eliyle yerine getirildiği göz önüne alındığında, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamayacağı, ücretlerin, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödeneceği yolundaki düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Anılan Karar’ın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “…Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir…” şeklindeki düzenleme, 22/05/2018 tarih ve 30428 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 15/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 13/04/2018 tarih ve 2018/11673 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, üçüncü fıkranın iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Anılan Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 9. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (C) fıkrasına istinaden yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu Kararlarında ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemelerde, özelleştirme programına alındıktan sonra bu kuruluşlara naklen veya açıktan atanan personelin nakil hakkından yararlanmasının mümkün olmadığı belirtilmiş olduğundan, söz konusu düzenlemede üst hukuk normu olan Kanuna ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Anılan Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 9. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, “…Söz konusu personelden; yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı pozisyonlara, diğerlerinin ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atama teklifleri yapılır…” düzenlemesi ve aynı Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, ”657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasında göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz…” düzenlemesi ile Kararın 4. maddesinde yer alan, “Aynı Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne alfabetik olarak teselsül ettirilmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiştir.”
İDARİ BÜRO GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunlarından Ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
İDARİ DESTEK GÖREVLİSİ
Yükseköğretim mezunu olmayanlardan Ek 9 uncu maddede belirtilen şartları sağlamış olmak.
düzenlemesi yönünden incelendiğinde;
Türk kamu personel sisteminin istihdam şekillerinden biri olan ve 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinde düzenlenen geçici personel statüsü, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılmış ve kamuda bu kapsamda çalışan personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesiyle kamuda geçici personel çalıştırılması uygulamasına son verilmiştir.
Bu kapsamda, söz konusu geçiş sürecinin sınırları 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. ve 44. maddesinde getirilen düzenlemelerle çizilmiş ve mülga 4/C madesi kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanların halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirileceği düzenlemesi ile söz konusu personelin bir hizmet sınıfı bulunmadığından aynı görevleri yerine getirecek şekilde istihdamının sağlanması suretiyle kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak bu personelin en etkin şekilde çalıştırılması amaçlanmış ve dava konusu edilen Esaslar’ın Geçici 11. maddesi ile, sözleşmeli personel statüsüne geçirilen personelin öğrenim durumları itibarıyla bir ayrıma gidilerek, yüksek öğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi”, bunun dışında kalan personelin ise, “idari destek görevlisi” pozisyonlarına atacakları düzenlemesi getirilerek anılan geçiş sürecinde yeknesaklığın sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personelin pozisyon unvan ve niteliklerini belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna ait olduğundan, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, 4/C statüsündeki geçici personelin, 4/B statüsündeki sözleşmeli personel statüsüne geçiş sürecinde yeknesaklığın sağlanması amacıyla dava konusu edilen Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen düzenlemeler ile hizmet sınıfı olmayan geçici personelin öğrenim durumları da dikkate alınarak çalışacakları pozisyonların belirlendiği, dolayısıyla 657 sayılı Kanun’a eklenen 43. maddeye aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu, idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
Anılan Bakanlar Kurulu Kararıyla Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan, “…Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” düzenlemesi ile aynı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ”…657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer.,..” düzenlemesi yönünden incelendiğinde,
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında; 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, anılan düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
Anılan Kararın 6. maddesinde yer alan, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”
18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi
20
düzenlemesi yönünden incelendiğinde;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında memur, akademik ve askeri personele mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla hesaplanan tutarda ek ödeme yapılması öngörülmüş, dokuzuncu fıkrasında ise, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılması ve yapılacak ek ödeme oranının belirlenmesi hususunda Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesinde; belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılması kurala bağlanmıştır.
Buna göre, kamu personeline ek ödeme uygulamasının aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesinin sağlaması amacıyla diğer ödeme unsurlarından kaynaklanan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu ve sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, ayrıca 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere istihdamının sağlandığı hususları göz önüne alındığında, Bakanlar Kuruluna verilen takdir yetkisinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ve üst hukuk normlarına uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Anılan Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrası ile Ek 9. maddesinin dördüncü, sekizinci, onbeşinci fıkralarının; Karar’ın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin birinci ve dördüncü fıkralarının, Kararın 4. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların eki (4) sayılı Cetvelin “A- SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI İLE ASGARİ NİTELİKLERİ GÖSTERİR CETVEL” bölümüne eklenen “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” satırının ve Kararın 6. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderlerinin yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan …-TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, …-TL vekâlet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.