Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4434 E. , 2022/5926 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4434
Karar No : 2022/5926
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … hakkında aralarında davacının da bulunduğu adi ortaklık tarafından komisyon karşılığı düzenlendiğinden bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporunu dayanak alan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2014 ve 2015 yılları için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … hakkında tanzim edilen vergi teknik raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının …, … ve … ile birlikte adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği hususunda yeterli ve somut tespit bulunmadığından dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, davacının da aralarında bulunduğu …, … ve …’in adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenlediği hususunun somut olarak tespit edildiği, davacının vekaletnamedeki yetkilerinin banka işlemleri ile sınırlı olmadığından hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu öngürülmüş, 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra, aynı maddenin 6. bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hali re’sen tarh nedeni olarak belirtilmiş, 134. maddesinin 1. fıkrasında ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmıştır.
… hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; mükellefin 09/08/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu dilekçe ile …, …, … ve …’ın adına açılan işletme üzerinden sahte fatura düzenlediklerini belirtilerek şikayetçi olması üzerine 2015, 2016 yılı hesaplarının incelemeye sevk edildiği, mükellefin hırdavat ve hurda malzemesi alım satım işi ile iştigal etmek üzere 04/06/2014 tarihinde tesis ettirilen mükellefiyetinin 13/08/2015 tarihi itibariyle terk ettirildiği, defter ve belge isteme yazısının bilinen adresinde tebligat yapılmaması nedeniyle incelemenin tarh dosyası üzerinden yapıldığı, 05/06/2014 tarihinde işyerinde yapılan yoklamada, işletme defterinin tasdik edildiği, işyerinde bir adet masa, 2 adet sandalye, 5 metre boyunda raf olduğu, muhasebesinin … tarafından tutulduğu, 13/03/2015 ve 18/03/2015 tarihlerinde faaliyet adresi olarak bildirilen adreste yapılan yoklamalarda, belirtilen adresin kapalı olduğu, mükellefin bulunmadığı, işi bıraktığı, 13/04/2015 tarihinde iş yeri adresinde yapılan yoklamada, mükellefin muhasebecisinin … olduğu, hurda alım satım faaliyetinde bulunulacağının beyan edildiği, 19/08/2015 tarihinde aynı adreste yapılan yoklamada, işyerinin boş ve kapalı olduğunun tespit edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sistemi kayıtları üzerinden yapılan sorgulama neticesinde mükellefin herhangi bir ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığı, mükellefin 2015 yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesini ve 2015 yılı Ocak ve Ağustos ayları arası aylarında katma değer vergisi beyannamesini verdiği, ancak sadece Ocak ve Şubat aylarında matrah beyan edildiği, herhangi bir işçi çalıştırmadığı, mükellefin 2015 yılında 53 belge 67.313.241,00-TL tutarında mal ve hizmet satın aldığının Ba bildiriminden anlaşıldığı, ancak mükellefe mal ve hizmet satışı yaptığını belirten mükelleflerin ise 38 belge 31.840.641,00-TL tutarında satış yapıldığı bildiriminde bulunduğu, ayrıca mükellefin 2015 yılında 67.363.471,00-TL tutarında mal ve hizmet satışında bulunduğunun Bs bildiriminden anlaşıldığı, 35 milyon TLlik tutarın … Hurdacılık geri Dönüşüm Ltd.Şti 53 adet fatura bakır çinko fatura içeriğinin gereçekten alındığı hususunun karşıt tespitte ifade edildiği, beyanların uyumlu olduğu , mükelleften mal ve hizmet alışında bulunan mükelleflerin ise 67.441.471,00-TL tutarında satış yapıldığı bildiriminde bulunduğu, mükellefin toplam 12.044,24-TL tutarında vergi borcu bulunduğu, muhasebeci … tarafından verilen ifadede, beyannamelerin verilirken mükellef ile muhatap olduğu, mükellefin aynı zamanda kiracısı olduğu, işlerinin pek iyi olmadığı ve çoğu zaman kira ödemesini de yapamadığı, 5 aylık bir kira ilişkisinin bulunduğu, … isimli kişinin tanınmadığı hususlarının beyan edildiği, mükellefin bir diğer muhasebecisi … tarafından verilen ifadede, beyannameler verilirken … ve … ile muhatap olunduğu, gelir ve gider faturalarının bu şahıslardan alındığı, mükellefin işlemlerini yapabilmek için 65 yaş üstü bir yaşta olması nedeniyle sağlık raporu alındığı, beyannameler verilirken mükellef ile muhatap olunmadığı, …’in tanınmadığı hususlarının beyan edildiği, … tarafından verilen ifadede, mükellefi şahsen tanımadığı, faaliyetleri ile ilgili bilgisi olmadığı, mükellef adına bastırılmış belgeleri hiçbir firma veya kişiye düzenlemediği, …’in tanınmadığı hususlarının beyan edildiği, mükelleften 35.399,830,00-TL tutarında mal alımında bulunan … Hurdacılık Geri Dönüşüm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında sahte belge kullanımı nedeniyle vergi tekniği raporu bulunduğu ve sahte belge düzenleme ve kullanma nedenleriyle ilgili mükellefin özel esaslara tabi olduğu, ilgili şirketin temsilcisi tarafından verilen ifadede, fatura konusu malların alındığı, ödemelerin çek ve banka kanalıyla gerçekleştirildiği, …’in tanınmadığı, …’ın ise şirketin müdürü olduğu hususlarının beyan edildiği, ancak ilgili şirketin müdürünün …’ın kardeşi … olduğunun tespit edildiği, ayrıca …’un kendisi adına fatura düzenlediğinden bahisle … hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, … tarafından verilen ifadede, …’in akrabası olduğu, mükellefi de bu sebeple tanıdığı, mükellef adına bastırılmış belgeleri hiçbir firma veya kişiye düzenlemediği, …’in tanınmadığı hususlarının beyan edildiği, mükelleften mal aldığını beyan eden …’e düzenlenen faturalarda yer alan imzaların …’in imzasıyla benzerlik göstediğinin tespit edildiği, davacı … tarafından verilen ifadede, mükellefin yanında işçi olarak çalıştığı, kendisinin hurdaları niteliklerine göre ayırma görevinin olduğu, mükellefin çok işinin başında durmadığı, mükellef adına bastırılmış belgeleri hiçbir firma veya kişiye düzenlemediği, mükellef lehine para tahsil etme amacıyla vekaletname aldığı, ilgili vekaletnamenin sadece para çekerken kullanıldığı, …’i ve …’ı tanımadığı, …’un da kendisi gibi işçi olduğu hususlarının beyan edildiği,… Hurdacılık Limited Şirketine düzenlenen faturaların davacının imzasıyla benzerlik gösterdiği, mükellefin savcılık ifadesinde …’ın yanında çalıştığını sandığı … isimli şahsa vekaletname verdiğini beyan ettiği, …’a da mükellef tarafından vekalet verildiği ancak ilgili kişiye gönderilen bilgi isteme yazısı tebliğ edilememiş olup harici verilere bakıldığında ilgili kişinin mükellef lehine veya aleyhine yapmış olduğu herhangi bir işleme rastlanılmadığı tespitlerine yer verilerek, … tarafından 2015 yılında matrah artırımında bulunulduğundan adına vergi tarh edilmemesi gerektiği, … şahıs mükellefiyeti yerine …, …, … ve … adına adi ortaklık kurulduğu kabul edilerek 04/06/2014-13/08/2015 tarihleri arası için adi ortaklık adına mükellefiyet tesis edilmesi, 04/06/2014 tarihinden itibaren düzenlenen tüm faturaların mal teslimi ya da hizmet ifasına dayanmayan, komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte belgeler olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiş, vergi tekniği raporuna atıf yapılarak takdir komisyonu kararına dayanılarak davacı adına %25 adi ortaklık hissesine düşen matrah takdir edilerek bakılan davaya konu tarhiyat yapıldığı, …’un … Asliye Ceza Mahekemesinin E:… sayılı dosyasında 10/01/2019 tarihinde iş yerinin kendisine ait olduğu, vekaletnameye istinaden işleri yürüten ve faturaları düzenleyen kişinin davacı olduğu yönünde mahkeme huzurunda ifade verdiği, Ankara 31. Noterliğinin … tarih ve … Yevmiye nolu vekaletnamede davacıya banka hesaplarında ve PTT ‘de geniş kapsamlı olarak havale, Eft, para çekme ve para yatırma ve her türlü işlemi yapmaya, vergi dairelerinde, SGK iş takibinde bulunma ve evrak ve belge imzalama konusunda yetki verildiği anlaşılmıştır.
Vergi tekniği raporundaki tespitler, hurdacılık faaliyetiyle uğraşılan iş yerinde raporda belirtilen tutardaki işlemleri yapabilecek iş yeri büyüklüğüne ve organizasyona sahip olunmadığı, gerçek bir ticari faaliyetin bulunmadığı ve davacının …, … ve … ile birlikte adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve geçici vergi asılları yönünden de yeniden değerlendirme yapılacağı tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.