Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7029 E. 2022/4019 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7029 E.  ,  2022/4019 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7029
Karar No : 2022/4019

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı/ANKARA
(… Başkanlığı)

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının yaptığı ihbar nedeniyle tahakkuk ve tahsil edilen vergilere göre kendisine ödenmesi gereken ihbar ikramiyesinin 136.196,00 TL eksik ödendiğinden bahisle bu tutarın iadesi talebinin reddine dair …tarih ve … sayılı işlemin iptali söz konusu tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının ihbar dilekçesiyle bildirdiği konulara ilişkin … İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi hakkında yapılan vergi incelemesi üzerine adı geçen şirketin kontrol edilen yabancı kurum kazançlarını beyan dışı bıraktığının tespit edildiği ve şirket hakkında tespit edilen kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi matrah farklarına ilişkin tarhiyatların yapıldığı, adı geçen şirketin 6736 sayılı Kanun’dan yararlanma başvurusu üzerine de tarhiyatların bir kısımının terkin edilmesi ile kesinleşen 4.304.366,24-TL vergi borcun ödendiği, kontrol edilen yabancı kurum kazancının kurumlar vergisi tarhiyatının hesaplanmasında matraha eklendiği halde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları uyarınca sonradan ihbar edilen şirket tarafından iadesi istenebileceğinden davalı idare tarafından daimi bir vergi olmadığı kabul edilerek ihbar ikramiyesi hesaplanmasına dahil edilmediği, Mahkemelerince verilen ara kararına cevaben davalı idarece dosyaya gönderilen belgelerden bahsi geçen şirketin vergi iadesi talebinin bulunmadığı ve kontrol edilen yabancı kurum kazançlarının tarhiyatın hesaplanmasında matraha dahil edildiği anlaşıldığından ihbar ikramiyesine konu verginin, daimi bir vergi olduğu tartışmasız olduğu, kontrol edilen yabancı kurum kazançlarının, vergi tahakkuku yapılan mükellefçe sonradan iadesinin istenebileceği varsayımıyla ihbar ikramiyesinin hesaplanmasında dikkate alınmamasının, 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında Kanun’a aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilerek eksik ödenen 136.196,00-TL ihbar ikramiyesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1905 sayılı Kanun’un 6.maddesine göre kat’i tahakkuk eden daimi vergi ve bu vergi aslına bağlı cezalar üzerinden ihbar ikramiyesi hesaplanacağı, kontrol edilen yabancı kurum kazancının kurumlar vergisi tarhiyatının çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları uyarınca sonradan ihbar edilen şirket tarafından iadesi istenebileceğinden ihbar ikramiyesi hesabına dahil edilmeyeceği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında Kanun’un 6. Maddesinde; bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu üzerinden nispetler dahilinde ikramiye verileceğinin hükme bağlandığı, olayda söz konusu olan kontrol edilen yabancı kurum kazançlarından kaynaklanan kurumlar vergisi tarhiyatının, ülkemiz ile diğer devletler arasında akdedilen çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları uyarınca sonradan ihbar edilen şirket tarafından iadesi istenebileceğinden davalı idare tarafından ihbar ikramiyesi hesabına dahil edilmemesi hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.