Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1113 E. 2022/5008 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1113 E.  ,  2022/5008 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1113
Karar No : 2022/5008

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … Demir Çelik İnşaat Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 13/1 maddesi uyarınca uygulanan … tarih ve E. … sayılı ihtiyati haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Hatay Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca Dörtyol Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan … tarih ve E. … sayılı yazıda; davacı şirketin haklarında sahte belge düzenleme kapsamında bulunan mükelleflerden mal aldığının tespit edildiği, Müfettişliklerince yapılan ilk hesaplamalara göre kullanılan sahte fatura tutarının 13.242.448,58 TL, 2018 yılı vergi aslının 2.389.040,75 TL ve üç kat vergi ziyaı cezasının 7.167.122,25 TL olduğu; sahte fatura kullanan mükellefin, 2018 yılında sahte belge faaliyetine iştirak ettiklerine yönelik tespitlere istinaden yönetici veya iştirak eden konumunda olmaları sebebiyle yasal temsilci veya yönetici olup olmadıklarına veya oldukları döneme bakılmaksızın belirtilen ihtiyati haciz tutarından sorumlu tutulmaları gerektiğinin belirtildiği, Dörtyol Vergi Dairesi Müdürlüğünce Hatay Vergi Dairesi Başkanlığına yazılan … tarih ve E. … sayılı yazı ile ihtiyati haciz kararı alınması gerektiğinin bildirildiği, Hatay Vergi Dairesi Başkanlığının aynı yöndeki … tarih ve E. … sayılı yazısı üzerine aynı tarihte ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı verildiği, bu işlemin davacıya bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, 6183 sayılı Kanun’un “Amme Alacaklarının Korunması” başlıklı ikinci bölümünde düzenlenen teminat, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin, amme alacağının korunmasına yönelik tedbirlerden olduğu, cebren takip ve tahsil yöntemlerinden olmadığı, olayda 6183 sayılı Kanunun 9. maddesinde belirtilen 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 344 ve 359. maddelerinde sayılan hususlara ilişkin bir kamu alacağının salınması yolunda gerekli muamelelere başlandığı; vergi incelemesine yetkili vergi müfettişi tarafından yapılan ilk hesaplara göre belirlenen miktarlar üzerinden (6183 sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen 9. maddesi gereğince teminat istenmesini mucip haller) amme alacağını korumaya yönelik olarak ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararlarının alındığı; ihtiyati tahakkuk kararının, 6183 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen takibata yetkili mahalli tahsil dairesi olan Dörtyol Vergi Dairesi Müdürlüğünün talebi üzerine, olay tarihinde yürürlükte olan 6183 sayılı Kanunun 17. maddesinde belirtilen vergi dairesi başkanınca verildiği görüldüğünden yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkukun, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korumaya yönelik işlemler olduğu, bu işlemler korumaya yönelik olduğundan, bunların asıl muhatabının amme borçlusu, diğer bir değişle verginin mükellefi veya sorumlusu olduğu, esas amme borçlusu olmayan ortaklar, yönetim kurulu üyeleri, icra komitesi üyeleri, kanuni temsilciler adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilcilerin ancak kesinleşen ve şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamamış olan borçlarından dolayı sorumlu tutulabileceklerinden, henüz tahakkuk etmemiş vergi borçlarından bu aşamada sorumluluklarının bulunmadığı, amme alacağının asıl borçlusu olmayan kanuni temsilci adına doğrudan teminat, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 2018 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sırasında sahte belge düzenleyen mükelleflerden mal aldığının tespit edildiği, 2018 yılında sahte belge düzenleme faaliyetine iştirak ettiklerine yönelik tespitlere istinaden yönetici veya iştirak eden konumunda olmaları sebebiyle yasal temsilci veya yönetici olup olmadıklarına veya oldukları döneme bakılmaksızın belirlenen ihtiyati haciz tutarından sorumlu olmalarının gerektiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.