Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2210 E. 2022/5012 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2210 E.  ,  2022/5012 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2210
Karar No : 2022/5012

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının ilgili dönemde ortağı olduğu asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesine karşın kamu alacağının süresi içinde ödenmemesi nedeniyle, mal varlığı araştırması yapılarak borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, davacıya ödeme emri düzenlenmeden önce asıl borçlu şirket hakkında gerekli mal varlığı araştırması yapılmaksızın alacağın şirketten tahsil edilemediği ve tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu olayda 19/01/2017 tarih ve 9245 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’ nde yayımlanan ortaklar kurulu kararıyla hissesini devrettiği anlaşılan davacının, hisse devri öncesine ait vergi borçlarından sorumluluğu bulunmadığından, ödeme emrinin hisse devir tarihi sonrasına ait olduğu anlaşılan 2017 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve damga vergisinden müteşekkil vergi borçlarından sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı, diğer taraftan dava konusu ödeme emrinin 2016 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve damga vergisinden müteşekkil kısmına gelince; Vergi Mahkemesince asıl borçlu şirkete ait … cilt … sayfada kayıtlı … Blok … kat … bağımsız bölümdeki taşınmazda ipotek şerhi bulunmadığı, haczi tatbik eden ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilen … İcra Dairesi nezdinde haciz ve ipotek alacağına ilişkin güncel durum araştırılmak suretiyle borcun şirkete ait mal varlığından tahsili imkanının olup olmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu taşınmaz üzerinde vergi dairesinin haczinden önce 1.sırada … İcra Dairesinin (… alacağına ilşkin) 1.003.588,82-TL tutarlı haczi bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemenin söz konusu kabul gerekçesinin olaya uygun düşmediği sonucuna varıldığı, davalı idarece asıl borçlu şirkete yönelik mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen taşınmazlar üzerinde ipotek ve hacizler nedeniyle güncel vergi borcunun (1.522.269,81-TL) tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle davacı adına ödeme emri düzenlenmiş ise de şirket adına kayıtlı taşınmazlara ilişkin değer tespiti araştırması yapılmadığı, dolayısıyla taşınmazların toplam değerinin bilinmemesi nedeniyle, ipotek ve hacizler sonrası şirkete ait taşınmazlardan vergi borcunun tahsil edilip edilemeyeceği hususunda gerekli tespit yapılmadan dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşıldığından, limited şirket ortağının takibi için gerekli olan “vergi borcunun asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması” şartının davalı idarece ortaya konulamadığı sonucuna ulaşılması karşısında, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine şirket hakkında haciz varakaları düzenlendiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında tespit edilen gayrimenkullere haciz yazılmış ise de gayrimenkuller üzerinde rehin bulunduğundan vergi borçlarına teminat oluşturmadığı, tüm takip yolları denenerek şirket mal varlığından karşılanamayacağı anlaşılan kamu alacaklarının şirket ortağı sıfatı ile davacıdan tahsili amacı ile düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.