Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3894 E. 2022/5886 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3894 E.  ,  2022/5886 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3894
Karar No : 2022/5886

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016/1, 4, 6, 8, 9 dönemleri katma değer vergisi alacaklarının vergi borçlarına mahsuben iade edilmesi talebinin reddine dair … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına tescilli gümrük çıkış beyannameleri içeriği malların gerçekte yurtdışı edilmediği, ihracatın gerçekleşmediği, gümrük çıkış beyannamelerinin sahte olduğu, başka bir anlatımla 3065 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenen ihracat teslimlerine ilişkin şartların gerçekleşmediği, vergi iadesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı hususunda hukuken geçerli bir tespit veya ihracat teslimleri ile ilişkili yükümlü tarafından yapılmış iş ve işlemlerin olumsuzluğunu ortaya koyacak bir rapor bulunmadan yapılan işlemde, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davalı tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/A maddesinde; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı bildirilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, Katma Değer Vergisi tahsil edilmeden teslim edilecek mal miktarını; ihracatçı ve ihracatçıya mal teslim edenlerin her biri için bir önceki yıl iş hacmi, cari yıldaki işlemler ve vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla gerekli görülen hallerde sınırlamaya ve bu istisnaların uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarları tespite yetkili olduğu hükme bağlanmış, 32. maddesinde ise bu Kanun’un 11. maddesi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması halinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin İstisnalar başlıklı II. kısmının A) İhracat İstisnası başlıklı bölümünün “Mahsuben İade” başlıklı 1.1.4.1 bendinde, mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan mahsuben iade taleplerinin, yukardaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirileceği bildirilmiş, aynı tebliğin KDV İadesinde Ortak Hususlar “başlıklı IV. Kısmının”, Vergi İnceleme Raporu ve Teminat Alınmaksızın İade” başlıklı 2. bölümünün, Mahsup Yoluyla İade” başlıklı 2.1 bendinde, KDV iade alacağını mükellefin kendisinin veya ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde şirket ortaklarının (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına, mahsuben iade edileceği, mahsup talebinin, iade hakkı doğuran işleme ilişkin ilgili bölümlerde belirtilen belgelerin tamamlanıp, KDVİRA sistemi tarafından üretilen “KDV İadesi Kontrol Raporu” nun geldiği tarihte olumsuzluk tespit edilmeyen tutarlar itibariyle yerine getirileceği, olumsuzluk tespit edilen alımlara ilişkin KDV tutarlarının mahsuben iadesinin ise olumsuzlukların giderilmesi kaydıyla yapılabileceği, mahsup talebinin yerine getirilmesinde, iade hakkı doğuran işlemin tevsikinde kullanılan ( gümrük beyannamesi, serbest bölge işlem formu, gümrükte onaylatılan özel fatura nüshası v.b) belgelerin doğrulanmış (onayı veya teyidinin alınmış) olması gerektiği, aynı bölümün “Vergi İnceleme Raporu ile İade” başlıklı 6. bendinde ise” mükelleflerin, i) iadelerini vergi inceleme raporu ile almak istemesi, ii) iadesini talep ettikleri KDV’nin Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilen miktarı aştığı hallerde, ( teminat göstermek veya YMM Raporu ibraz etmeleri gerekmesine rağmen) teminat göstermemeleri veya iadelerini YMM tasdik raporu ile alacaklarını beyan etmeleri, iii) bu tebliğin ilgili bölümlerine göre münhasıran vergi inceleme raporu ile iade öngörülmesi hallerinde iade taleplerinin vergi incelemeye yetkili olanlar tarafından düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği” düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından 07/12/2017 tarihinde yapılan mahsup talebinin davalı idare tarafından … tarih ve E. … sayılı yazı ile Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğünden gelen yazıya istinaden iade talebinin inceleme sonucuna göre değerlendirileceğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, mahsup talebinin davacı hakkında yapılacak inceleme soncuna göre yerine getirileceğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, Vergi Dava Dairesince, yapılacak ara kararı ile davalı idareden davacı hakkında konuya ilişkin incelemenin tamamlanıp tamamlanmadığı sorularak soncuna göre karar verilmesi., dolayısıyla temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ggörüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.