Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2779 E. 2022/5022 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2779 E.  ,  2022/5022 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2779
Karar No : 2022/5022

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … Sağlık Kayseri Yatırım ve İşletme A.Ş.
VEKİLİ :Av…
2-(DAVALI)…
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, üst hakkı sahibi olduğu binalar nedeniyle 2019 yılı için tahakkuk ettirilen bina vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen …. tarih ve …. sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla; üst hakkı sahibi olan ve bu hakka istinaden uyuşmazlık konusu binaları inşa eden davacı şirketin, Emlak Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi kapsamında malik sıfatıyla bina vergisinin mükellefi olduğu ancak arsaların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu görüldüğünden ve davacı şirketin sadece binanın maliki olduğundan, emlak vergisi değerinin hesabında bina normal inşaat maliyetlerine göre bulunan değere arsa değerinin ilave edilmemesi gerektiği, ara kararla davalı idareden bina vergilerinin ne şekilde hesaplandığı, arsa değerlerinin hesaplamaya dahil edilip edilmediğinin sorulduğu, cevaben ödeme emri içeriği bina vergilerinin hesabında arsa değerinin de dikkate alındığının belirtildiği, bu nedenle dava konusu ödeme emrinin bina normal inşaat maliyetlerine göre bulunan değer üzerinden hesaplanan bina vergileri ile bunlara bağlı olarak hesaplanan tabiat varlıklarını koruma payına ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ödeme emrinin bina normal inşaat maliyetlerine göre bulunan değer üzerinden hesaplanan bina vergileri ile bunlara bağlı olarak hesaplanan taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payını aşan kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu binaları inşa eden davacı şirketin Emlak Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi kapsamında malik sıfatıyla bina vergisinin mükellefi olduğu ancak söz konusu sağlık tesisi inşaatının Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen bina olduğu, 2018 yılında tamamlanarak 22/05/2018 onay tarihli yapı kullanma izin belgesi alındığı, bina inşasının sona erdiği 2018 yılını takip eden 2019 bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici muafiyete sahip olduğundan davacıdan 2019 yılı emlak vergisi ve katkı payının istenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım bakımından da davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

DAVACININ İDDİALARI: İnşa edilen hastane binaları üzerinde tasarruf imkanının olmadığı, projenin finansmanına ilişkin zorunluluklar nedeniyle üst hakkı tesis edildiği, hastane binasının İl Sağlık Müdürlüğünün tasarrufunda bulunduğu, bu nedenle üst hakkı sahibi olarak uyuşmazlığa konu bina vergilerinin mükellefi olmadığı gerekçesiyle kararın onanması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Yatırım Teşvik Belgesine ilişkin muafiyetin Sağlık Bakanlığı için geçerli olabileceği, davacının kar amacı güden, üst hakkı sahibi bir şirket olduğu, yapı kullanma izin belgesinde de davacının adının bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E… K:…sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunanlardan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.