Danıştay Kararı 4. Daire 2020/1691 E. 2022/5918 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1691 E.  ,  2022/5918 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1691
Karar No : 2022/5918

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Servis ve Dağıtım Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kullanım süresi geçen ve başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerini 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesine kanunen kabul edilmeyen gider olarak dahil ettiği 4.203.412,83 TL’nin indirilecek gider olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle ihtirazi kayıtla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden fazladan tahakkuk ettirilen 840.682,56 TL kurumlar vergisinin iptali ve söz konusu tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; meşrubat ve alkolsüz içecek üreticisi olan davacının üretimini ve satışını gerçekleştirdiği ancak son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle insan ve çevre sağlığına zararlı hale gelen ve bu sebeple tüketiciye sunulamayan, ticari ve ekonomik değerini yitirmiş ürünlerin iade edilmesi sonrası davacı tarafından bu ürünlerin İstanbul Ticaret Odası tarafından belirlenen fire oranları içinde kalan miktarlarının imha edilmesi faaliyetinin ticari faaliyetle ilgili bulunduğu, imha işlemi sonucunda ortaya imhaya konu ürünlerin davacı şirket tarafından katlanılan üretim maliyeti kadar bir zarar çıktığı, bu zararın Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinde sayılan kanunen kabul edilmeyen indirimler arasında yer almadığı, indirim olarak dikkate alınmayacağına dair engelleyici bir kanun hükmünün de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin son kullanım tarihinin geçmesi nedeniyle iade alarak fire oranları içinde kalan miktarlarını imha ettiği ürünlere bağlı olarak ortaya çıkan zararın, kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmek suretiyle 2017 yılı için ihtirazı kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden kurumlar vergisinin uyuşmazlığa konu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, fazladan ödenen verginin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının ihtirazi kayda konu kısmı nedeniyle fazladan ödenen verginin davacıya 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle iadesi gerektiği kısmı yönünden, tahakkuk fişinde tahakkuk eden kurumlar vergisinin 0,00 TL olduğu görüldüğünden tahakkuk etmiş ve ödenmiş bir verginin varlığından bahsedilemeyeceğinden bozulması, tahakkuk eden kurumlar vergisinin 840.682,56 TL’ye isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline ilişkin hüküm fıkrası yönünden ise kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.