Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2362 E. 2022/5273 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2362 E.  ,  2022/5273 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2362
Karar No : 2022/5273

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu “Şube Müdür Yardımcısı” olarak görev yaptığı dönemde, “…’nin getirmiş olduğu dijital belgelerden birinde bulunan artı işaretini hukuki bir delil gibi değerlendirmek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (18) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, …-… tarihleri arasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı, 08/04/2011 tarihinde başlayıp 17/12/2013 tarihinde sona erdirilen ve … sayıya kayden yürütülen … Terör Örgütü (…) soruşturması kapsamında, … isimli şahsın 13/05/2011 ve 27/10/2011 tarihlerinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirmiş olduğu dijital dokümanlar arasında bulunan … isimli belgenin incelenerek tespit tutanağı düzenlendiği, belgede 1’den 28’e kadar maddeler halinde isimlerin yazılı olduğu, bu isimlerden bazılarının yan taraflarında (+) işareti ve isimlerinin yanında görevleriyle ilgili açıklamalar olduğu, isimler yanındaki (+) işaretine yönelik ”belge incelendiğinde genel olarak kamu alanında çalışan kişilerin bulunduğu ve yanlarına destek durumuna göre el yazısı ile artı işareti konulduğu ve birtakım açıklamaların yazılı olduğu görülmüştür.” şeklinde tespit yapıldığı, yanlarına destek durumuna göre el yazısı ile artı işareti konulduğu yorumuna binaen çeşitli tarihlerde iletişimin tespiti kararı alındığı,… isimli belgede yazmamasına rağmen ”… Yanlarına destek durumuna göre el yazısı ile artı işareti konulduğu ve birtakım açıklamaların yazılı olduğu görülmüştür.” şeklinde bir tespitin, sanki hukuki bir delilmiş gibi gösterilip karar almaya esas teşkil edecek şekilde isimlerinin yanına (+) işareti konulanların terör örgütü kapsamında gösterildiği sabit olduğundan, davacının ”…’nin getirmiş olduğu dijital belgelerden birinde bulunan artı işaretinin hukuki delil gibi değerlendirilmesi” suçunun sübuta erdiği ve bu sebeple eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi gereğince, meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesinin öngörüldüğü fakat 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verilen davalı idare işleminde, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacıya dosya örneğinin verilmemesinin, soruşturmanın tehlikeye düşeceği kanaati ile … Sulh Ceza Hakimliğinin kısıtlama kararına dayandığı, davacının savunma yapabilmesi için davalı idare tarafından gerekli sürenin verilerek tebligatlarının yapılmış olduğu görüldüğünden, davacının aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; idarenin disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığının ve gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu dikkate alındığında, davacının üzerine atılı fiiller nitelenerek yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu disiplin kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na 6638 sayılı Kanunun 33. maddesiyle eklenen Geçici 28. maddesi hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de, fiilin nitelendirmesinin yapılmasının zorunluluk arz ettiği, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, fiil ve ceza tespiti yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.