Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3657 E. , 2022/5880 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3657
Karar No : 2022/5880
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından,1.905580,88TL amme alacağının tahsili için davacıya ait İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mah. … ada, … parselde kain taşınmaz üzerine uygulanan … tarih ve … sayılı haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının haline münasip tek meskeni olduğunu iddia ettiği taşınmazına davalı idare tarafından haciz konmadan önce davacının kişisel durumu, aile yapısı, evinin özellikleri ve değeri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmadan; davacının haczedilmezlik iddiasının aksini ispatlayacak herhangi tespit ve incelemede bulunulmaksızın haciz işlemi tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacıya ait İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mah. … Köyü, No. … bağımsız bölüm numaralı taşınmazı (… ada, … parselde kain taşınmaz) üzerine uygulanan … tarih ve … sayılı haciz kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne dair Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un haczedilemeyecek malların gösterildiği 70/11. maddesinde de; “Borçlunun haline münasip evinin, ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alabilecek miktar borçluya bırakılmak üzere haczedilebileceği” kurala bağlanmıştır.
Esasen doğrudan “Kamu borçlusunun kendisinin ve ailesinin ikametgahı da olan konutunun hiçbir koşulda haczedilemeyeceği” yolunda yapılmış bir düzenleme yoksa da, yukarıda belirtilen düzenlemeden, konut olarak kullanılan taşınmazına haciz konulan borçlunun, mahcuzun değerinin; bulunduğu yer ve özellikleri ile kendisinin aile yapısı ve bu yapı içinde yaşantısına uygun olan bir konut elde edilmesine elverişli olan değerden daha fazla olmadığını iddia edebileceği ve bu anlamda, borçlunun haline münasip bir ev alınabilecek değerdeki taşınmazın haczinin caiz olmadığı, mahcuzun daha fazla değerde olduğu kanıtlanmadığı takdirde haczin kaldırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, davacıya ait İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mah. … Köyü, No. … bağımsız bölüm numaralı taşınmazı (… ada, … parselde kain taşınmaz) üzerine uygulanan haciz, Mahkeme tarafından davacının haline münasip evi olmadığının değerlendirilmediği gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden davacı tarafından her ne kadar söz konusu evde ailece oturdukları belirtilmişşe de yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, söz konusu evin değerinin bulunduğu yer özellikleri ile kendisinin aile yapısı ve bu yapı içinde yaşantısına uygun olduğuna dair hiçbir delil dosyaya sunmadığı anlaşıldığından, dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.