Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1558 E. , 2022/3809 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1558
Karar No:2022/3809
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Enerji Elektrik ve Üretim A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından rüzgâr enerjisine dayalı olarak elektrik üretimi yapmak için Balıkesir ili, İvrindi ilçesinde kurulması planlanan 9,9 MW kurulu gücündeki İvrindi Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesi için yapılan üretim önlisansı başvurusunun Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 13/1. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile 24-30 Nisan 2015 tarihleri arasında 3000 MW kapasite için rüzgâr enerjisine dayalı olarak eletrik üretim önlisans başvurularının alınmasına karar verildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından, rüzgâr enerjisine dayalı olarak elektrik üretimi yapmak için Balıkesir ili, İvrindi ilçesinde kurulması planlanan 9,9 MW kurulu gücündeki İvrindi RES projesi için 30/04/2015 tarihinde önlisans başvurusunda bulunulduğu, anılan başvurunun incelenmesi sonucu, rüzgâr ölçüm istasyonu kurulum raporundaki koordinat değişikliğine ilişkin tutanağın olmadığı tespit edilerek … tarih ve … sayılı yazı ile anılan eksikliğin giderilmesinin davacı şirketten istenildiği, davacı şirket tarafından eksikliğin 04/06/2015 tarihinde tamamlanmasının akabinde önlisans başvurusunun değerlendirmeye alındığı, bu kapsamda davacı şirketin sunmuş olduğu belgeler ve elektrik piyasasına ilişkin mevzuata uygun olarak beyan ettiği ana sözleşmesinin incelendiği, beyan edilen şirket esas sözleşmesi ile Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan esas sözleşme arasında fark olduğunun, yani davacı şirketin ana sözleşmesinin elektrik piyasası mevzuatına aykırı olduğunun tespit edildiği, bu tespite dayalı olarak da davacı şirketin önlisans başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının tesis edildiği;
Davacı şirketin esas sözleşmesine ilişkin olarak bahsi geçen farklılığın davalı idare tarafından savunma dilekçesinde, davacının gerçek dışı beyanda bulunması olarak kabul edildiği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan, “Bu Kanuna göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti halinde lisans iptal edilir.” hükmünden hareketle dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmüş ise de, davacı şirketin esas sözleşmesine ilişkin durumun gerçek dışı beyan olarak nitelendirilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesine uygun olmadığı, söz konusu farkın eksiklik olarak nitelendirilerek anılan eksikliğin giderilmesi için davacı şirkete süre verilmesinin ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine daha uygun olacağı kanaatine varıldığı, ayrıca davacı şirket tarafından davalı idareye ibraz edilen 05/10/2015 tarihli dilekçede, “başvuru sahibi tüzel kişinin anonim şirket olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olduğuna ve hamiline yazılı pay senedi çıkarılamayacağına” ilişkin kuralın Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan metinde eksik olduğu tespit edilerek anılan eksikliğin giderildiği ve şirket ana sözleşmesinin 09/09/2015 tarih ve 8902 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığının belirtildiği;
Bu itibarla, davacı şirketin önlisans başvurusunda davalı idarece tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için davacı şirkete gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda, “davacı şirketin beyan ettiği esas sözleşme ile Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan şirket esas sözleşmesi arasında fark bulunduğu” hususundan bahsedilmediği, önlisans başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında davalı idarece tespit edilen bu hususun önlisans başvurusunda bir eksiklik olarak nitelendirilip bu bağlamda davacı şirkete süre verilerek anılan eksikliğin giderilmesinin istenilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacıya anılan eksikliğin giderilmesi için herhangi bir süre verilmeden tesis edilen önlisans başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olduğundan Kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceği, mahkeme kararlarının uygulanması için davacının başvurusu değerlendirmeye alınarak 28/12/2017 tarihinde yapılan yarışma sonucu davacının projesine bağlantı tahsis edilmediği için yarışmayı kaybettiği, bunun üzerine başvurusu reddedilerek teminatının iade edildiği, davacının şirket esas sözleşmesine ilişkin beyanı doğru kabul edilerek başvurusunun değerlendirmeye alındığı, ancak daha sonra yapılan inceleme sonucunda esas sözleşmenin elektrik piyasası mevzuatına aykırı olduğunun tespit edildiği, 23/12/2015 tarihli Yönetmelik değişikliği ile esas sözleşmenin uygun hâle getirilmesi için 90 gün süre verilmesinin beyanın gerçeğe aykırılığını değiştirmediği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam … TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.